Hayatında ilk basışı çürük tahtaya, O’na ağır bedeller ödetti. Çocukken arkadaşlarıyla viran bir evde keşif yaparken çürük tahtaya bastı. “Beynine giden damar zedelenmiş, krizleri ondan” demiş doktor. O gün den sonra ne zaman geleceği belli olmayan krizlerle yaşadı.
Çalışamadı akranları gibi, taşın suyunu çıkaramadı. Babası o çok küçükken ölmüş. Ben çok az hatırlıyorum. Öldükten sonra öfkeli gözü kara bir çocuk oldu. Hani “göğe taş atıp altına duran çocuk” lardan. Nerede, ne zaman oyunu dağıtacağı belli olmazdı. Git gide içine kapandı. Kocaman tahta kapılarının önünde olurdu hep. Yanına oynamaya gittiğimde konuşmaz oldu benimle.
Bir kere konuşalım diye çok ısrar ettiğimde kapılarındaki eşiğe itti. Kolum kanadı, dönüp bakmadı. Ağlaya ağlaya eve gittim. Annem O’nunla oynamayı yasakladı.
Ben gizli gizli gittimse de yüzüme bakmadı. Ama bir Ramazan Bayramında, büyük çocuklar topladığım harçlıkları elimden aldılar beni yere düşürdüler bembeyaz elbisemde temiz yer kalmadı. O an nereden çıktıysa… Çocukları döverken ceketini kucağımda sımsıkı tutuyordum. Çocuklardan paramı aldı, elime verdi. Ceketini sertçe çekti elimden ve ne işin var kız başında buralarda dedi…
Gizlice girdiğimiz bir evin bahçesinde yüzümü yıkattı. Ağaçtaki asılı havluyu verdi yüzümü sildim. O saçımdaki otları ayıklarken ben içimi çeke çeke eteğimi silkeledim. Kapının eşiğine kolonya ile tabakta şeker gördü. Tabaktaki şekerin yarısını benim ceplerime yarısını kendi cebine döktü. Kolonyayı üstüme başıma döktü. Şişeyi elime verdi bende ona döktüm.
Yanında koşar adımla giderken yüzüne bakmaya çalışıyordum. Mahalleye gelince ayrıldı. Bir daha hiç konuşmadı benimle. Atı oldu tek dostu. Tarlalara gitti onunla ve anasıyla. Kriz geçirir diye anası hiç bırakmadı peşini. Ağırına gitti gitmesine ya, çare yok… Bağ- bahçe, ekin-dikin hayatının amacı oldu. Yağmur süsledi hayallerini, bereketli yağmurlar.
Hastalığına kafa tuttu, yenik düşse de teslim olmadı. Sadece askere giderken 1 ay ayrıldı atından, anasından. Asker duasına bende gittim. Akranlarıyla tek sıra olduğunda, ellerini açıp dua ederken. Anasına baktı, ablasına ve onun için dua etmeye gelen bizlere… İçini çekti derin derin iki kere. Ama hastalığı yüzünden çürüğe vermişler, yıkılmış. Oysa ne kadar inat etmişti yaşıtlarıyla asker olmayı. Teslim olmasa da gene yenilmişti hastalığına. Çevre köylerden kız bulunmuş, gidilmiş istenmiş.
Gelin getirildi evine körpecik güzel gözlü güzel bakışlı köy kızı. Gülüşü, süt gibi dişleri, belim belirsiz gamzeleri hastalığını unutturuyordu. Seviyordu karısını, incinir diye çok korkuyordu. Düğününde sini sini yemek taşıdım. Bir kere göz göze geldik yıllar önceki çocuk gözlerimizle… Gülümsedi, gene konuşmadı benimle. Aslında kimseyle konuşmadı. İnsanlarla konuşmayı unuttu. Herkese bana yaptığı gibi gülümsedi.
Tabi her şey çok güzel olmadı. Köylü kızın güzel gözleri açıldı. Açıldıkça güzeller gördü, gördükçe istedi… İstemekle olmadı elbet. Para gerekti. Oysa yağını kendi ektiğiyle kavurup doyurdu karnını o vakte kadar. İhtiyaç görmedi bu zamana kadar karısının heves ettiklerini. O anasından öyle gördü (görmedi). Anası da heveslenememiş fakirlikten. Yoksa oda görmüş güzelleri, isteyememiş.
Karısı istedi o alamadı… İlk defa hissetmiş fakirliğin acizliğini iliğine kadar. İsyan etti gizemli, gamzeli köylü kızı. İsyan etti yokluğa, yoksulluğa, kocasına…
Dayanamadı. O da isyan etti Allah’ına… Atının yanına gitmiş konuşmuş, helalleşmiş. Hayatta hiç bir şey pes ettiremedi ama yoksulluğun ağırlığını kaldıramadı. Ağaçlarını böceklerden koruduğu zehiri içmiş kana kana. Yığılmış hatılın dibine. Kapamış gözlerini son damlasını akıtarak.
Eğilmiş at solumuş yüzüne, nefesinden nefes, ömründen ömür verir gibi. Nafile… Atının çaresiz akan göz yaşı soluk yüzüne düşmüş ve iki damla birleşip yol almış…



Ekim 5th, 2009 on 22:36
yorumunuz için teşekkür ederim Aslı. keşke şimdi gene olsada beni korusa derim zaman zaman bu dönemin kötü çocuklarından.
Eylül 11th, 2009 on 03:23
Okurken bir sizin çocuk gözleriniz oldu gözlerim, bir de Onun dudak kenarında ki gülümsemesi oldu dudaklarım. Çok güzel yazmışsınız, kaleminize ve yüreğinize sağlık.