sabahattin aliYine gece yarısı yine içim dışım bohem, bir günde pozitif birşeyler yazayım diyorum olmuyor, üstelik sigaramda az kaldı, gün içinde ressam arkadaşım Harun Yıldırım’la konuştuk, en kısa zamanda Bursa’da bir resim galerisi açıcam sohbetimiz bu yöndeydi, gel görki ruhen acayip yorgunum.

Az önce bir televizyon kanalında Sabahattin Ali’nin aldırma gönül şirinden bir kıta okundu, inanın bana hep şarkı olarak dinlediğimizden, şiir tadının farkına varmıyoruz, bende varmamışım, Sabahattin Ali’nin aldırma gönül’ü Sinop cezaevinde kaldığı dönemlerde yazdığını biliyoruz, yaklaşık iki sene önce Sabahattin Ali’ nin hayatı ile ilgili çok şey okumuştum etkilendiğim kişiliklerden biridir, özelikle bir yazısındaki;

“Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi” cümleleri oldukça etkileyici ve içinde bulunduğu durumun yaşadığı kısa hayatın özetini anlatıyor  ve ne yazıkki daha 41 yaşındayken bir trajedi sonucu hayata veda etmiş.

Sabahattin Ali denince akla gelen o şiiri okuyalım;

Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma
Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül, aldırma

Dışarda deli dalgalar
Gelip duvarları yalar
Seni bu sesler oyalar
Aldırma gönül, aldırma

Görmesen bile denizi
Yukarıya çevir gözü
Deniz dibidir gökyüzü
Aldırma gönül, aldırma

Dertlerin kalkınca şaha
Bir sitem yolla Allah´a
Görecek günler var daha
Aldırma gönül, aldırma

Kurşun ata ata biter
Yollar gide gide biter
Ceza yata yata biter
Aldırma gönül, aldırma

Bu kadar iç çekişli yazı ve şiirden sonra, duyduğum bir damar sözüde yazayım tam olsun.

Benim adım hasret, sen beni çekemezsin…

About Cengiz Aydın

Cengiz Aydın has written 1010 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 29 Ocak 2011 -- Kim inanır varolmadığına (0)
    İçimde birileri düşüyor ölüyormu ne? Ne olur o ben değilim de... Hiç olmazsa bu sefer gülümse. Bir pencereden seyrediyorum seni. Bir deniz kenarından. Bir kuşun kanadından. Bir dilim sıcak ekmeğ...
  • 12 Haziran 2011 -- Asker Eşinden Gönderilmemiş Mektup (0)
    Erim… Sana buralardan içimdeki yangınlar kadar sevgi ve saygı gönderiyorum. Çünkü sen en güzel duyguları hak ediyorsun. Oralardan ağlayışlarımı, iniltilerimi duyma, bilme, gözyaşlarımı silemediğin içi...
  • 06 Şubat 2012 -- Asılsız Adrese Mektuplar-2 (0)
    Mery, Yağmurların ıslatmağa üşendiği kadın… Donuyorum bu şehirde. Donuyorum şehrinde. Her gün iş çıkışı sahile gidip yokluğunla konuşuyorum, balıklar şahidimdir. Neredesin diyorum… Neredesin mery! ...
  • 28 Mayıs 2009 -- Güneşimde serinle, buzlarımda ısın (5)
    Herşeyimi veriyorum sana. Sar sarmala, dokun, kokla yaşamak istediğin kadar varım yanında...Gözlerini odakla gözlerimin derinlerine. Bakmak istediğin kadar varım yanında...Uzat ellerini, tut sıkıca ko...
  • 15 Nisan 2009 -- Geberircesine Evlenmek İstiyorum (0)
    Bir çok tv kanalında hayırlara vesile olan evlilik programları var, yararlı bir hizmet destekliyorum, kimse bekar kalmasın herkes evlensin başları göğe ersin, lakin öyle diyaloglar ve tipler varki bir...
  • 08 Ocak 2012 -- Gökkuşağı çiçekleri (2)
    Uzun karanlık gecelerde güneşe hasretle geçiyor günlerim... Bir tren camından bakıyorum geride kalanlara: kalp sızıları, pişmanlıklar, kararsızlıklar... Belki de en büyük hatayı ilerliyorum zannederke...