ayse armanÖnce soyundu sonra tesettüre girdi, örtündü. Ayşe Arman’dan söz ediyorum. Aslında iyi de yaptı. Çünkü bilmeden bir ispata imza attı…

Yay kadını ya, öyle gelmez aralara derelere bilirim. Uçlarda uçuşmayı, en çok da şaşırtmayı sever. Yakıştırır üstelik uçları kendisine. Bugüne bugün burçdaşım o benim, valla ben helal olsun derim.

Soyundu seksi pozlar verdi. Görüntüleri gözler önüne serdi. Yaratıcı kadın, sonra giyindi ama en uca gitti, tesettüre girdi örtündü. Yine görüntüler verdi. Hatta bu sefer farklı bağlama şekilleriyle gözlerin önüne serdi her şeyi.

Ama öyle değil işte…

Tanrı, çok yüce bir Tanrı. İnsanoğlunun aklı ermez O’nun terazilerine, tartılarına, sırrına. Görüntülenebilen resimleri Tanrı muhatabına alırmı hiç? Fotoğrafı çekilebilen hallerle Tanrı’nın ne işi olur ki?

O gaflet, biz insanoğluna ait. Var mı içersini görüntüleyebilen bir baba yiğit? Yok öyle rontgen, MR, ultrason vs. değil, sözünü ettiğim var mı yüreğin, niyetlerin resmini çekebilen?

Yok, insanoğlu yok…

Onu yapabilen, sadece Yüce Yaratan.

Soyun, ben buyum de. Örtün, ben de buyum de. Birbirinizi öcü gibi görün..Eee, iyi de içerden ne haber? Yürekler diyorum yürekler. İyi mi niyetler?

İş görüntü de değilmiş demek ki. Esas fotoğraflar, kayıtlar, arşivler sadece yukarda. Sadece O biliyor.

Ya, eyvah ki ne eyvah!

Onun için Yaratıcının adı, Rahman ve Rahim olan bir Allah…

Benzer yazılar

  • 24 Ocak 2010 -- Gerçek aşkın acısı geçmez, hafifler (7)
    Sözünü ettiğim, gerçek aşk. Hakiki, sahici, kör edici cinsten olan. Kendinden vazgeçiren, önceliği sevdiğine verdiren o muazzam histen bahsediyorum.   Öyle günümüzde ayağa düşmüş hallerdeki duygudan...
  • 18 Ocak 2010 -- Yedi krala küstüm (5)
    Dönüp tarihime bakıyorum, şimdiki bana ben bile şaşırıyorum. Ben ki yedi kralla barışıktım oldum olası. İyi de yedi kralın yediside mi bana yamuk yaptı? Bu ne izolasyon böyle bendeki. Bu nasıl padişah...
  • 04 Ocak 2010 -- Kendim için seviyorum (8)
    Ne olursa olsun ve kim olursa olsun, düşmüyor içimde hazan yaprağı. Kimse ölmüyor yüreğimde, izin vermiyorum. Elim varmıyor bir kazma bir kürek alıp iç çeperlerimde mezar kazmaya. Gönlüm el vermiyor y...
  • 26 Aralık 2009 -- Kaç mevsim buruşturduk seninle (2)
    Yine el ayak çekildi. Yine çöktüm gecenin başına, iki kişilik yalnızlığımla. Yüreğimin çilingir sofralarında seninle demleniyorum. Biliyor musun her esirgediğin sözün, her kısa cümlen ayrı bir meze...
  • 16 Aralık 2009 -- Oyun değil, hayat bu (3)
    Oyun değil hayat bu...Eğer hayat oyun olsaydı, bu kadar zorlanmazdık. Dizlerimiz kanardı en çok, bu kadar paralanmazdık. Hata yapmazdık bu denli, kurallara uyardık.Yok olmadı mı, mızıkçılık yapar, rah...
  • 19 Ekim 2009 -- Tatlı dile, güler yüze tav oluyorum (1)
    İş yoğunluğumdan arta kalan zamanlarımda, genelde haftasonlarında kendimi şımartmak istediğimde, bir alışveriş merkezinin orta katında, sigara içebildiğim balkonlu restauranda, somonlu makarna yerim. ...