dostoyevskiİlk okuduğumda 13 yaşımdaydım, o zamanda beni derinden etkilemişti, hatta “evet, rus edebiyatı beni etkiliyor” demiştim o yıllarda. Aradan 22 yıl geçmiş tekrar aldım elime ve Çarlık Rusyasının Petersburg sokaklarında buldum kendimi, daha önceden okuduğum, bildiğim bir roman olmasına rağmen bu sefer dahada etkiledim Fiyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza” sından.

Demekki bu sefer, her kelimeye daha fazla anlam yükleyip farklı açılardan düşünmeme sebep oldu aradan geçen 22 yıl. İlk 10 klasik arasında yer alan Suç ve Ceza hakkında konuşmaya gerek yok belkide ama Yazar Fiyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin hayatından önemli bir  bölümünü aşağıda okuduğunuzda, Acı insana yazdırır önermesinin doğruluğunu görüyoruz;

“Çarlık yönetimini tenkit eden yazılarından ve bu başkaldıran grupta olduğu için arkadaşları ile birlikte tutuklandı. Mahkeme büyük gizlilik altında tam sekiz ay sürdü. Bir sabah, mahpusları erkenden uyandırıp askeri arabalara bindirdiler. Arabaların etrafını saran atlı jandarmaların eşliğinde bir saat süren yolculuktan sonra, Samyonovski Garnizonu’na ait eğitim alanına geldiler. Alanın ortasında, yere çakılı, üç kazık görünüyordu. Mahpusların etrafı silahlı askerler tarafından çembere alındı. Askeri komutan, mahkeme kararını okudu. Gençler idama mahkum edilmişlerdi. Bu karar, hepsinin üzerinde şok etkisi yaptı.

Mahkumlara beyaz idam gömlekleri giydirildi. Son tuvaletlerini yapmalarına ve haç öpmelerine izin verildi. İlk posta olarak üç kişi seçildi ve götürülüp direklere bağlandı. İdam mangası tüfeklerini doldurdu. Dostoyevski, ikinci gruba düştüğü için ancak birkaç dakikalık ömrü kalmıştı. Birinci grubun işini bitirmek üzere tüfekler doğrultulduğu sırada “geri çekil” borusu çaldı. Askerler tüfeklerini indirdiler.

Komutan öne çıkarak Çar Birinci Nikola’dan gelen emri okudu. İmparator, gençlerin hayatını bağışladığını yazıyordu. Sonradan öğrenildiğine göre, bu korkutucu mizanseni bizzat Çar’ın kendisi hazırlamış. Niyeti gençlere esaslı bir gözdağı vermekmiş…

Dostoyevski ve arkadaşları, idamdan kurtulmuş fakat cezadan kurtulamamışlardı. Genç yazar, dört yılı kürek, beş yılı da sürgün olmak üzere toplam dokuz yıla mahkum edilmişti.”

Sosyal mesajım “Dünya klasikleri mutlaka okunmalı”…

About Cengiz Aydın

Cengiz Aydın has written 1010 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 20 Aralık 2010 -- Bu sondu (6)
    Eve yeni gelmiştim. Moralim sıfırın altında, sinirlerim son derece laçka, kendime yabancı hallerdeydim. Sanki birisi aldığım nefesi haram ediyor gibiydi bana. Dokunsalar ağlayacak bir durumdaydım, sak...
  • 03 Temmuz 2010 -- Toygar Işıklı/Sonunda (2)
    Bir çok dizinin müziğini yapan Toygar Işıklı en sonunda "Sonunda" isimli albümü ile müzik piyasasındaki yerini aldı. Bu adamın sesinde bir şeyler var ama bir türlü çözemedim. Huzur dolu, sanki sihi...
  • 27 Ekim 2011 -- Bırak ve Yaşa (6)
    “Bırak yaşasın” dedi Ne gözlerinde bir sevgi ifadesi Ne de gönlünde bir aşk hikayesi.... Hep olduğunun aksine Mermerden bir heykel gibi oturuyordu Elleri ellerinin üzerinde Hele ki ayaklar...
  • 17 Ağustos 2010 -- Rüya meleğim ne fısıldıyor yine (10)
    Bronşit olduğumdan beri, klima yasak. Hava manyak sıcak. Ben de uyku yok. Yastığım elimde, kendime yer beğenmekle geçiyor bütün gece. Kah bahçedeyim, manolyanın altında ikili kanapede. Kediler havu...
  • 08 Ağustos 2010 -- Ne düşünüyorsun? (0)
    Bir durumum var hemen ileteyim tarzında acele ile bol saçmalamaca ile yazılmış facebook duvar yazılarını arkadaşlarınızda görüyorsunuzdur ya da arkadaşlarınızdan duyuyorsunuzdur. Banyo yaptım mis g...
  • 06 Haziran 2009 -- İnternet “öcüüüüü” değildir (0)
    Son günlerde yazılı ve görsel medya'da internet kullanımı sonucunda uğranılan zararlar konusu gündemde, ve ben bu haberleri okuduğumda deliriyorum. İnternet bir aynadır nasıl bakarsan öyle görürsü...