sevgili demlikSevgili Demliğim;

Ev de temizlik operasyonuyla geçen bir pazarın ardından, yeni bir iş ve pazartesi temposu aslında çok yorucu! Sabah baskını gibi erkenden gitmek yerine, geç gittim bugün yeni iş yerime. Ama “sabah keyfi yaptın mı?” derseniz; vallahi sabah erkenden uyanıp son derece keyifsiz döndüm durdum yatakta :( Kahvaltı günün en değerli öğünü sözünü dikkate alarak, güzel bir kahvaltı ettik oğlumla ve saat hala 10.00!

Gerginliğimi anlamış olmalı ki sevgili spam(bu bir imla hatası değil, bir çeşit virüs anlamına gelen spam ve sevimli sıpanın benim olduğunu anlatan oğluşumun sevimli lakaplarından biridir); gece avuç içini öpmemin karşılığı olarak oda benimkini öptü :) bende şımararak “ama bu benim numarammmm ” dedim. Aldığım cevap “hayır senin numaran; 0 505….” :) )))))) sonra kahvaltıyı o topladı, birlikte hazırlandık. Bir de çıkarken “ooo anne motorcu çetelerinin güzel kızları gibi olmuşsun” demez miiiiiiii, anneside onu yemez miiiiii? Böyle cilveleşerek işe gitmek ne hüphüper, acaba hep öğlenleri mi işe gitsem?

Neyse cilveleşmeyi bıraksam da işe  varsam artık dimi? Vardım vardım…

Giriş biraz soğuk, hatta şıklıktan bayağı uzak bir yer. Neyse ilk günden başlamamalıyım mızmızlıklarıma diyerek çenemi tutuyorum. Bir ajansta grafik bölümü aslında trafikten en uzak, loş ,güzel müziklerin hakim olduğu aslında büyülü bir yer demekken; gel gör ki sevgili demlik; trafik şubesinden farksızdı. İşleri kim getiriyor? Kim alıp nasıl yapıyor? Kim hangi işe bakıyor? anladıysam arap, zenci hatta kızılderili bile olabilirim… Yarın sabah ki toplantıda yapılması gerekenleri konuşacağız. En zoru da sanırım kanıksanmış ama yanlış giden bir düzeni sisteme çevirmek. Alışkanlıklar ve bunu istemeyenler sistemin oturmasını zorlayacaktır. Ama ne var ki ortak iyi niyet ve samimiyetle yapılamayacak bir şey değil!

Ben tüm bunları düşünürken tabi sevgili adamıma bir mesaj bile atamadım, hele de merakla beklediğini bile bile… Valla aklıma gelmediğinden değil, ilk günden elinde telle dolaşan biri gibi görünmek istemediğimden… Neyse ki sevgi dolu bir öpücüğün silemediği iz yoktur…

Çıkışta günün kritiğini yapmak üzere sevgili biricik dostumla buluşup birer kahve içtik. Şu ara aşk sancıları çekmekte. Kankam aşık olunca çok telaşlı olur. Sanki aşk hemen kaçıp gidecekmiş gibi, hazır tam demindeyken, güzel olan ne varsa her şeyi bir güne sığdırmak ister. Elimizden gelse hepimiz yaparız bunu. Yeni birşeylere başlamak hem böyle heyecanlı ve tatlı hem de bir o kadar sancılıdır. Her hayale zemin olduğu gibi malesef her kusurun da zeminidir. Hem mutluluktan uçurur insanı hem de nasıl oldu anlamazsın bir bakmışsın düşüyorsun aşağı. Hıh işte tam o anda toparladın toparladın, dilerim o hızla kimse yere çakılmasın!

Ne desek boş aslında dimi sevgili demlik? Senin bunca susmalarını bu yüzden anlıyorum… Her aşk kendini, kendince yaşayacak…

Benzer yazılar

  • 17 Ocak 2009 -- 16.01.2009′ da demlenenler (1)
    Sevgili Demliğim; Hava süper yağmurlu, puslu, tam battaniyenin altından tv izleyerek şekerleme yapılacak kıvamda :) Ama ben işteyim sabahtan beri temizlik yapıp, arşivi elden geçirdik, biraz terör...
  • 16 Ocak 2009 -- 15.01.2009′ da demlenenler (0)
    Sevgili Demliğim; Sana yazmaya çok alıştım biliyor musun? Sana yazarken aslında kendi kendime yazıyor gibiyim, kendimle dertleşiyor gibiyim, beni bana bağlıyor gibisin... Dün herşey aynı sayılır...
  • 29 Mayıs 2009 -- Uğurlar olsun (0)
    İki katlı bahçeli büyük ev. Gündüzleri büyük hanımlar ve yardımcılar var. Akşam olunca anne baba ve çocuklar. Mutlu ailenin, geniş sülalenin tek kız çocuğu. Üzerine titriyorlar. Prensesler gibi giy...
  • 23 Şubat 2009 -- Parmaklıklar arkasında (7)
    Parmaklıkların arkasındakiler kimler … Ben hangi taraftayım gerçek hayat neresi… Konuyu biraz açmak lazım değil mi üstü kapalı konuşuyorum. 2008 Ağustos akşam 5 , üzerimde mor zürafalı badim ...
  • 26 Ocak 2009 -- Öykü tadında “deniz” (0)
    Rüzgar ama deniz de dalga yok..yine de suyun rengi yer yer değişik, koyulaşan alanlarda sabırsız kıpırtılar..desen gibi..sağa, sola, öne arkaya..gözlerimi alamıyorum..sanki suda birisi yürüyor..ge...
  • 26 Ocak 2009 -- 25.01.2009′ da son dem (6)
    Sevgili Demliğim; İzninle gidiyorum artık... Senle çok şey paylaştık,  kısmetse belki bir gün yine demleniriz birlikte... Belki bir gün google'ye yazarsanız " demlik" diye başka bir zamanda y...