Kızkardeşimle paylaştığımız, sadece ikimize ait bir kara kaplı defterimiz var.
Geçenlerde birlikte kahve keyfi yaparken, üzerine de iki lafın belini bükerken, ”sence neden bir kara kaplı defter edindik ki biz?” diye sordum kendisine. Bir an şaşırdı, ama düşüncelerini hiç oyalamadan hemen cevap verdi. ”Kırıldıklarımızı kırmayalım diye” dedi.
Evet aynen öyle. Kimsede bir acı lafımız olmayacak, kimseyi bile bile kırmayacağız ya, işin kolayını bulmuşuz. Öfkelenmek çok insani bir durum ama yamuk yapan tüm yanlışlara doğru olarak durmuşuz. Kİmi selam vermemiş, kimi bize ayıp etmiş, kimi yan bakmış, kimi surat asmış, kimi yamuk yapmış, tarafımızdan kiminin yalanı yakalanmış vs. Biz de atlamamışız, bir güzel kara kaplı defterimizde kayıt altına almışız. Laf çarpmamışız, acı cevap döndürmemişiz, yüze vurmamışız. Ne yapmışız? Kara kaplıya güven duymuşuz. Kapağını kapatınca da kinlenmeyi unutmuşuz.
Aynı gün, kahve keyfi yaparken henüz defterimizin lafı da açılmışken, kimler var kara kaplı defterin kara listesinde bir hatırlayalım dedik. Koptuk gülmekten. Kimler yok ki? Arkadaşı, akrabayı geçtim işi iyice abartmış asık suratlı olduğu için bir mağazanın tezgahtarından tutun da, içtiğimiz sigaramıza ağır laf söyledi diye, bir cafe sahibi bayana kadar pek çok insanı deftere işlemişiz.
Bir zamanlar, öfke duyulması gerekenler o zararlı duygumuzu yaşamaya fırsat bulamadan kara kaplı defterde fişlenince, bugün o günkü öfkeler bize birer eğlence.
Kırıldıklarınızı kırmamak için siz de yanınızda bir kara kaplı defter bulundurun. Öfkerinizi eğlendirin, güldürün.
Şiddetle tavsiye ediyorum.



Son yorumlar