defterimKızkardeşimle paylaştığımız, sadece ikimize ait bir kara kaplı defterimiz var.

Geçenlerde birlikte kahve keyfi yaparken, üzerine de iki lafın belini bükerken, ”sence neden bir kara kaplı defter edindik ki biz?” diye sordum kendisine. Bir an şaşırdı, ama düşüncelerini hiç oyalamadan hemen cevap verdi. ”Kırıldıklarımızı kırmayalım diye” dedi.

Evet aynen öyle. Kimsede bir acı lafımız olmayacak, kimseyi bile bile kırmayacağız ya, işin kolayını bulmuşuz. Öfkelenmek çok insani bir durum ama yamuk yapan tüm yanlışlara doğru olarak durmuşuz. Kİmi selam vermemiş, kimi bize ayıp etmiş, kimi yan bakmış, kimi surat asmış, kimi yamuk yapmış, tarafımızdan kiminin yalanı yakalanmış vs. Biz de atlamamışız, bir güzel kara kaplı defterimizde kayıt altına almışız. Laf çarpmamışız, acı cevap döndürmemişiz, yüze vurmamışız. Ne yapmışız? Kara kaplıya güven duymuşuz. Kapağını kapatınca da kinlenmeyi unutmuşuz.

Aynı gün, kahve keyfi yaparken henüz defterimizin lafı da açılmışken, kimler var kara kaplı defterin kara listesinde bir hatırlayalım dedik. Koptuk gülmekten. Kimler yok ki? Arkadaşı, akrabayı geçtim işi iyice abartmış asık suratlı olduğu için bir mağazanın tezgahtarından tutun da, içtiğimiz sigaramıza ağır laf söyledi diye, bir cafe sahibi bayana kadar pek çok insanı deftere işlemişiz.

Bir zamanlar, öfke duyulması gerekenler o zararlı duygumuzu yaşamaya fırsat bulamadan kara kaplı defterde fişlenince, bugün o günkü öfkeler bize birer eğlence.

Kırıldıklarınızı kırmamak için siz de yanınızda bir kara kaplı defter bulundurun. Öfkerinizi eğlendirin, güldürün.

Şiddetle tavsiye ediyorum.

About Aslı Özden

Aslı Özden has written 455 post in this blog.

Benzer yazılar

  • 24 Ocak 2010 -- Gerçek aşkın acısı geçmez, hafifler (7)
    Sözünü ettiğim, gerçek aşk. Hakiki, sahici, kör edici cinsten olan. Kendinden vazgeçiren, önceliği sevdiğine verdiren o muazzam histen bahsediyorum.   Öyle günümüzde ayağa düşmüş hallerdeki duygudan...
  • 18 Ocak 2010 -- Yedi krala küstüm (5)
    Dönüp tarihime bakıyorum, şimdiki bana ben bile şaşırıyorum. Ben ki yedi kralla barışıktım oldum olası. İyi de yedi kralın yediside mi bana yamuk yaptı? Bu ne izolasyon böyle bendeki. Bu nasıl padişah...
  • 04 Ocak 2010 -- Kendim için seviyorum (8)
    Ne olursa olsun ve kim olursa olsun, düşmüyor içimde hazan yaprağı. Kimse ölmüyor yüreğimde, izin vermiyorum. Elim varmıyor bir kazma bir kürek alıp iç çeperlerimde mezar kazmaya. Gönlüm el vermiyor y...
  • 26 Aralık 2009 -- Kaç mevsim buruşturduk seninle (2)
    Yine el ayak çekildi. Yine çöktüm gecenin başına, iki kişilik yalnızlığımla. Yüreğimin çilingir sofralarında seninle demleniyorum. Biliyor musun her esirgediğin sözün, her kısa cümlen ayrı bir meze...
  • 16 Aralık 2009 -- Oyun değil, hayat bu (3)
    Oyun değil hayat bu...Eğer hayat oyun olsaydı, bu kadar zorlanmazdık. Dizlerimiz kanardı en çok, bu kadar paralanmazdık. Hata yapmazdık bu denli, kurallara uyardık.Yok olmadı mı, mızıkçılık yapar, rah...
  • 19 Ekim 2009 -- Tatlı dile, güler yüze tav oluyorum (1)
    İş yoğunluğumdan arta kalan zamanlarımda, genelde haftasonlarında kendimi şımartmak istediğimde, bir alışveriş merkezinin orta katında, sigara içebildiğim balkonlu restauranda, somonlu makarna yerim. ...