Hafta sonu arkadaşımla şehir karmaşasından uzaklaşmak ruhumuzu ve bedenimizi dinlendirmek için yola koyulduk. Kafamızda iki yer vardı yol ayırımına geldiğimizde eski bir yönteme başvurarak kararımızı verebildik, yazı tura attık, nereye mi karar verdik!
Ege Denizi’nin kuzeyinde, Çanakkale iline bağlı bir adaya. Türkiye’nin 3.büyük adası olarak Çanakkale Boğazının hemen girişinde yer alıyor. Ulaşım büyük bir arabalı vapurla sağlanıyor ve ortalama yarım saat sürüyor.
İlk görüşte güzelliğini belli etmeyen, ama bir kere ayak bastıktan sonra hiç bitmeyecek bir aşkla bağlandığınız bir yer oldumu hayatınızda? Mitolojide de adından sıkça bahsedilen Bozcaada, eski ismiyle Tenedos bizi gerçekten büyülüyor.
Bozcaada Türk ve Rum Mahallesi olarak ikiye ayrılıyor. İlçe merkezi küçük ve yürüyerek gezmesi kolay, özellikle rum mahallesi çok şirin evlerle dolu, ara sokaklarda gezerken adanın nostaljik havasını içinizde hissetmemeniz mümkün değil…
Adaya geldiğinizde ziyaret etmeniz gereken yerlerden biride Bozcaada Kalesi. İç ve dış olmak üzere iki kısımdan oluşuyor. Surlarla çevrili bölümlerde su sarnıcı, cephanelik, revir, karargâh, kuyu, çeşme, atölye ve kışla binası bulunuyor. Dışardan olduğu kadar içerden de etkileyici bir görüntüye sahip.
Belki de hayatımızda seyredebileceğimiz en büyüleyici günbatımları adanın batı ucundan yapabilirsiniz. Adanın rüzgârı mis gibi kekik kokularını içimize dolduruyor.
Bir tarafta Ege Denizi, yanımızda rüzgâr gülleri ve terkedilmiş bir deniz feneri. Unutmamanız gereken şeylerden biride fotoğraf makineniz.
Adanın en çekici yanlarından biri tertemiz berrak denizi ve koyları. Denizi genel olarak soğuk. Ama bir süre sonra buna alışıldığı ve kendinizi dinçleşmiş hissettiğiniz söyleniyor. Adayı gezmek, koyları bisikletle keşfetmek gerçekten keyfi verici.
Bozcaada restoranları genel olarak ege mutfağından örnekler sunuyor. Liman içindeki balık lokantaları, ev yemekleri yapan lokantalar, gözlemeciler, kafeler bizlere oldukça çok seçenekler sunuyor. Adaya gelmişken balık ve özellikle kalamar yemenizi öneririm. Bu arada her fırsatta değişik bir ada şarabını da tatmanızı tavsiye ederiz. Merkez dışındaki restoranlar Ayazma plajında bulunmakta. Genelde öğle yemeği için tercih edilmekte.
Konaklamak için alternatif çok, ama nerde kalırsanız kalın huzurlu bir tatil yapacağınıza emin olabilirsiniz. Yaz sezonu dışında da kalındığında ısıtmalı birkaç otel bulunmakta.
Bozcaada merkezi dışında, bağ evlerinden oluşan kır pansiyonları, tatil çiftlikleri ve kamp alanları doğaya daha yakın olmak isteyenler için de seçenekler sunmakta.
Tanrı,insanları uzun ömürlü olsun diye Bozcaada’yı yaratmış.






Aralık 24th, 2008 on 12:41
seldacığım dediğin gibimi bilmiyorum ama bu yaz gökceada ya gideceğime keşke bozcaadaya gitseydim demekten alamıyorum şimdi kendimi…:(((