düşünce

Belki mevlana olamayız bu hayatta ama yapabileceklerimiz var…Yaşayıp bu dünyadan zamanı gelince göçmüş insanlar, bazıları çok şey bırakmış ardında kendini hatırlatacak bazıları unutturmuş varlığını. İkisi arasında fark var değil mi? Büyük bir fark var düşünceleri bu negatif de olsa pozitif de kendilerini hatırlatmayı başarmışlar.

Hepsi kendi alanında düşünceleriyle tarih sahnesine yeni bir idol olmuşlar. İnsanın kendisini şanslı hissetmesi için geçmişe şöyle bir göz atması yeterli olacaktır sanırım, kocaman bir düşünce okyanusu sizi Selamlarken siz okyanusun içindekileri merak etmeye başlarsınız bile…Farklı düşünceler her zaman zıt kutuplar gibi birbirini itiyor gibi görünse de aslında bir bütünün iki yarısından başka bir şey değildir. Size düşen ise okyanusun bir noktasına bakmak yerine onu bir bütün olarak kabul etmektir. Düşünceler de böyledir fikirler inanışlar hepsi aslında zıtlıkların birlikteliğiyle harmanlanmış iç içe geçmiş varlıklar bütünüdür. Onları var eden insanlar yaşatan insanlar yok eden yine insanlar olmuştur.

En ince nokta ise imkansızın olmayışıdır size bana çok ters gelen bir şey dünyanın bir ucunda kabul görmüş bir düşünce olabilir. Gerekçeleri,şartları bilinmeyen bir düşünceyi olayı analiz etmeden önce bilgi sahibi olmak daha objektif olmanızı sağlayabilir. Düşünceler parmak izleri gibidir her insanda farklılık göstermesi çok normaldir. Hayatta bizi en zorlayan zaman zaman hayal kırıklığı yaşamamıza neden olan şeyleri düşünün aslında en yakınımızda yanı başımızdaki insanların bile düşüncesini bilmeyişimiz değil midir?

Ve bunun neticesinde beklenmeyen davranışları bizi hayal kırıklığına uğratır üzer…Onu da bırakalım biz kendi düşünce fikir dünyamızı tanıyor muyuz kendimize fikirlerimiz çerçevesinde bir tablo çıkarabiliyor muyuz? Aslaları olmazları imkansızları bir kenara bırakarak kocaman bir dünyaya küçük bir pencereden bakmanın bir faydası olmaz,ya penceresiz asla demeden bakarsınız ve görürsünüz yada hayatınız boyunca aynı manzaraya bakıp yeni ufuklar görme hayaliyle yaşarsınız. Görmek isteyenlere tavsiye her şeye hoşgörüyle yaklaşın benimsemek zorunda değilsiniz yapabileceğiniz sadece saygı duymak. Unutmayın ne kadar ters gelse de size. Ne kadar huzur vereceğini göreceksiniz…

Hoşgörü güneşiniz hiç batmasın.

About Ebru Durul

Ebru Durul has written 134 post in this blog.

Benzer yazılar

  • 02 Mart 2009 -- Arka bahçedeki meşe ağacı (1)
    Bilmiyorum kaç zamandır ordasın, geldiğimden beri sanki hep yanımdasın yeşil yaprakların ve dalların ile her sabah selamlarken beni sincapların gülücükleri aydınlatıyordu günlerimi.Varlığın beni mutlu...
  • 18 Ocak 2010 -- Rıdvan ve Aysel (0)
    Pera’ nın arnavut kaldırımlı dar sokaklarındaki geçmiş zaman kokan sahaf dükkanında karşılaştıklarında ağaçlar yapraklarını yeni yeni dökmeye başlamıştı. Kızıl bir günbatımında çalıştığı hanın kapı...
  • 28 Kasım 2009 -- Hoşçakal kalbim (0)
    Kendimi dinliyorum susturdum bütün kelimeleri sadece acılarımı ağrılarımı yeniden adlandırıyorum. Hayatımın bir yerine oturtuyorum bütün yaşanmışlıkları yeniye uzanmak için yol yapıyorum düşlerimden. ...
  • 26 Kasım 2009 -- Sana (0)
    Hüzünlü zamanlar bıraktın ardında Gelgitlerle kıyılarımı dövüyor dalgaları ruhumun Her gün batımı gözlerini arıyorum Buğulu sesini hatırlamak güçleşti Çok zaman geçti üstünden Bir kalbimdeki yeri...
  • 10 Eylül 2009 -- Kızıma… (1)
    Gecenin saçlarına geçiriyorum parmaklarımı, avuç içlerinde kendimi arıyorum. Her nefeste biraz daha yoruluyor, her kelimede biraz daha kendime geliyorum. Gözlerinde gördüğüm her şeyi silip yerine y...
  • 24 Haziran 2009 -- Sevmiyorum seni (0)
    Seni seviyorum demeyeceğim çünkü sevmiyorum seni. Düşünüyorum da herkes seviyorsa bu sevgi değil, daha yüce bir şey sevginin ötesinde ölümün kıyısında ver canını desen al diyeceğim kadar öte sevgid...