Pinokyo rolü elinize tutuşturuldu mu hiç?
Günlerden pazardı, ben senaryoyu elimde buldum. Çık sahneye oyna dediler, yalancı pinokyoyu. Elbette yalan zeka işidir ama ruhun işi değildir ki. Hani stratejiler kur, yalanlar pazarla deseler aklım domuz gibi çalışır da yüreğim hiç bilmez ki yalan söylemeyi.
Ben hep ruhumun meydanlarında sevgi naraları atmaya alışkınım oysa. Şimdiye kadar hiç çığırtmadım yüreğime yalanı dolanı o meydanlarda. Polyannayı oynayabileceğime de inanmışlardı bir ara. İki senaryoda elimde şimdi, ben aval aval bakınıyorum hala.
Ne pinokyo olabilirim nede polyanna. Polyanna belki ama yok yaa falso veririm istemeden bunca acıtan gerçeğin arasında. Burnum da uzamaz benim şimdi, yalan söylemeyi de beceremiyorum ya.
Hay Allah ne yapsam ki, Lafontaine den masallar da uymaz bana. Hep insanca yaşadım bugüne kadar. Üstelik Peter Pan bile olmaya razıyım ben, Bezelye prenses deseler mesela hadi bir nebze. Uyuyan güzel deseler eyvallah da;Yok ya valla uymadı bana pinokyo ile polyanna.
Kim tutuşturdu bu senaryoları elime ne olur gelsin alsın. Bir de söyleyin biraz çabuk olsun…
About Aslı Özden
Aslı Özden has written 455 post in this blog.
Benzer yazılar
- 24 Ocak 2010 -- Gerçek aşkın acısı geçmez, hafifler (7)
Sözünü ettiğim, gerçek aşk. Hakiki, sahici, kör edici cinsten olan. Kendinden vazgeçiren, önceliği sevdiğine verdiren o muazzam histen bahsediyorum.
Öyle günümüzde ayağa düşmüş hallerdeki duygudan... - 18 Ocak 2010 -- Yedi krala küstüm (5)
Dönüp tarihime bakıyorum, şimdiki bana ben bile şaşırıyorum. Ben ki yedi kralla barışıktım oldum olası. İyi de yedi kralın yediside mi bana yamuk yaptı? Bu ne izolasyon böyle bendeki. Bu nasıl padişah... - 04 Ocak 2010 -- Kendim için seviyorum (8)
Ne olursa olsun ve kim olursa olsun, düşmüyor içimde hazan yaprağı. Kimse ölmüyor yüreğimde, izin vermiyorum. Elim varmıyor bir kazma bir kürek alıp iç çeperlerimde mezar kazmaya. Gönlüm el vermiyor y... - 26 Aralık 2009 -- Kaç mevsim buruşturduk seninle (2)
Yine el ayak çekildi. Yine çöktüm gecenin başına, iki kişilik yalnızlığımla. Yüreğimin çilingir sofralarında seninle demleniyorum.
Biliyor musun her esirgediğin sözün, her kısa cümlen ayrı bir meze... - 16 Aralık 2009 -- Oyun değil, hayat bu (3)
Oyun değil hayat bu...Eğer hayat oyun olsaydı, bu kadar zorlanmazdık. Dizlerimiz kanardı en çok, bu kadar paralanmazdık. Hata yapmazdık bu denli, kurallara uyardık.Yok olmadı mı, mızıkçılık yapar, rah... - 19 Ekim 2009 -- Tatlı dile, güler yüze tav oluyorum (1)
İş yoğunluğumdan arta kalan zamanlarımda, genelde haftasonlarında kendimi şımartmak istediğimde, bir alışveriş merkezinin orta katında, sigara içebildiğim balkonlu restauranda, somonlu makarna yerim. ...
Son yorumlar