Ben senin başının etini yemekle ödüllendirilmiş, seçilmiş kişiyim
Adın; SEVGİLİ DEMLİK…Sende dünlerimi demliyor olacağım, yüreğimi demlediğim sayfalarımsın …Seni şimdiden çok sevdim…Aslında benim dünümsün ama bir günden ibaret değilsin. Sen benim 33 yılımın dünkü yansımasısın!
Zaman zaman güleceğiz beraber, zaman zaman kızacağız, bağıracağız, zaman zaman küçük sırlarımız olur belki, belki büyükleri de olur, kısacası birlikte yaşayacağız bundan sonra…
Sen benim özetimsin artık…
Bu 33 yıllık düne dönüp bakınca; gülümseyebiliyor olmak büyük huzur
Tabiki içinde yok yok! Bir kaç aşk, bir sürü okul hatırası, biraz kariyer, zaman içinde yitirilmiş bir sürü insan, e haliyle kadınsan ve birazda inatçıysan doğruların konusunda, bol bol gözyaşı olmadan olmaz dimi? Sanırım en güzeli seni sevebilmek dünü sevebilmek, olduğu gibi, sevaplarıyla, günahlarıyla…
Yazmaya, yaşadığım şu andan başlamam gerekirse; Oğlum yeni yıl hediyesi uzaktan kumandalı yarış arabasıyla vınnnnn, fııyyyyy, fuuuuu sesleriyle oynuyor, bu oyun hiç bitmeyecek ama henüz haberi yok. Hayat büyük ve uzun bir oyun, eğer şansın yaver gitmişse lezzetinden kısa gelenleri de vardır sanırım.
Benim için pek öyle sayılmaz, malum kriz ayları ve bu kriz 2009 sonunu bulur diyorlar, sevgili patronum benle birlikte bir kaç saf gördüğü çalışma arkadaşımın da maaşlarından %40 kadar kesinti yaptı
Çirkef kişilikler kazandı yine
ben safmıyım neyim? Bence ne yaptığının farkında olmayan sersemin teki bu adam yaaaaa… Ama ben ne yaptım? Başka bir ajansla güzel bir görüşme yaptım
)))) O kadarda saf değilmişim
))) Öğle yoğun bir gündü ki bundan henüz haberdar değil… Ama yarın… Yarın ki yüz ifadesini size büyük bir zevkle yazacağım
))) Herkes kendini çok mu akıllı sanıyor yarabbim yaaaa
)
Sevgili demliğim, sen bilmezsin yazayım bari; hayatım dört cepheden oluşmakta;
Biiiiiirrrrrrrr; ev… Ev deyip geçmemelisin valla, işi hiç bitmez, her daim yapılması gereken temizliği vardır, ütü masasının üzerinde hep ütüyle kavuşmayı bekleyen bir kaç bişi olur, al al, taşı taşı bitmez
(( Ama evim gibisi yoktur
))) Ben bir ev kuşuyum aslında, aylarca evden çıkmasam yinede canım sıkılmaz…
İkiiiiiiiii; biricik oğluşum. 8 yaşında ikinci sınıfa giden zeki ve dili pabuç gibi bir çocuk. Neşeli, muzip, bazen tembel ve huysuz ama ne yaparsa yapsın hep dünyanın en tatlısı… Bu 33 yıl içinde yaptığım en mükemmel şey O… Aman yarabbi ne güzel yapmışıımmm ben bunu yaahuuuuuu
))
Üüüüçççç; iş cephesi onu yazmıştık geçelim…
Gelelim dördüncüüü cepheye; AŞK…
Yazarken bile insanın içine bişiler oluyor…Sihirli bir şey bu aşk…İtiraf etsen bir türlüüüü, etmesen bir türlü
((( Bünyeye sızmış bir kere…Bazen insan kendine bile söylemekten korkuyor bunu!
Aylardır kaçtığım biri var, ama insan kendinden kaçamıyor işte, hapsolmuşuz bir kere içimize, çıkamıyoruz dışımıza
((
Evet, aşk umuttur, aşk güzel ve huzurla bir iç çekiştir, gözlerini hayal edince, aşk onunla büyümektir, onunla yok olmaktır, onunla yanmak, onunla kül olmak yine yanmak yine kül olmak yine yeniden yeşermektir, yandıkça demlenmektir aşk…
Ama…. Araya giren mesafeler varsa ve aşılması gereken uzunca bir zamansa onsuz geçecek, vuslat bir hayalse şimdilik, ben bilemeyeceksem bugün ne giymiş, yakışmış mı? Yakışmamış mı? O zaman… İşte o zaman hüzün çöküyor can evine… Bugün neler düşünmüş? Nelere üzülmüş? Nelere sevinmiş? Kimlere kızmış?
Yaaaaa işte böyle; aşık olunca insan; onun tanrısı olmak istiyor, gözlerinden ne görmüşse görmek, neye dokunmuşsa hissetmek, ne düşünmüşse aynısını o anda düşünmek istiyor….
Biliyorum sevgili demlik, biliyorum, aşık olunca insan çok şey istiyor…




Son yorumlar