Dünya tarihine ve kendi tarihimize baktığımızda, bu dünyada kral, sultan ve hanedanda olsan veya bunların bir mensubu dahi olduğunda bile az veya çok mutlaka ödenen bir bedel olduğu görülüyor.
Osmanlı hanedan üyeleri de 3 Mart 1924 de Meclis kararıyla Türkiye’den çıkarılıp yabancı ülkelerde yaşamak zorunda kalınca, hanedanlığın acı bir bedelini ödemek durumunda kaldılar. 1974’de çıkarılan af ile bir kısmı geri dönse de kendi hallerinde zor şartlarda yaşayıp sessizce ortadan kayboldular.
Bunların içinde yaşayanlardan birisi olan 1912 İstanbul doğumlu, Osmanlı hanedanının son temsilcisi Şehzade Ertuğrul Osman Osmanoğlu da 97 yaşında hayata veda etti. Osmanlı devletinin tarihe karışmasından tam 87 sene sonra. Sultan Abdülhamid’in sekiz oğlundan biri olan Mehmet Burhaneddin’in oğlu olan Ertuğrul Osman Osmanoğlu, son Osmanlı Sultanı dedesi Abdulhamid’ i dünya gözüyle gören son kişiydi.
Bu gün hanedanlıktan kalan yaşayan birisi yok ama hanedanlığın dünyaya hükmettiği muhteşem bir imparatorluk mazisi ve tarihi ile onların bıraktığı birçok eser, Modern Türkiye’nin daima aklında ve gönlünde yer ederek yaşamaktadır.
Osmanlı Monarşine ve onun ünvansansız mensuplarından olan Ertuğrul Osman Osmanoğlu’na cenaze töreni sırasında gösterilen ilgi ve alakada, bu gönülde ve akılda olmanın bir tezahürü olsa gerek.
About Selami Aydın
Selami Aydın has written 144 post in this blog.
Benzer yazılar
- 04 Kasım 2009 -- Domuz Gribi hükümeti devirebilirdi! (0)
Sağlık Bakanlığı geçen sene dünyada meydana gelen domuz gribi salgınının bu yıl da olabileceği endişesi ile Dünya Sağlık Örgütünün de verileri doğrultusunda alınabilecek önlemleri görüşerek bu salgına... - 03 Kasım 2009 -- Başıbüyük eğitim vadisi, sonbaharın son günleri (2)
Etraftaki ağaçlar, yapraklarının bir kısmını dökmüş, bir kısmını da dökmek için sanki gün sayıyor. Çam’lar ise gizliyor düşen yapraklarını. Her mevsim olduğu gibi yine yem yeşil. Güneş bazen insanın ... - 26 Ekim 2009 -- Duvardaki resim (2)
Bir zamanlar Anadolu da küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde ve çeşitli küçük mağazalarda duvara asılan çerçeveli bir resim çok dikkat çekiciydi.
Ticaretle ilgili iki figür resmedilmişti. Bir t... - 22 Ekim 2009 -- Hastaneye aldırdığı cihaz hayatını kurtardı (0)
Yüzlerce hastayı sağlığına kavuşturmuştu. Bilgisi kuvvetli eli çok iyi bir doktordu. En zor bölgelerdeki kötü parçaları tere yağdan kıl çeker gibi alır. Başka yerlere zarar vermeden işini bitirirdi. İ... - 16 Ekim 2009 -- Başa düşen aklar (2)
Ağaçlarda yeşerirde taze yapraklar
Bilmezler ki hazan da sararıp solacaklar
Hoyratça harcama şu güzel ömrünü
Bilesin ki bir gün, başa düşecek aklar
Kışın kupkuru, yalnız kalsa da dallar
Bilirle... - 14 Ekim 2009 -- Süreç normalleşti mi ? (0)
Ülkemizde çok partili döneme geçişimizden bu yana demokrasimizi rayına oturtmak adına çok mücadeleler verilmiştir ve hala daha verilmektedir. Bu mücadele birçok defa sekteye de uğramış, her sektenin s...
Son yorumlar