Yazlık bir mekanda, dışarda yemekteyiz. Orada bulunan tanıdık tanımadık herkesle Fener – Beşiktaş maçını izleyeceğiz. Sakin, keyifli sofralar maç saatine beş kala birden hareketleniyor.
Heyecan, maç başlamadan ortama davet ediliyor. Kim hangi takımı tutuyor , henüz kimse kimseyi bilmiyor. Severim futbol maçlarını çocukluğumdan beri. Ailede futbol oynamış ve yönetimde bulunmuş büyüklerim var. Futbola aşinayım oldum olası. Maç başladı. İlk dakikalar. Gözler kırpılmıyor, henüz sessiz insanlar.
Gözüm ekranda ben de izliyorum maçı. Fakat ortalık yavaş yavaş hareketleniyor. Maçı bırakıp etrafımı izliyorum. Kimsenin göz hapsimden haberi yok. Kim Beşiktaşlı kim Fenerli, tepkilerden yavaş yavaş çözmeye başlıyorum. Maç izlemektense bu kez erkeklerin tepkilerini izlemek daha keyifli geliyor bana. Onlar gözlerini kırpmadan ekrana bakarken benim
gözlerim hepsinin üzerinde, kendime kahve söylüyor keyifle sigaramı yakıyorum. Konu maç olunca, futbol sever erkekler çocuklaşıyor adamakıllı. Hepsi birer oyuncu, hepsi birer teknikdirektör. Öyle şeker oluyorlar ki koca koca adamlar, herhalde öfkelerinin en komik hallerini maç izleme anlarında yaşıyorlar.
Fanatikleri bu yazımın dışında bırakıyorum. Çünkü onların öfkelerine güvenmiyorum. En çok, ”vur”, ”hadi beee”, ”yürüsene” sözleri uçuşuyor havada. Aile ortamı ya, küfürler fısıltılı kaynayıp geçiyor. Bazıları hop oturup hop kalkıyor. Bazıları dayanamayıp arada bir oturduğu yerden fırlıyor, etrafında saçma sapan dönüşler yapıp bir kaç saniyeliğine dışarı çıkıyor ve aniden geri geliyor. Yanındakine usul yollu vuranlar, birbirine laf atanlar, hatta çocuklar gibi tepinenler bile var.
Taraflar iyice belli ediyorlar kendilerini. Artık tanıdık tanımadık herkes ya kanka oluyor yada gizliden gizliye hasım. Bu kez yanyana sıralanmış, erkek çocuklarına gözüm takılıyor.
Büyükler ne kadar çocuklaşıyorsa, o sırada sanki onlar da o denli büyüyorlar. Bazı büyükler çocukların fikrini yorumlarını bile alıyorlar. Aniden roller değişiyor. Hepsi birer yorumcu sanki, bilgiç bilgiç üstüne üstlük şeker mi şeker ahkamlar kesiyorlar.
Ahh bir de kız çocukları var ki, onlar zamane. Hepsi birer küçük cadı. Futbol ilgi alanlarına girmese bile, sırf olayın dışında kalmamak için ”biz de varız, biz de biliriz” modunda kadınlık iç güdüleriyle çığlık çığlığa olur olmadık pozisyonlarda bile kıyametler koparıyorlar. Fenerbahçe Beşiktaş maçının penaltı anlarını ve skorunu biliyorum ama sorun maçı bana, maçtan bihaberim valla. Bu arada, liglerin başlamasına az kala şimdiden keyifli ve kazasız belasız bir futbol sezonu diliyorum herkese.






Ağustos 4th, 2009 on 11:42
Aaaa çok şekersiniz, inanılmaz mutlu oldum. Çok teşekkürler Deniz Derya Naz…
Ağustos 3rd, 2009 on 18:32
Tesadüfen keşfettiğim baygride Aslı Hanımı okumadan başlamazken hayata şimdi de çıkarken göz atmak lazım geliyor artık. Futboldan sonraki zevkimiz oldu Aslı Hanımı okumak