Cengiz AYDINBu sabah saat 8 de uyandım ama 9.30 da evden çıkabildim, dışarda güzel bir yağmur ve sinir bir istanbul trafiği vardı. Yağmurda, ben ayrı ruhum ayrı yürüyor, seviyorum yağmuru, nedense her yağmur da  çay içme isteği oluşuyor bende bu hep böyle olmuştur, bu düşüncelerle köprüyü geçtim, kahvaltıyada su böreği aldım.

İşyerime geldğimide bir süpriz yoktu yine geç kalmıştım ama bu sefer 30 dakikacık, bir gelişme olduğu kanaatindeyim, istersem belkide zamanında gelebilirim. Bir değişiklik yaptım ve masamı sildim, üşenmedim bardağımıda yıkadım, 10 gündür yıkamamıştım temiz oldu, çay ve kahvaltı sırasında müzikte açtım, tabi hemen söyleyeyim güne hangi şarkıyla başladım, Yeni Türkü ve yağmurun elleri’ni dinledim kahvaltı esnasında, mükemmel ve asla unutulmayacak bir şarkı…

İş telefonum çaldı ve sonunda aradılar evet alışveriş merkezi yönetimiydi arayan, aylık giriş saatleri raporu önlerine gelmiş ve benim hep 1 saat geç açtığımı, dilersem benim hiç gelmememi, onların satışı yapıp bana parasını gönderceklerini, kriz felsefesinin de etkisi ile esprili bir şekilde söylediler. Bende daha dikkatli olacağımı söyledim.

Yakın zamanda bırakmayı düşündüğüm sigara ve kahve olayındayım şu an  ve düşünüyorum, bu sıkıntılarıda gömeceğim, gömecek yer kalmadı ama son dönem sıkıntılarını 7 kat dibe gömeceğim, fazla yer kaplamaz. Küçük şeylerden mutlu olabilen bir adam olarak dedimki kendime, sevenin sevmeyeninden çok, boş ver zaman herkese cevabını verecek.

Az önce bir müşteri geldi aramızda geçen diyalog güzeldi paylaşayım isterim, işlerin kötü olduğunu, 1 sene içinde 4 şubemi kapattığımı söyledim ve böyle giderse şu anki yerimide kapatacağımdan bahsettim resim alacaksanız elinizi çabuk tutun dedim, müşterim çok güzel bir şey söyledi, dediki ” heryer alışveriş merkezi ve heryerde aynı şeyler var 1 ayakkabıyı diğer yerlerden de alabilirisin ama resim öyle değil, ben siz burdasınız diye ayda bir uğrayıp yeni  resimlere bakıyorum, ayakkabı veya palto için gelmiyorum, bir alışveriş merkezinde böyle bir yerin olması oraya farklılık katar” dedi teşekkür ettim, biraz morallendim tabi, şimdilik bu kadar, 

Tebessümlerimle..

About Cengiz Aydın

Cengiz Aydın has written 1010 post in this blog.

Benzer yazılar

  • 16 Mart 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 15 mart 2009 (0)
    27 ocak 2009'dan itibaren "Dün'süz adamın bu günü" adıyla yayımlamaya başladığım gün özeti yazı dizisini, 15 mart 2009 itibari ile yayımlamama kararı aldım. Yayımlandığı sürece mail atan, yorum yap...
  • 21 Şubat 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 20 şubat 2009 (0)
    Sabah 8 gibi uyandım, biraz daha uyuyayım dedim tekrar yattım, kalktığımda saat 9.20 idi aceleyle evden çıktım, güneşli ama sert bir hava vardı. Evin kapısında bizim mahallede görmediğim bir köpek ...
  • 28 Ocak 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 28 ocak 2009 (2)
    Yine aynısı oldu, asistanım ayrıldıktan sonra 10 da açmam gereken iş yerini yine 1 saat geç açtım, 10 da evden çıkarsan olacağı bu, bir düzene girmeliyim 3 ay oldu artık, birde alışverişmerkezi, pat d...
  • 14 Mart 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 14 mart 2009 (0)
    Gece sabah karşı beş gibi yattığımdan öğleden sonra saat iki gibi uyandım, birşeyler atıştırdım, bilgisayarımı açtım biraz bilgisayarda takıldım, sonra kahvemi alıp balkona geçtim, hava puslu ve soğuk...
  • 14 Mart 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 13 mart 2009 (0)
    Öğleden sonra uyandım, çok uzun zamandır sabah uykusuna hasrettim, uyandığımda sarhoş gibiydim yada rüyada gibi bilmiyorum salaktım yani, birşeyler atıştırdım, kahvemi aldım balkona geçtim, söylemesi ...
  • 12 Mart 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 12 mart 2009 (0)
    Geç sayılacak bir saatte iş yerimdeyim, masamı en son 10 gün önce silmiştim sanırım aynı gün bardağımıda yıkamıştım, masamı yine silmedim ama bardağı yıkadım bu sefer, kendim için değil bardağa ayıp o...