Görmediğim halde resimlerinden, gözlemlediklerimden beni büyüleyen bir yerdi, bu yüzden yola çıkmadan önce içimde gerçekten bir heyecan vardı.
Otobüs yolculuğunu severmisiniz bilmiyorum ama ben gerçekten seviyorum, yolları izlemek, gözlemlemek ve düşünmek içinde bolca vaktim oluyor. Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin gerçekten bütünleştiği bir yer.
Coğrafyasına bakıcak olursak; 60 milyon yıl önce 3, jeolojik devirde toroslar yükselmiş.kuzeydeki Anadolu platosunun sıkıştırmasıyla yanardağlar faaliyete geçmiş. Erciyes,Hasandağı ve ikisinin arasında kalan Göllüdağ bölgeye lavlar püskürtmüş.
Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturmuş.Tüf tabakasının üzeri yer yer ser bazalttan oluşan ince bir lav tabakasıyla örtülmüş. Bazalt çatlayıp parçalara ayrılmış.Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başlamış,ısınan ve soğuyan hava ile rüzgarda oluşuma katılmış. Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluşmuş. Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk “Peri Bacaları” adını yakıştırmış.
Coğrafi olaylar Peribacaları’nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır.Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlıyor. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu’nun da önemli kavşaklarından biri olmuş.
Bölge günümüzde turizm açısından büyük bir öneme sahip.Avanos, Ürgüp, Göreme, Akvadi, Uçhisar ve Ortahisar Kaleleri,El Nazar Kilisesi, Aynalı Kilise, Güvercinlik Vadisi, Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak Yeraltı Şehirleri, Ihlara Vadisi, Selime Köyü, Çavuşin, Güllüdere Vadisi, Paşabağ- Zelve görülmesi gereken yerler arasında.
Kaya kiliseleri (Elmalı, Yılanlı, Çarıklı Kiliseleri), yemekhane, mutfak, kiler ve İncil’in baştan sona resmedildiği Tokalı Kilisesini de Göreme Açık Hava Müzesinde gezebilirsiniz.
Kapadokyayı gezerken bakmak yeterli olmuyor, görebilmek için yaşanmışlıkların, tarihin tadına varabilmek,hissedebilmek için mutlaka rehber eşliğinde gezmek gerekiyor.
Tarihi, dünü, bugünü, konforu bir arada yaşamak istiyorsanız Yusuf Yiğitoğlu Konağı kalmak için eşsiz bir yer. Hem merkeze yakınlığı, hem güleryüzlü konak sahipleri, doğal yiyecekleri, her biri farklı isimlerle, farklı dizayn edilmiş odalarıyla ilk tercihlerinizden biri olucaktır kuşkusuz.
Gökyüzünde güneşin doğuşunu karşılayabileceğiniz rüzgarın sizi eşiz vadilerin üzerinde dolaştırdığı balon turu ile Kapadokyanın eşsiz manzarasını görebilirsiniz.Hayatımız boyunca unutamayacağınız bir his veriyor.Bunun için yapmanız gereken sabahın erken saatlerinde kalkabilmek….
Folklor gösterileri, oryantal gösterileri, canlı müzik, ateş gösterileri , sürpriz gösteriler ile Kapadokya Türk geceleri de gerçekten eğlenceli ve görülmeye değer. Ürgüp içinde Şarap Mahzenlerini gezip Kapadokya’nın lezzetli şaraplarını tatma imkânı da bulabilirsiniz.Asmalı konak dizisinin çekildiği konağı da ziyaret edebilirsiniz.Çanak-çömleği ile meşhur Avanos’da Kızılırmak’ı görebilir,çamurundan yapılan çanak-çömleklerden yapmayı sizde deneyebilirsiniz ve itiraf etmeliyim ki gerçekten çok keyifli.
Dünyanın birkaç bölgesinde de görülen Peri Bacaları, hiçbir yerde Kapadokya’da olduğu kadar yoğun bir şekilde bulunmamaktadır. Bu yüzden dünyanın 7 harikasıdan biri olarak biliniyor.
Düş ve gerçeğin buluşma noktası…Ve Tanrı Kapadokya’yı yarattı….



Son yorumlar