konuya ait gorselGünümüzde; partnerlerinin isteği ve bilgisi dışında onay almadan hamile kalarak çocuk sahibi olmaya karar veren kadınlar türedi.
 
Hiç tasvip etmediğim, bu kadın türü, bencilce tek başına bebek sahibi olmaktan tutun da birlikte oldukları erkekten, önce biyolojik olarak sonra da başka menfaatlerinde kullanma amaçlı tehlikeli planlar yapıyorlar. Erkekler için kabus gibi bir şey olmalı bir kadının kendilerine, ”Hamileyim,sen istesen de istemesen de ben kararımı verdim. Bu bebeği doğuracağım” diyen cümleleri. Aslında bu kadınlar, annelik iç güdüsü adı altında birer sperm hırsızı.
 
Herşey ne kadar da değişti. Bazen düşünüyorum da, gerçekten de ”ayaklar baş, başlar ayak oluyor” aslında. Bir zamanlar filmlere bile konu olmuş olan tertemiz genç kızların iğfal edilip, istekleri dışında hamile bırakılmış oldukları geliyor aklıma. Köyde kentte, kızlık zarlarının yapısı itibari ile bakire çıkmadığı için öldürülen yada büyük bir utançla baba evine geri gönderilen masum gencecik kadınlar takılıyor hafızama.
 
Hayat intikam mı alıyor yoksa?
 
Dün ve bugüne dair yaşanan bu değişim karşısında ne yalan söyleyeyim ”Dedesi erik yemiş, torununun dişi kamaşmış” atasözüne şapka çıkarasım gelmiyor değil. Her iki cins de  kızmasın bana, çünkü ben kadın erkek süzgeçlerimi çalıştırmadan insan yanımla yazıyorum. Günümüzün sperm hırsızlığına göz atarsak, ”Keser döner sap döner gün gelir hesap döner” atasözünü de alkışlıyorum valla.
 
Hayata ekilmiş bir vakitlerin sperm savurganlığı, sperm hırsızlığını biçtiriyor galiba bu çağda.
 
 
Suskun: Aman tarlayı ekerken hasat zamanını unutmayalım. Her yaşta ve her konuda.

Benzer yazılar

  • 24 Ocak 2010 -- Gerçek aşkın acısı geçmez, hafifler (7)
    Sözünü ettiğim, gerçek aşk. Hakiki, sahici, kör edici cinsten olan. Kendinden vazgeçiren, önceliği sevdiğine verdiren o muazzam histen bahsediyorum.   Öyle günümüzde ayağa düşmüş hallerdeki duygudan...
  • 18 Ocak 2010 -- Yedi krala küstüm (5)
    Dönüp tarihime bakıyorum, şimdiki bana ben bile şaşırıyorum. Ben ki yedi kralla barışıktım oldum olası. İyi de yedi kralın yediside mi bana yamuk yaptı? Bu ne izolasyon böyle bendeki. Bu nasıl padişah...
  • 04 Ocak 2010 -- Kendim için seviyorum (8)
    Ne olursa olsun ve kim olursa olsun, düşmüyor içimde hazan yaprağı. Kimse ölmüyor yüreğimde, izin vermiyorum. Elim varmıyor bir kazma bir kürek alıp iç çeperlerimde mezar kazmaya. Gönlüm el vermiyor y...
  • 26 Aralık 2009 -- Kaç mevsim buruşturduk seninle (2)
    Yine el ayak çekildi. Yine çöktüm gecenin başına, iki kişilik yalnızlığımla. Yüreğimin çilingir sofralarında seninle demleniyorum. Biliyor musun her esirgediğin sözün, her kısa cümlen ayrı bir meze...
  • 16 Aralık 2009 -- Oyun değil, hayat bu (3)
    Oyun değil hayat bu...Eğer hayat oyun olsaydı, bu kadar zorlanmazdık. Dizlerimiz kanardı en çok, bu kadar paralanmazdık. Hata yapmazdık bu denli, kurallara uyardık.Yok olmadı mı, mızıkçılık yapar, rah...
  • 19 Ekim 2009 -- Tatlı dile, güler yüze tav oluyorum (1)
    İş yoğunluğumdan arta kalan zamanlarımda, genelde haftasonlarında kendimi şımartmak istediğimde, bir alışveriş merkezinin orta katında, sigara içebildiğim balkonlu restauranda, somonlu makarna yerim. ...