elif şafak, aşkHiç bitmesin istedim ama bitti. Bu kez canımın tezliğinden değil, sevdim. Çok sevdiğim için bir solukta tükettim. Benim için yeni bir şey değildi halbuki. Üstelik bir keşif hiç değildi. Ama her satırında, iç sesimin melodisini, ruhumun menzilini gözlerimin önüne serdi. Sevdim.
 
Elif Şafak’ın AŞK romanından söz ediyorum. Kitapla aşk yaşadım sanki. Bir de içimle selamlaştım.
 
Kitap, Mevlana Ve Şems’in arasındaki ilahi aşkı ve can yoldaşlığını anlatırken, günümüz modern kadınının da yaşadığı kimlik bunalımı, arada kalmışlığı ve arayışlarına dair, tek kitapta iç içe geçmiş iki roman sunuyor bizlere. Aşkı anlatıyor, hem dünyevi hem de ilahi boyutlarıyla, hem de ikilik çıkarmadan aralarında. Günümüz insanının çıkmazlarını, boşluklarını, bunalımlarını, sorunlarını ve sorularını Şems’in 40 altın kuralıyla cevaplıyor.
 
Ben okudum ve beğendim ya, şimdi tüm sevdiklerim de okusun istiyorum. Herkesin burnunun ucuna dayayıp ”mutlaka okumalısın” diyorum. Hatta rica ediyor neredeyse yalvarıyorum. Sevdiğim, keyif aldığım her şeyi herkesle paylaşmak istiyorum. Güzel kitap, tavsiye ediyorum. Adı üzerinde Aşk işte, ötesi yok…
 
Okuyucular bilir, hani hep derim ya; ”Aşk, Tanrılık sırrıdır, akıl sır ermez” diye.
 
Aşk; Leyla’dan geçme faslından Mevla’yı bulma yollarına, Yaratılandan Yaratan’a, hiçlikten varolmaya uzanan bir sır. Aşk, hepimizin hamuruna serpilmiş bir lütuf olmalı. Ve insan olmanın gururuyla hakkını vererek yaşamalı.

Benzer yazılar

  • 21 Temmuz 2011 -- Babalar ve Torunları (4)
    1970’li yıllar. Ben on bir on iki yaşlarındayım. Abim evlendi ve birde erkek çocukları oldu. Abiler ablalar bir arada yaşayan kalabalık bir aileydik. Herkes çok sevindi. Evimize daha önce pek uğramaya...
  • 24 Ocak 2010 -- Gerçek aşkın acısı geçmez, hafifler (7)
    Sözünü ettiğim, gerçek aşk. Hakiki, sahici, kör edici cinsten olan. Kendinden vazgeçiren, önceliği sevdiğine verdiren o muazzam histen bahsediyorum.   Öyle günümüzde ayağa düşmüş hallerdeki duygudan...
  • 18 Ocak 2010 -- Yedi krala küstüm (5)
    Dönüp tarihime bakıyorum, şimdiki bana ben bile şaşırıyorum. Ben ki yedi kralla barışıktım oldum olası. İyi de yedi kralın yediside mi bana yamuk yaptı? Bu ne izolasyon böyle bendeki. Bu nasıl padişah...
  • 04 Ocak 2010 -- Kendim için seviyorum (8)
    Ne olursa olsun ve kim olursa olsun, düşmüyor içimde hazan yaprağı. Kimse ölmüyor yüreğimde, izin vermiyorum. Elim varmıyor bir kazma bir kürek alıp iç çeperlerimde mezar kazmaya. Gönlüm el vermiyor y...
  • 26 Aralık 2009 -- Kaç mevsim buruşturduk seninle (2)
    Yine el ayak çekildi. Yine çöktüm gecenin başına, iki kişilik yalnızlığımla. Yüreğimin çilingir sofralarında seninle demleniyorum. Biliyor musun her esirgediğin sözün, her kısa cümlen ayrı bir meze...
  • 16 Aralık 2009 -- Oyun değil, hayat bu (3)
    Oyun değil hayat bu...Eğer hayat oyun olsaydı, bu kadar zorlanmazdık. Dizlerimiz kanardı en çok, bu kadar paralanmazdık. Hata yapmazdık bu denli, kurallara uyardık.Yok olmadı mı, mızıkçılık yapar, rah...