Cengiz AYDINBu gün okuduğum bir habere yapılan yorumdan sonra bu konuyu yazmaya karar verdim, haber şöyle; “borcu yüzünden intihar etti“, yorumda şöyle; “borç yüzünden intihar edenlerin haber değeri olmadığından, borç intiharlarının çok az bir bölümü medyada yer alıyor, benim arkadaşımda bir hafta önce borç yüzünden intihar etti ve duyduğum en az 8 borç intiharı var”.

Dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu son yılların en büyük ekonomik krizi, teker teker can almaya devam ediyor, medyaya yansısın veya yansımasın canlar gidiyor. Hükümet ve Bankalar güya krize karşı önlem planları hazırladılar, kredi olanakları tanıdılar, hiç biri işe yaramıyor çünkü; küçük esnaf büyük olasılıkla kredi almaya yeterli vasıflara sahip değil, şu sahip olunamayan vasfı da açayım;

Düşünün küçük bir işletmeniz var 1 sene önce farklı bankalardan krediler almışsınız, çoğunu ödemişsiniz birden kriz patlamış kalanını ödeyemiyorsunuz, büyük bir kurtarma planı gibi sunulan ve medya ya açıklanan krize çözüm kredilerine başvuruyorsunuz aldığınız cevap;

*İmalatçı değilseniz ve işçi çalıştırmıyorsanız bu kapsamdaki kredilerden yaralanamıyorsunuz.
 
*Zaten  eski kredilerinizi ödeyememişsiniz o yüzden talebinize hayır diyoruz ,

 İşletmeniz yok çalışansınız, krediye başvuruyorsunuz aldığınız cevap;

*Eski ödemelerinizde  geçikmeler görünüyor dolayısı ile aldığınız krediyi geri ödeme güçlüğü çekeceğiniz anlaşılıyor talebinize hayır diyoruz.

O zaman tüm televizyon kanallarında dönen kredi reklamları, basının karşısında açıklanan bireysel ve esnafa kredi müjdeleri kimin için…

Birde işten çıkarılmış veya iş yerini kapatmış, kredi ve kredi kartı borçluları var, onların ne olacağını bilemiyorum.

Bu ekonomik buhranı kurtuluş savaşı mantığı ile düşünüp devletin en tepesi ve bankaların verilecek kredileri sözde değilde gerçekten ödeyebilme gücüne ve mantıklı faiz çercevesine oturtması, kriterler uygulamadan vermesi mümkünmüdür.

Ayrıca başbakanımız kredi kartı borçlularını ayrı tutuyorum diyor, o harcamaları keyfi görüyor sanırım, insanlar kredi kartlarını kullandıkları zaman, işten çıkarılacaklarını veya iş yerlerini kapayacaklarını bilemezlerdi diye düşünüyorum.

Gururlu bir toplumuz hele de borç konusunda ve yazmak istemediğim bir sürü şeye gebe gibi görünüyor önümüzdeki günler.

About Cengiz Aydın

Cengiz Aydın has written 1010 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 08 Şubat 2010 -- Değişimin sancıları (0)
    Birçoğumuz mevsim değişikliklerinin başlangıçında kısa süreli uyum zorlukları yaşayabiliriz. Mesela sonbahardan kış’a geçerken hemen adapte olamayız. Kimimiz hastalanırız. Bünyemiz uyum sağlamaz, bir ...
  • 13 Ocak 2010 -- Ya unutursan (6)
    ''Beni unutursun sen şimdi'' dedi. Akşamdan kalma kaçamak bakışlarıyla, sabah mahmuruydu gözleri. ''Unutmam'' dedim, olağan. Sabaha göz açmışlığın çocuksu neşesi üzerimdeydi.   Acıyordu iç çeperleri...
  • 25 Ekim 2009 -- Galatasaray 7 Fenerbahçe 0 (0)
    1910-1911 sezonu, Galatasaray hava şartlarının kötü olmasından dolayı  Kadıköy'e gelemeyen bazı futbolcularından eksik olarak 7 kişi ile çıktığı Fenerbahçe maçından 7-0 lık unutulmaz/asla unutturulama...
  • 15 Aralık 2010 -- Kamuflaj sanatı (1)
    Görünmez olmak insanlık için bir ütopya, belkide bazıları için olmak istedikleri 3 şeyden birisi. İşte bu görünmezlik olayını Çinli Liu Bolin bir sanata dönüştürmüş. Kamuflaj konusunda dünya çapı...
  • 22 Ağustos 2010 -- Tavan ve taban (6)
    Hiç ortam olmayacak benim. Hiç beceremeyeceğim aralarda derelerde olmayı, orta mecralarda dolaşmayı. (Bknz:Ya vınnn yada vınnzzz yazım). Ya tavandayım ya tabanda. Bazen bir olayda, üstelik aynı anda h...
  • 09 Mart 2011 -- Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırırmış, vallahi doğruymuş (0)
    Nasıl başardığım hakkında hiçbir fikrim yok ama dikkatimi çekiyor ne zaman kar yağsa ben grip oluyorum. Öyle hafif ölçekli falan da değil... Bildiğiniz ateşli, öksürüklü, salyalı, cücülü... Kendimden ...