Ödediğim verginin bana yol, su ve elektrik olarak döneceği bilinci ile yetiştim, yaptığım işlerde kayıt dışı ekonomiye dahil olmadım.
Vergilerimi zamanında yada cezalı ödedim ama sonuçta ödedim, bu gün kapattığım firmamın resmi işlemlerini yapmak için muhasebecimle vergi dairesinde buluşacaktık, ben trafiğin yoğun olacağını düşünerek erken çıktım evden, vergi dairesine buluşmadan 1 saat önce ulaştım, dışarısı soğuk olduğundan içeri geçip oturdum, muhasebecimi beklemeye başladım.
Oturduğum yer, vergi dairesinin içindeki büfenin çaprazıydı, dikkatimi çeken bir şey oldu, vergi dairesinin içindeki büfe öyle bir iş yapıyorki şaşırdım, allah daha çok versin gözümüz yok, benim kafama takılan, gözlemlediğim 1 saatlik süreçte satılan hiç birşeye fiş kesilmemesiydi!!! bana trajikomik geldi bu durum, dışarda vergi mükelleflerine göz açtırmayan aslan vergi memurları kendi dairelerindeki büfeyi teftiş etmiyorlar mı? bu nasıl bir bakış açısıdır ve nasıl bir uygulamadır diye içimden geçirdim.
İşte bu adamını bulup işini yürütmek durumundan, işte bu işine gelmeyeni görmeme durumundan nefret ediyorum, isteyen olursa gerekli bilgileri veririm, son olarak ne güzel ülke ye ye bitmiyor diyesim var anlayana…
Tebessümlerimle…
Benzer yazılar
- 06 Mayıs 2012 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Virüs veri tabanımdan öp (0)
“umut etmek, aslında yavaş yavaş ölme biçimidir” der gözüne toz kaçmış bakış açısı. ve para hayatın içine sızmış kötü huylu kitledir. bir bıçak bir tabanca gibi değildir mesela… tabancanın amacı belli... - 30 Nisan 2012 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Bize Her Yer Consesao (1)
çok kiloluk dambılların suyunu çıkarmış kaslı bünyede, über bir beyin olsa denklem bozulur. hep bir şeyler eksik kalmalı… lağımda gelincik açması gibi bir durum bu. ne güzeldir ilk yarısı dört sıfır b... - 17 Nisan 2012 -- Facia festivalleri (0)
yasal takipler, vergi dairleri, icra daireleri, uçan daireler, sıçan daireler, yalakalıklar, kokuşmuş sistem, kokuşmuş ilişkiler, jiletler, tuzlar, kesici ve delici aletler birliği, diyaframından öptü... - 20 Ocak 2012 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Amuda kalkıp işemek (2)
dilini bilmediğim bir karmaşa ve adını koyamadığım bir yabancılık bu. birkaç ana haber bültenini havaya uçurup trajedi olmalıyım. tüm radyolarda gün boyu tanju okan çalmalı, içimde dört dönen kuduz kö... - 13 Eylül 2011 -- Ay ışığına ayak basan son adam (0)
Güzel şeyler dimağımda dış gebelik yapıyor ve fazla mutlanmadan fark ediliyorum, teşhisim doğduğum gün konulduğundan, usulca kürtajımı oluyorum. Adımın i k i y ü z y i r m i soyadımın p r o m i l old... - 10 Eylül 2011 -- Sana açken hiçbir ekmek karnımı doyurmazdı (1)
Başka hiç kimsede olmadığım kadar sendeydim, bu bir sevi değil; bir keşif, bir tapınma biçimiydi. Göçebe tutkular çadır kurarken yamaçlarıma, ben göbek çukurunda yerleşik aşk’a hayaller uçururdum. Bil...
Son yorumlar