silvio_berlusconiPatricia D’Addario isimli kadın, İspanyol Kanalı Antena 3 Tv’ de  ”Donde Estas Carazon” adlı programa konuk olmuş. Ve İtalya Başbakanı Berlusconi için, ”Kendisi 72 yaşında ama 20 yaşındaki erkeklerin enerjisine sahip” ifadesini kullanmış.

Hürriyet gazetesi de bunu haber yapıp gazetenin birinci sayfasına oturtmuş. Pazar günü gazeteyi alıyorum elime, başlık ”Silvio,20 lik erkek gibi”.

Başlık o kadar açık ki, ” Berlusconi yaşını başını almış adam, ama aklı başında olmayan biri 20 yaş performansı sergilediğini söylemiş olmalı” diyorum.

Haberin başlığı gözüme dürtülür dürtülmez, ne canım sıkılıyor, ne gülebiliyorum, ne de detayını okumak geliyor içimden. Midem bulanıyor inceden.

Sevgili editörüm kulağımı fena çekecek biliyorum ama yok bu kez susamayacağım, yazmadan duramayacağım. Erkek milletinin geneli kadınları çözemediği için, küçükken elleri, büyüyünce beyinleri hep bacak aralarına çalışıyor. Biz kadın milletinin neredeyse tamamına da bu durum son derece itici geliyor.

Aşk, sevgi, güven, sadakat diye sıralarsak biliyor musunuz biz kadın kısmında seks, sıralamada zurnanın son deliğine denk geliyor. Seks, doyursa doyursa bedeni doyuruyor. Ne karın doyuyor ne ruh tatmin oluyor.

Kadın kısmının performansla işi yok. Aşk varsa hakikisinden, erkeğini her haliyle seviyor, kabullenip sahipleniyor. Kadın erkeğin, sevgi -sıcaklık -samimiyet performansına nabız tutuyor aslında.   Haberi, inanarak vermişler ya birinci sayfadan, ”bir deli bir kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış” sözü geliyor aklıma.

Midem bulanıyor, haberi yapan o koca koca adamları küçümsüyorum. Şu hayvansal dürtülerden ve üzerine kurulmuş palavralardan kurtulsak da insan olduğumuzu hatırlasak, seksi aşkımızla ve aklımızla yaşasak diyorum.

Benzer yazılar

  • 24 Ocak 2010 -- Gerçek aşkın acısı geçmez, hafifler (7)
    Sözünü ettiğim, gerçek aşk. Hakiki, sahici, kör edici cinsten olan. Kendinden vazgeçiren, önceliği sevdiğine verdiren o muazzam histen bahsediyorum.   Öyle günümüzde ayağa düşmüş hallerdeki duygudan...
  • 18 Ocak 2010 -- Yedi krala küstüm (5)
    Dönüp tarihime bakıyorum, şimdiki bana ben bile şaşırıyorum. Ben ki yedi kralla barışıktım oldum olası. İyi de yedi kralın yediside mi bana yamuk yaptı? Bu ne izolasyon böyle bendeki. Bu nasıl padişah...
  • 04 Ocak 2010 -- Kendim için seviyorum (8)
    Ne olursa olsun ve kim olursa olsun, düşmüyor içimde hazan yaprağı. Kimse ölmüyor yüreğimde, izin vermiyorum. Elim varmıyor bir kazma bir kürek alıp iç çeperlerimde mezar kazmaya. Gönlüm el vermiyor y...
  • 26 Aralık 2009 -- Kaç mevsim buruşturduk seninle (2)
    Yine el ayak çekildi. Yine çöktüm gecenin başına, iki kişilik yalnızlığımla. Yüreğimin çilingir sofralarında seninle demleniyorum. Biliyor musun her esirgediğin sözün, her kısa cümlen ayrı bir meze...
  • 16 Aralık 2009 -- Oyun değil, hayat bu (3)
    Oyun değil hayat bu...Eğer hayat oyun olsaydı, bu kadar zorlanmazdık. Dizlerimiz kanardı en çok, bu kadar paralanmazdık. Hata yapmazdık bu denli, kurallara uyardık.Yok olmadı mı, mızıkçılık yapar, rah...
  • 19 Ekim 2009 -- Tatlı dile, güler yüze tav oluyorum (1)
    İş yoğunluğumdan arta kalan zamanlarımda, genelde haftasonlarında kendimi şımartmak istediğimde, bir alışveriş merkezinin orta katında, sigara içebildiğim balkonlu restauranda, somonlu makarna yerim. ...