Keyifli bir pazardan sonraki; yeni haftaya, merhaba!
Dün duyduğum, yaşanmış bir aşk hikayesinin ve bunun noktalanamamış olmasının etkisindeyim hala…
Askere gitmeden bir gün önce terketmiş biricik sevdiği, neden? sorusunu yanıtlamadan. Bizim delikanlı gel zaman git zaman, askerliğini bitirmiş güzel bir işi olmuş büyümüş üzülmüş sevinmiş biraz biraz demlenmiş anlaşılan.
Kızımız ise ailesinin uygun gördüğü zengin bir gençle evlendirilmiş Sonuç; bizim delikanlı olmuş koca adam, iş gücü yerinde olsa da, keyfi pek yerinde değil. Aklındaki soruyla geçmiş zaman “NEDEN?” diye. Kızımız simdi üç çocuk annesi koca kadın olmuş ve mutsuz.
Kayınpederi oğlunun hayırsızlığını bir tek dostuna anlatırmış. Bizim delikanlı da bu dostun kız kardeşinin oğlu. Hayat işte… Duyarmış delikanlı hep, “gitti bir de kendine dost tuttu” diye gelinine arka çıkan adamı. Delikanlı hiç evlenmemiş ayrı olsalar bile tek başına büyütmüş demekki sevdiğini de sevgisini de… Kızımızın hiç bir şeyden haberi yok.
Milyonlarca sonu hüzünle biten aşk hikayesinden biri sadece. Şimdi kırk tilki düştü içime, her biri birbirinden pervane. Şimdi bu delikanlımızın karşısına gönlünü çalabilecek biri çıkmamış demek ki, çıkmışsa da delikanlımız görmemiş, belki de görmek istememiş ya da artık güvenememiş mi?
Kızımızında acaba ailesi aklına mı girmiş askere gidecek de gelecek de iş bulacak da para kazanacak da seni alıcak mı demişlerdir acaba? Kız niye itiraz edememiş acaba? Hadi hepsini geçtim, bunlar karşılaşsa mı iyi karşılaşmasa mı? delikanlı hesap sorsa mı iyi olur sormasa mı? Ayrıca onca zamandan sonra neyin hesabı? Acaba kız unuttu mu? Kim bilir o neler çekti? Bir de adam nasıl sevmişte unutmamış dimi? Acaba bu ayrı geçen zaman da demleniyolarmıydı?
Valla hiç kusura bakma demlik ama, bu kadarı da fazla yahu… Tamam geçen zamanı demlenmekle kullanmak iyi bişey ama adamda bitmemiş olması inanılmaz. Bir tek “neden?” sorusuna takılıp kalmanın neresi demlenmek? Nedense neden canım yaaaa, sanane, sebep şu ya da bu bir önemi yok aslında. Sebep; kız zengin çocuğun cazibesine kapıldı, ailesi zorladı, senden bıkmıştı, sen fakirdin ay bir de askere gittin, fin fin fin … diyeeee uzat uzatabildiğin kadar.
Kız bunu söyler ya da söyliyemez ya da söylemez bu onun sorunu. Keyfi bilir yani! Senle olmaz demiş mi demiş, Kızın tercihidir. İlla bitmesi için, aha sana kocaman nokta, bu da sebep diye avucuna mı vermesi gerekir? Bitti demeden de bitmez mi hiç? Ya da bitti, bittiiiii biiittttiiiiii diye inlesende bitmediği olmaz mı hiç? Kızın kocası iyi biri çıksaydı ki buna kim karar vericek? O zaman ne düşünecektik? Acaba adam da karım beni hiç sevmedi diye böyle olmuş olabilir mi? Eeeeeee bizim adamında egosu bayaaaa büyükmüş ki kuyruk acısı hala geçmemiş mi?
Bence en önemlisi anlamaya çalışmak, yargılamak, ustaya mahsus birşey, sen kimsin ki bir insanı yargılamaya kalkıyorsun? Kurduğumuz kesin cümleler bildiğimizi sandıklarımızdır… Sanmak yani san; o an ki düşüncendir. Doğruda olabilir, yanlışta.
Herkes kendi tercihlerini yaşar hayatta, cefalarını kendi çeker, sefasınıda yalnızca kendi sürer…







Ocak 14th, 2009 on 12:34
Sevgili selena sana ne kadaR HAK VERSEM AZDIR.
Mecnun Leyla için yanarken birileriyle demlendimi ben şimdi onu merak ettim:)
Ocak 14th, 2009 on 12:10
Erkek egosu .
Yarası,terkedilmeyi hazmedemediğindendir bence
Dem’ini bardak bardak dolaştırmış ne kadarda harab olmuş
Ocak 14th, 2009 on 09:13
Sevgili zaman;
Bide herşeye ilacım diye öğünürsün, bak işte bu adama hiç bir faydan olmamış;
Hayatta olaylara tek bir açıdan baktığında durum böyle gözükebilir ama sanırım herşey bu kadar yalın değildir.
Bizim esas oğlanın gönlünde bu hep bir yara olarak kalmış ama elbet ki başka demliklerde de zaman zaman demlenmiştir.
Esas kızın ona en büyük kötülüğü; şahsı muhteremin içinde açtığı bu yaranın sebebini dolayısıyla ilacından bihaber bırakmasıdır. Ve bir gün o kızın karşısına çıkıpta neden dediği anda bu olay onun içinde bitecektir.
Sen ona bu geçen yıllarda yardımcı olamadınsa tek çaresi bu demektir.
Ocak 13th, 2009 on 12:15
Canım demlik:)
Sorun bence kız değil sorun adamın terkedilmiş olması.Yani egosu.Şunu diyebilmeli olgun bir ruh , bu ilişki beni çok daha güzel bir ilişkiye hazırlayan bir adımdı.Hayatı bu şekilde kaçırması hayata haksızlık………..