Haftalar önce arkadaşım Aynur’la yaptığım konuşmayı paylaşmak istiyorum;

Aynur: Mutsuzum Dilek hayattan zevk almıyorum.

Dilek: Neden hayattan zevk almıyorsun neden mutsuzsun mutsuz olman için pek bir neden göremiyorum. Nişanlısın ve evlenmek üzeresin ayrıca iyi bir işinde var. Sonra sakin bir yapıdasın canım neden bu mutsuzluk?

Aynur: Dilek’cim hayattan zevk alamayışımın nedeni; Hayatta yapabileceğim şeyleri yapmamam. Pişmanlık çekiyorum okuyabilirdim,  okumadım daha iyi işler yapabilecekken yapmadım tembellik ettim ve kendimi yormadım.

İşte yapabileceğim şeyleri yapmadığım için şuan vicdan azabı çekiyorum ve mutsuzum ve hayattan zevk almıyorum sürekli bunları düşünüyorum.

Dilek: Kader diye bir şey var bunu biliyor musun? Benim gibi olsan neler yapardın buna ne derdin? Kader denen olay benim başıma geliyor beni tanıyorsun Aynurcum yıllardan beri arkadaşız seninle. Benim ne kadar azimli ne kadar hırslı, çalışkan olduğumu görüyorsun işyerinde bile koşturuyorum sürekli çalışıyorum değil mi? Elde ettiğim sonuç nedir?

Birde sana kendi hayatımdan kesitler vereyim:

Ben ÖSS ye hazırlanırken günde 1500 soru çözdüğümü biliyorum ve o kadar hızlı okuyorum ki anlatamam şuan bile hızlı okuyorum ÖSS den kalan bir alışkanlık konuları hatim ettim o dönemde birde babamdan para almadım. Önce otelde temizlik işine girdim baktım çok kötü gidiyor yapamayacağım sonra gazetede sekreterlik yaptım sonra oradan da çıktım reklam ajansından burs karşılığı ofis boyluk yaptım ve ilerleyen zamanlarda şirketin tahsildarlığını yaptım. Aldığım bursla da dershaneye gittim.

SONUÇ: Ani bir hastalık geçirdim ve o kadar kötü oldum ki 15 gün hastanede yattım ve hastaneden çıktım eve geldim hareket etmeye başlamıştım.(hasta yatağımda bile test çözdüm bırakmadım vaz geçmedim) biraz gezeyim diye merdivenlerden düştüm.

ÖSS de sorular o kadar kolaydı ki hayalimde ki tarih öğretmeni olabilirdim ama hasta şekilde sınava girdim ve soruları dahi okuyamadım sıraya kapandım ağlayacaktım ağlamadım tam tersine kapandım durdum ve başladım gözlerim kararıyordu işaretledim çıktım gittim KADER BUNUN ADI

Bildiğin üzere benim hayat zor geçiyor yine bir olay oldu bu olay büyük bir darbeydi. Adana’ya geldim ailem dağıldı anne kız yaşıyoruz artık. Adana’ya gelmeden önceki işyerimde beni sadece telefona bakacak biri olarak aldılar. Yüksek okul mezunu birisine sadece telefona bakması için iş verdiler.

Ben şansımla girmiştim o işyerine ve ben 1,5 yıl öyle çalıştım ki bulunduğum yerden öyle işler başardım ki artık telefoncu değil ana merkezdim. Her yerden her şeyden haberim oluyordu evraklarda bir numara olmuş özel şifreleri olan direk SSK da bile işlem yapacak düzeyi de aşıp neler neler yaptım. Herkes nöbetten evine servisle giderken ben özel araç ve özel şoförle evime gitmeye başladım. Şoför 11.30 da gelir alır ben eve girene kadar bekler ve sonrada giderdi.

Ben o kadar çok çalıştım ki bana en yüksek mevkideki kişi Dilek hnm biz sizi nereye alacağımızı şaşırdık sizi birçok birimden istiyorlar tartışma oluyor siz nerde çalışmak istersiniz diye soruldu. Bense halkla ilişkiler dedim. Özel aracım olacak şoförüm olacak ve ben gezici olarak çalışacağım.

SONUÇ: Adana’ya geldim hem de ne biçim geldim şimdi nasıl çalışıyorum kötü şartlar KADER BUNUN ADI…

Her şey yoluna girdi diyordun devlet memuru olacaktım yolda yürürken ki zamanımda bile soru çözdüm dolmuşta konu bitirdim. Sonunda olanları sende biliyorsun ne oldu…KADER BUNUN ADI KADER…

Bak canım yapamadıklarının vicdan azabını çekmek aptallık bir şeyleri değiştirmek için bir şeyler yapmamışsın yapmadım diye vicdan azabı çekme.

Ben hayatta hiç yılmadım hep azmettim çabaladım çalıştım ama ne oldu sonuçları anlattım. Benim hayatımın dönüm noktaları hep takıntılı oldu benden kaynaklanan bir mevzuuyla da değil üstüne üstlük, ben ne yapayım…

Sana şunu diyeyim Aynurcum değiştiremeyeceğimiz şeyler vardır adı da KADER . Tamam bir şeyleri değiştirememiş olabilirsin ama bunun pişmanlığını yaşayarak kendini harap etmem gereksiz şuan geleceği değiştirebilirsin geleceği değiştirmek içinde bundan sonra çaba sarf edebilirsin geleceğini düşün ve geleceğin için çabala geçmişte takılırsan zevk alamazsın elindekileri iyi değerlendir.

KADERİDE HİÇ UNUTMA…

About Dilek Geçer

Dilek Geçer has written 11 post in this blog.

Benzer yazılar

  • 11 Eylül 2009 -- Atının gözyaşları yoldaşı oldu (2)
    Hayatında ilk basışı çürük tahtaya, O’na ağır bedeller ödetti. Çocukken arkadaşlarıyla viran bir evde keşif yaparken çürük tahtaya bastı. “Beynine giden damar zedelenmiş, krizleri ondan” demiş doktor....
  • 15 Mart 2009 -- Ben uzaylımıyım? (0)
    Dış görünüşüm mü? tavırlarım mı? neden bana şaşkınlıkla bakıyorlar... Ben bu kadar garip bir insanmıyım, ben uzaylımıyım, şaşıyorum insanlara insanlar nasılda şekilci olmuşlar... Dini konuları konu...
  • 14 Mart 2009 -- Haykırıyordu acı acı (0)
    Haykırıyordu acı acı; isyan ediyordu Allaha. Neden onu benden aldın neden yaşatmıyorsun? Beni de al şimdi al da dinsin içimdeki sızı…Zayıf bedeni daha fazla dayanamadı bu acıya yıkıldı. Kalkmak istedi...
  • 14 Mart 2009 -- Hayatımda ne oldu da değişti ? (0)
    Hayatımda ne oldu da değişti ? Şuan hiç bir acı yok hiç bir duygu karmaşam yok kaos yok... Sınırda mıyım. Bir kötü günler gelir bir iyi günler gelir ben şuan iyi gündeysem kötü olarak neyi yaşayacağım...
  • 10 Mart 2009 -- Nay na na nina nay (0)
    Dün gece yine dostlarlaydık konuştuk şurdan burdan insanlardan ülke sorunlarından bi de çocuk düşlerden elbette hüzün rengi duman nice coşku, nice umut geçti düşler gözümden kimileri yok bilinm...
  • 09 Mart 2009 -- Ukalayım, iğneleyiciyim (0)
    Beni tanımadan iç dünyamı dış dünyamı bilmeden kimse yargılayamaz. Evet soğuk duruyorum insanlara karşı ve ciddi bir duruşum var. Tanımadığım ya da yeni yeni görüştüğüm insanlara şirinlik edemem ki, i...