Gözlerini olabildiğince açmış, hızlı nefes alışı çok net hissediliyordu, çevresinde birkaç defa döndü, kesik kesik inlemeleri “yardım edin” der gibiydi.

İnsanlar köpeğin bu tutarsız davranışlarından birşeyler seziyorlar ama konduramıyorlardı. Yıllardır mahalelerinde olan bu sokak köpeği; sevecen, uysal, koruma içgüdüsü olabildiğince gelişmiş ve belediyeninde kontrolünden geçmişti…

Ama bir sorun vardı, köpeğin bahçeye can havliyle girişi, davranışları olağan dışıydı, köpek daha fazla ayaklarının üstünde duramadı ve yere yığıldı…

Tüm komşular, mahalledeki tüm çocuklar toplanmış köpeğe yardım etmek için seferber olmuşlardı, sonunda köpeğin yere yığılışından bir zaman sonra ve hala nefes alıp verirken komşulardan birinin çağırdığı veteriner geldi, “zehirlenmiş” dedi. Köpek yalvaran gözler ve daha hızlı nefes alış verişin ardından kafasını yere yasladı, gözleri kapandı, artık nefes almıyordu.

Orada bulunanların gözleri doldu, yetişkin insanların çocuklara bu görüntüyü göstermeme çabaları yetersiz kalmış, bir canlının ölüm anına herkes şahit olmuştu.

Hayvan barınağının olduğu, belediyenin köpekler konusunda gerekli uygulamayı yaptığı bu yerde bir insanın köpek zehirlemesinin, bir cana kıymasının akla getirdiği soru;

Acaba kim KÖPEK ?

oldu…

Hiç bir sebep insanın doğaya ve hayvanlara karşı gaddar davranmasını haklı göstermez…

About Cengiz Aydın

Cengiz Aydın has written 1010 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 18 Mayıs 2010 -- Toplu taşıma aşkları (0)
    Trende, tramvayda, otobüste, Minibüste ya da her neyse... Sağa-sola bakınırken görürsün onu. Yolculuk boyunca bakışırsınız. Yıllardır tanışıyormuşçasına... Ama cesaretini toplayıp konuşamazsın on...
  • 23 Şubat 2009 -- Cemal Süreya “Hüznün kuşları” (0)
    Yine uzun gecelerden biri ve ben canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını...Cemal Süreya'nın bir şiiri yüreğimde... Ben bütün hüzünleri denemişim kendimde canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını bir...
  • 11 Mart 2011 -- Kaçış kendinizedir (0)
    Belki bir gün saklambaç oynamaktan usanacağım, hayat ışığının pervanesiyim biliyorum... Kanadım kırılırsa uçamam onuda biliyorum, ne zormuş insan içinde yaşamak, bilipte konuşamamak. Aslında kafaya...
  • 16 Kasım 2011 -- Babam’ın mavi gözleri artık bakmıyor… (10)
    Canım babam; Kurtulamadın azrailin elinden, Çok çabaladın ama yenemedin... Artık yoksun biliyorum. Ama her şey hayalmiş gibi geliyor. Sanki telefon çaldığında sesini duyacağım ''kızım fikriye nasıls...
  • 07 Eylül 2010 -- Bir bulut olsan (2)
    Dışarıda bir eylül günü... Ne çok serin hava ne de çok sıcak. Biraz sıkıntılı bir gün sanki. Yağmur bulutları başımı kaldırdığımda gökyüzünde simsiyah halleriyle en tepemde. Sevmiyorum ben yağmur b...
  • 24 Haziran 2010 -- Ruhum geçmişin gölgesinde uyuyor (1)
    Yine ıslandı kirpiklerim. Maziyi andım bugün içten içe. Boğulurdu, bakınca gözlerine gözlerim, Düşler kurardım, seni göremeyince. Dudaklarınla ıslanan dudaklarım, şimdilerde adına şerh koyuyor. ...