Bilindiği üzere İstanbul’da tarihin en büyük sel felaketlerinden biri yaşandı. Otuz’un üstünde vatandaşımız hayatını kaybetti ve bu olay sonrası siyasetteki gelişmeler ise şöyle oldu;
İktidar cephesi;
* Arama kurtarma ekipleri ve diğer ekipler olay mahalline gönderildi.
* Kamuoyuna nasıl mesaj verilebilir diye bir başka gurup oluşturuldu ve arşive gönderildi. Arşivde bu bölge ile ilgili muhalefetin şerh koyduğu kararlar, engeller vs. bilgileri toplanarak dosya oluşturuldu.
Muhalefet cephesi;
*Olay mahalline gidildi ve dolaşıldı.
*Onlarda arşive indi, kimin döneminde tır garajına ruhsatlar verildi, kim ne kadar dere ıslahı yaptı. Dere yataklarını kim? Nasıl? Niye? değiştirdi gibi bilgiler toplanarak bir dosyada onlar oluşturdu.
Kamuoyunun önüne çıkıldı ve başladı tartışmalar
—Tır garajına ruhsatı siz verdiniz
—Hayır, biz vermedik siz verdiniz
—Dereleri en çok biz ıslah ettik
—Hayır, siz değil en çok biz ıslah ettik
—Oralarda rant vardı onun için dere yatağını değiştirdiniz.
—Hayır rant diye bir şey yok, bilmem ne kurulu kararı ile öyle yaptık
—Dere yatağındaki evleri boşaltamadınız.
—Evet, boşaltamadık ama niye boşaltamadık bir sorun bakalım.
—Rica ederim efendim, böyle konuşmayın
—Ben size rica ederim…
Gibi uzayıp giden anlamsız kısır çekişmeler. Bu nedenle siyaset acıyı paylaşamadı. Aslında vatandaş iş yapanı da yapmayanı da biliyor ve seçim döneminde zaten değerlendirerek kararını veriyor. Bu acı karşısında yukarıdaki diyaloglara girilmeden,
İktidar
—Bu büyük sel felaketinden zarar gören vatandaşlarımızın öncelikle maddi zararları giderilecek. İleride tekrar etmemesi için ne gerekiyorsa yapılacak. Bundan hiç kimse şüphe duymasın. Bunun için hemen çalışmalara başlıyoruz.
Muhalefet
—Bizde zarar gören vatandaşlarımızın yanındayız. Bunu karşılaması için hükümete destek vereceğiz. Takipçisi olacağız. Ayrıca bu olayın tekrarlamaması için biz de ayrı bir proje üreteceğiz,
Gibi yaklaşımlar sergilenebilseydi maddi ve manevi acıların yaşandığı ortamda siyaset acıyı paylaştı diyebilecektik ama olmadı! Ve sanırım yine birçok olayda olduğu gibi, bu olayda da acı unutuldu ve oy kaygısı öne çıktı.
Amerika ve dünyanın gelişmiş diğer ülkelerinde de bundan daha büyük ve yıkıcı seller, hortumlar, kasırgalar gibi doğal afetler olmakta. Böyle afetlerde iktidar ve muhalefetin davranış ve tutumları nasıldır? Bizdeki gibi mi?
Merak ediyoruz!






Eylül 16th, 2009 on 12:22
Yorumunuzu aldım teşekkürler…
Eylül 16th, 2009 on 07:07
Bu arada, sevgili yazar arkadasim gecikmis cevabim olan, menzil ustu yorumumu aldiniz mi?
Eylül 16th, 2009 on 07:04
Bir kasirgazede olarak cok net yazabilirim ki, ewt siyaset her yerde ayni igrenclikte.