Bohem bir istanbul sabahında geldim iş yerime, her zaman yaptıklarımı sırayla yaptım, çay kahvaltı, haberleri inceleme, hayatımda farklı birşey yok çok şükür, boktan bir güne hazırım.
Hep sahte okeyi çekmiş bir androit hayatı yaşamak iyi değil tabi, neyse oğlum dua ediyordu, kar çok yağsında okullar tatil olsun diye ama kar yağışı durdu, okula gitmeme hayali son buldu, aklı galatasaray’ ın uefa kupasındaki Bordeaux maçında, şimdiden heycanlanıyor.
Ekonomik kriz özeti yapayım şöle dedim ve yaptım, kredi kartları, kiralar, faturlar, krediler hiç biri ödenmedi bu ay ve günleride geçti…..bir olumsuzluk daha var tabi, bünyemde 20lik diş varmış onu çektirmem lazımmış, arkalarda saklanmış kalmış, onuda çektirmeliyim.
Bu zor dönemimde moral veren tüm dostlarıma, aileme teşekkür ediyorum, asla unutmayacağım. Sağlık olduğu sürece ve bu ticari deha bende olduğu sürece:):):) ben çok yerler açarım, çok paralar kazanırım, sanırım yine batarım.
Rafa kaldırdığım 3 projem var, uygun zemin bekliyorum, uygun zemin oluşana kadar, ruhumu ve aklımı kaybetmessem iyişeyler yapacağım.
Erdek’ te temmuzun ortalarında bir günün gün batımı saatleri, deniz gören balkonda mezelerin dolu olduğu masa ve tekirdağ rakısı ve sohbet ve müzik beni bekliyor, bu süreç sabahın dördüne kadar ve yaz boyu sürüyor, birden aklıma düştü, iyi günlerdi keyifliydi.
Atilla İlhan “Şubat Yolcusu”
seni kim çizebilir şubat yolcusu
yalnız akşam olsun dağınık olsun
ceplerinde bozuk bir bulut uğultusu
geceleyin dörtte bir ölüm korkusu
dörtte dört sabaha karşı yağmursun
seni kim çizebilir şubat yolcusu
bütün çizgileri bozuyorsun.
İyi şeyler dilerim, tebessümlerimle…



Şubat 18th, 2009 on 13:00
Merak etme, Erdek, tekirdağ rakısı, mezeler, sohbet, müzik… O günler yine gelecek, sen kendine ve sağlığına dikkat et yeter.
Şubat 18th, 2009 on 11:05
ya sninde ne sıkıcı hayatın varmış böle gerçi bnmkide okadar neşeli sayılmazda neyse bnde geliyimde o tekirdağ rakısını birlikte içelim en iyisi