Yağmurlu bir İstanbul gecesi işten çıktım eve geliyorum, eniştem aradı; seni alalım bi şeyler içelim dedi…olur dedim.
Beylerbeyi’ nde denize 5 metre mesafede bir cafeye gittik, yağmur ve denizin 5 metre ilerimizde buluşması harikaydı, sıcak birşeyler söyledik, işlerin bozuk oluşunun bünyemdeki etkisini azaltmaya yönelik, biraz hava alayım diye yapılmış bir organizasyondu, neyse sohbet aldı başını yürüdü, eniştem Bandırmada üniversite öğrenciyken yaşadığı bir olayı anlattı.
Bandırma sahilde her akşam aynı yerde çekirdek satan bir adam ve yanında hep şarap şişesi, sattığının parasını şaraba yatırdığı aşikar… yapılan bir sohbette adam anlatıyor:
İstanbulun sayılı şirketlerinden birinin sahibiydim, işler iyiyidi çok kazanıyorduk, oğlum 18 yaşına geldiğinde benden motor istedi, annesi karşı çıktı, ben oğlumu kıramadım ve aldım, motorla trafiğe çıktığı ilk gün kaza yaptı ve oğlumu kaybettim.
O günden sonra dünyadan, dünya malından hiç bir beklentim kalmadı, hep kendimi suçladım ve herşeyi bırakıp düştüm yollara, şimdi sıfırım çekirdek satıp şarap alıyorum ve ölümü bekliyorum, bu keşkeler bu suçluluk duygusu bitsin kurtulayım diye…
Sosyal mesajı bol yaşanmış bir diyalog, paylaşayım istedim.
About Cengiz Aydın
Cengiz Aydın has written 1010 post in this blog.
İlginizi çekebilir
- 17 Ocak 2011 -- Pardon Biz Kimdik? (2)
İki kişiydik ben ve o…
O benim alelacele toplanmış, sanki dağınıklığın azarından korkmuş, savruk yanımdı…
Bense, yaşamak için yaratılmış olan…
Oysa bilmiyorlardı, o yaşamak istemeden benim ya... - 08 Temmuz 2009 -- Bir karasinek yazısı (0)
Yaz geldiği zaman, en çok ev halkından birilerinin karasinek düşmanlığına bozuluyorum. Çünkü ben karasineklerin tarafını tutuyorum.
Ne zaman mutfağıma dolsalar, ''ahh be akılsızlar yine yanlış yerd... - 04 Aralık 2009 -- Onlar engelli değil özel (5)
Çok canımı sıkan bir haber duydum. ''Her haber doğru haber değildir'' diye diye ve bile bile kendimi avutmaya aldım. Ama ''Ateş olmayan yerden duman çıkmazmış'' atasözü bırakmadı peşimi, haberleri dör... - 15 Eylül 2010 -- Maddi Manevi… (4)
Konu biraz bıçak sırtında yazsam mı yazmasam mı bilemedim ama beni ciddi şekilde rahatsız ettiğini görünce yazmaya karar verdim.
Efendim konu; hakkında şurada da yazdığım Hidayet Türkoğlu'nun NTV c... - 19 Haziran 2011 -- Arıza’nın doğurduğu mucize (4)
Bugün okumaya başladığım, Sinem Ersever’e ait Arıza isimli kitapta dikkatimi çeken kısa bir nottu aslında; beni bunları yazmaya iten. “Hayatta her şeyin ‘nasıl’ını merak edenler mühendis, ‘ne zaman’ın... - 04 Şubat 2012 -- Nefret bir “sevme” biçimidir (5)
Aynalardan nefret ederim. Saatlerden nefret ederim. Üstüne başına titizlikle davrananlardan nefret ederim. Sınıfın en çalışkan öğrencisinden nefret ederim. Paradan nefret ederim. Hatta paranın satın a...
Mayıs 4th, 2009 on 13:56
demekki kadınların içgüdüleri yada 6. hisleri kuvvetli diyecem ve belki de şimşekleri üstüme çekicem ama söylüyorum..evet kadınların 6. hissi kuvvetlii..bazı şeyleri kaybettikten sonra pişmanlık duymak yerine 3 kere düşünüp sonra uygulamak lazım diye düşünüyorum..sevgiler..saygılar..