bunlar cevabı olan sorular Dikkat edenleriniz, çelişkiye düşenleriniz olmuştur, acaba yayımlamak mı? yayınlamak mı? diye, işte bu sorunsalın cevabını arayacağız.

TDK’ya göre, yayımlamak:

1. Kitap, gazete, dergi vb. şeyleri basmak ve dağıtmak, neşretmek, Örnek; “Türk Dil Kurumunun yeni yayımladığı kitapları gördüm.”

2. Dinlenilecek, görülecek şeyleri radyo ve televizyonla sunmak, bildirmek, duyurmak.

3. Resmen bildirmek, açıklamak, ilan etmek, Örnek; “Kararname yayımlamak.”

Çoğumuzun belleğinde yayınlamak kalmıştır…

Veya yazılı ise yayınlamak görsel ise yayımlamak diye de bilinir, gelin görün ki yayınlamak diye bir fiil bulunmamaktadır,  kısaca ağzımız alışsada yanlış işte!! TDK da yayınlamak diye birşey yok, doğrusu “yayımlamak” tır.

İkinci sorunsalımız işimden dolayı (resim galerisi işletmecliği) benim çok sık duyduğum ve her seferinde izah ettiğim “resim ve fotoğraf” anlam ve cümle içinde kullanım kargaşası, bunu çok basit bir şekilde şöyle;  “çekilene fotoğraf” – “yapılana resim” denir diye açıklıyoruz,

yok ısrarla TDK ne diyor derseniz;

Görüntüyü, ışığa karşıduyarlıklı (cam, kâğıt gibi) bir yüzey üzerinde özel makine ile tespit etme yöntemine fotoğraf.

Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılan biçimlerine resim deniyor.

Örnek; Öyle bir fotoğraf çektirdim ki dergiye kapak olur (doğru)

Örnek; Öyle bir resim yaptım ki sürrealizm akımının yönü değişecek (doğru)

Örnek; Öyle bir resim çektirdim ki, yanlış yaptım doğrusu fotoğraf çektirdim olacaktı (işte tam bu nokta kırılma noktası)

Bu iki sorunsalı çözüme kavuşturmanın rahatlığı ile saygılarımı sunuyorum.