anne oğulKuyruğu kapıya sıkışmış kediler gibiyim. Kimbilir kaçıncı kez turluyorum bu gece evi.

Müzik dinliyorum, kulaklıklar daha çok daraltıyor içimi. Kulaklıkları fırlatsam olmuyor çünkü müzik ruhumda gümbürdemeli. Film izlemeye çalışıyorum, birbirlerine uygun bulmuyorum başroldekileri, ne film beni sarıyor ne ben filmi. Kitabıma uzanmıyorum bile, alsam elime o okur beni.
 
Kolumdaki saat bu gece uzvum gibi. Duvardaki saatin içindeki kuş, akrep ve yelkovanla anlaşmış olmalı, çok zaman geçti, noldu bu kuşa uyuyup kaldı mı yoksa, neden ötmedi ki?

Çay demledim şimdi. Kahve mi içseydim acaba? Yada birileriyle dalaşsam vakit geçer mi? Ayy ne kadar anlayışlılar uyduramadım kendime evdekileri. İyi gelir, zaman geçer dışarı çıkalım diyene, dikiyorum gözlerimi.Yatsam da uyuyamam ki.

Oğlum havada, annelik yanım ayakta. Sağ salim kavuşmak için dua etmek en iyisi…

About Aslı Özden

Aslı Özden has written 455 post in this blog.

Benzer yazılar

  • 24 Ocak 2010 -- Gerçek aşkın acısı geçmez, hafifler (7)
    Sözünü ettiğim, gerçek aşk. Hakiki, sahici, kör edici cinsten olan. Kendinden vazgeçiren, önceliği sevdiğine verdiren o muazzam histen bahsediyorum.   Öyle günümüzde ayağa düşmüş hallerdeki duygudan...
  • 18 Ocak 2010 -- Yedi krala küstüm (5)
    Dönüp tarihime bakıyorum, şimdiki bana ben bile şaşırıyorum. Ben ki yedi kralla barışıktım oldum olası. İyi de yedi kralın yediside mi bana yamuk yaptı? Bu ne izolasyon böyle bendeki. Bu nasıl padişah...
  • 04 Ocak 2010 -- Kendim için seviyorum (8)
    Ne olursa olsun ve kim olursa olsun, düşmüyor içimde hazan yaprağı. Kimse ölmüyor yüreğimde, izin vermiyorum. Elim varmıyor bir kazma bir kürek alıp iç çeperlerimde mezar kazmaya. Gönlüm el vermiyor y...
  • 26 Aralık 2009 -- Kaç mevsim buruşturduk seninle (2)
    Yine el ayak çekildi. Yine çöktüm gecenin başına, iki kişilik yalnızlığımla. Yüreğimin çilingir sofralarında seninle demleniyorum. Biliyor musun her esirgediğin sözün, her kısa cümlen ayrı bir meze...
  • 16 Aralık 2009 -- Oyun değil, hayat bu (3)
    Oyun değil hayat bu...Eğer hayat oyun olsaydı, bu kadar zorlanmazdık. Dizlerimiz kanardı en çok, bu kadar paralanmazdık. Hata yapmazdık bu denli, kurallara uyardık.Yok olmadı mı, mızıkçılık yapar, rah...
  • 19 Ekim 2009 -- Tatlı dile, güler yüze tav oluyorum (1)
    İş yoğunluğumdan arta kalan zamanlarımda, genelde haftasonlarında kendimi şımartmak istediğimde, bir alışveriş merkezinin orta katında, sigara içebildiğim balkonlu restauranda, somonlu makarna yerim. ...