Yeni yılın ilk günlerinde açıklanan enflasyon rakamları enflasyonun düşme eğilimine girdiğini göstermektedir. Merkez Bankası “önümüzdeki dönemde enflasyonun kademeli olarak düşüşünü sürdürmesi beklenmekte” şeklinde açıklama yapmıştır. Peki, uzun zamandır enflasyonu hedefinden saptıran ve sonrasında tekrar düşüşe neden olan unsurlar nelerdir?
Hatırlanacağı gibi enflasyon 2001 krizi sonrasında özellikle 2003 yılından itibaren azalma trendine girmiş ve bu trend 2006 yılının mayıs ayında kurda yaşanan yukarı yönlü harekete kadar sürekli olmuştur. Ancak bu tarihten sonra kurda yaşanan artış hemen ertesinde enflasyonun yukarı yönlü harekete geçmesine neden olmuştur. Yine aynı dönemlerde dünya petrol fiyatlarının oldukça yüksek düzeyde seyretmesi ülke içerisindeki enerji fiyatlarının enflasyona etkisinin büyük olmasına neden olmuştur.
Hatırlanacak olursa kurda yaşanan artışın nedeni yabancı sermayenin yani sıcak paranın ülkeden çıkma arzusudur. Merkez bankası bu tutum karşısında enflasyonun artması sebebiyle iç talebi baskı altına almak için faiz oranlarını artırmıştır. Yine aynı dönemde enerji fiyatlarının yüksek düzeyde seyretmesi sebebiyle faiz oranlarını düşürme konusunda isteksiz davranmıştır. Hem yabancı sermaye hareketi hem de petrol fiyatları, merkez bankasının enflasyon politikası üzerinde hedeften sapılmasına neden olacak kadar etkili olmuştur. Bu durum artık enflasyon oranı üzerinde merkez bankasının kontrol altına almasının mümkün olamadığı dışsal faktörlerin ağırlığının arttığını göstermektedir.
2007 yılının özellikle ikinci yarısından itibaren dünyada yaygınlaşmaya ve etkisini daha fazla hissettirmeye başlayan küresel kriz, dünyada mal ve enerji talebinin daralmasına neden olmuştur. Bununla ilintili olarak petrol fiyatları hızlı bir düşüş göstermiştir. Ülkemizdeki enerji fiyatları da buna bağlı olarak düşüşe geçmiş ve enflasyon 2008’in ilk günlerinde açıklanan rakamla düşük seyretmiştir. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz da enflasyondaki düşüşün enerji ve emtia fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandığını belirtmiştir. Yani bir diğer deyişle enflasyondaki düşüşün dış faktörlerden kaynaklandığını dolaylı da olsa ifade etmiştir.
Sonuç olarak şunu belirtmek gerekir ki ülke ekonomilerinin giderek dışa açılması, hem üretim hem de tüketim kalıplarının değişmesine neden olmaktadır. Dış kaynaklar ülkelerin talep ve maliyet yapıları üzerinde daha fazla etkili olmaya başlamıştır. Bu nedenle merkez bankalarının enflasyon politikaları giderek zayıflamaya başlamıştır. Bu durum sadece Türkiye’ye özgü değil, dünyadaki diğer merkez bankaları için de geçerlidir. Dış faktörlerin enflasyon üzerinde artan oranda belirleyiciliğe sahip olmaya başlaması, geleneksel enflasyon modellerinin gözden geçirilmesine, hatta yenileriyle değiştirilmesine yol açacaktır. Sorunun çözümü ise ancak daha geniş kapsamlı bir bakış açısıyla mümkün olabilecektir. Bu konuya daha sonraki yazılarımızda değineceğiz.



Son yorumlar