Kadının adı yoktu yurdumda. Herkes bilirdi bunu. Bilmek önemli değildi. Cesurca söylemek, söylediğinin arkasında durmak, her tepkiye karşı doğru bildiğini yapmaktı.
Çünkü herkes biliyordu, kadının adı yoktu yurdumda. Ama bunu bilmek yetmiyordu. Çözüm, kadının adını koymaktı. Kadının bir kimliği vardı, bunu bilmek de yetmiyordu.
Kadın gücünü kullanmalı kendini kullandırtmamalıydı. Çünkü kadın bir birey olmalı, karakterli olmalı, silik olmamalıydı. Bilmek yetmiyor göstermek, bilgisini paylaşmak gerekiyordu. Kadın cesur, kadın çağdaş olmalıydı benim yurdumda, “Aydın kadın, aydın gelecek “ demekti.
İşte tam orada mücadeleci bir kadın yüreklerimizde yer etti. Duygu Asena!
Biz kadınlar aynı Duygu larla çıkmak istedik yola. Çünkü o içimizde kor olan bastırılmışlığı, ezilmişliği, silikliği körükledi. Yüreğini, beynini yeteneğini çok önemli bir dava için kullandı.O en uygun, kendine has, kendine güvenen tavrıyla aydınlattı yıllarca bize bizi.
Erkek egemen bir toplumda, Türk Kadını’nın bir yeri olduğunu sesini yükselterek cesurca savundu.Kimliği için savaşırken kadın olmaktan utanmadan, kadın olmanın tadını çıkarmayı öğretti bizlere.
Maço olmanın kutsal sanıldığı yurdumda O, kararlılıkla karşı durdu. Kodumu oturtanların sinirini bozdu. Dinsel yaptırımlarla silikleştirilen mantığa karşı durdu ve “Kadınlarımızı ancak bizim düşüncemiz kurtarır” diye uzun nutukları atanların ezberini bozdu. Çünkü kadın, kurtarıcı aramadan kendi gücüyle ve zekasıyla var olma gücüne sahipti.
Hakarete uğradı, alay edildi, cinsel kimliği istismar edildi. Sadece erkeklerden değil hemcinslerinden de tepki aldı. Ama o güçlüydü, karalıydı ve doğru bildiğini yapıyordu. O yılmadı, üniversitede genç kızlarla sohbet etti, yurdumun en ücra köşelerinde seminer ve panellere katılıp kadınlara kadın olmayı, feminizmi anlattı.
Feminizm…
Feminizm kuru bir mantık değildir. Yıllarca bunu anlattı insanlara, cinsiyet ayrımı yapmadan.
Kimdi Feminist Kadın?
Feminist Kadın kimliği olan, çağdaş, uzlaşmacı, düşünen, soran sorgulayan, okuyan, okuduğunu anlayan, anlatan, hakkını savunan, cinselliğini tabu etmeyen, cinselliğini kullanmadan var olduğunu gösterebilen, paylaşımcı, aydın kadın feminist kadındır. Buna itirazı olan?! Zaten bu saydıklarım insanı insan yapan değerler değil midir? İnsanın en doğal hakları değil midir?
14 yaşımdaydım “Kadını Adı Yok” kitabını okuduğumda… Bir solukta bitirdim, zaman zaman kızaran yüzümle. Çünkü ben kadını ilk defa bu kadar net ve cesur cümlelerle okuyordum. Her evrenin yaşanılası ve doğal olduğunu bu kitaptaki satırlar anlattı bana. Yaşadıklarım, değişimlerim doğalmış meğer. Utanılacak bir şey yokmuş.
Paylaştım diğer arkadaşlarımla kitabımı paramparça olana kadar. O günden sonra Duygu Asena’cılık oynadık. Sana güle güle demiyorum Duygu Asena. Yüreğimde yıllar önce ki aynı Duygularla merhaba diyorum.
Şimdi bayrağı bütün Duygularla devralıyoruz…



Son yorumlar