Bir sabaha daha uyanıyor nefesim, hissedişlerimin uyuşmaları karıncalandırıyor bedenimi. Nasıl bir haz ki bu, kalbim benden hızlı gidiyor, beynimin fütursuz serzenişlerinde…
Duyduğunu sanıyordun piyanonun klarnet olduğu gerçeğini gördüğünde. Zaten hep tezatlıklar kurbanı deilmiydin kendi doğrularını hırçın bir çocuk edasında anlatırken..
Önyargılarını, toplum diye ad takıp oysa sende yaşayan baskılarını, öğrenmeyi merak etmeyip, hep hazıra konmanın, kolaylıklarını, arzularını, budalalıklarını, kaygılarını hatta ve hatta içindeki fırtınalarını mütahit ana-babana değil de veraset ilanı çıkarılmış bir tapu olduğunu bilmemezliklere neden sığındırıyordun..!
Oysa kelimelere takılmaman gerektiğini, aynaya saçını düzeltmekten çok, memnuniyetlerinin, gururlarının, keyfini izlemek için baksaydın. İltifatlardan çok itirazların olsaydı benliğine. Dilde kalmış ben kelimesiyle başlayan cümlelerinden çok, hayır demeyi ve mütevazi olmayı bilseydin keşke…
Kandırdığını sandığın insanlardan çok, sanılgılarını at …!!Bak kandırdığın aynadaki sensin işte…
Ben yüzünü yıkamak isteyen aynayım.! Seni senden çok bendeki benden sayarım. Şaşkın bakışlarının hücrelerimi nasıl kamçıladığını anlatamam. Salgılarım boyutsuz, sınırsızken ben, neden kendimi kandırayım, bu cümleleri okurken senin örümcek ağıyla çevrelediğin kimliğimdeki çırpınışları almak isterdim.
Oysa senin için yazdığım şu satırları anlayabilmek için değilmi ki zaten bunca sabırlarım…Hey sen.. Çiçeksin demem sana, olsaydın şayet, çiçek kalırdın sen olmadan önce.
FARKINDALIKLARINI FARKET, BEDENİNİ HİSSET, SÜKUNETİNİ KEŞFET, RUHUNLA BEYNİNİ TEMİZLET..!! Sendeki senden ilerde, biryerde…ve sen işte… herhangi bir kimse…
ALMAK istediğine bak şu hayatta, ALGILAMAK istediğinden ötede…






Son yorumlar