Ege’nin küçük ama şirin, incir ağaçlarının gölgesinde denize manzaralı kendi halinde bir şehri vardır.. Yazları o kadar sıcak olur ki “hani asfalta yumurta kırsanız pişer ya” o misal bunalırsınız, ama çaresini de vermiş güzel mevlam hemen ileride koca deniz durur serinlemek için.
Bu şehirde üç mevsim yaşanır! evet evet sadece üç mevsim.. sonbahar, yaz ve ilkbahar. Kış’a ne mi oldu ? kış teğet geçer oralara yada hafiften hissettirir ”ben buralardayım” der ve gider hepsi bu, ama asla tamamen gelmez..
Ormanlar çamdan ibaret değildir bu şehirde! ne mi vardır.? incir ve zeytin ağaçları..Zaten şehre girişte koca bir incir yaprağı karşılar sizi, sanki incirin anavatanına hoşgeldiniz der gibi..
Eskiler efeler diyarı derdi ki hala da öyle anılır. Yörük Ali Efe’nin diyarıdır burası. Zeybek oynar buranın insanları, harmandalıyla kanatlanıp uçarlar, her tokmak vuruşunda davula, daha sağam basarlar yere sahiplenircesine!
Yürekli efelerin, vatansever insanların topraklarıdır burası.. ki ne yunan caydırabilmiştir zulmüyle ne de fransız vaktinde!
Ege dedik malum denizsiz olmaz. İngiltere’den İtalya’ya Almanya’dan Amerika’ya tüm dünyada tanınan, nerdeyse her magazin programında işitip gördüğünüz türk sosyetesinin de tercihi(!) kuşadası gibi bir inciyi barındırır içinde bu şehir! Didim desen keza öyle..
Tarih yönünden de epey zengindir bu şehir; Efes antik kentini de sınırlarına almıştır ki, ege’de en çok turist toplayan tarihi mekan da burasıdır.. O kadar bahsettik herhalde anladınız hangi şehir olduğunu. Kim bilir belki kiminiz bu anlattıklarımı yerinde gördünüz ve içinizden ”eksik bile anlattın” diyor olabilirsiniz.
Evet, emin olun eksik bile anlattım, daha bir çok şey var anlatılacak, umarım başka sefere onları da anlatma fırsat bulurum. Ege’nin bu küçük ama şirin tatil ve tarih şehrine yani Aydın’a hepnizi bekleriz, görülesi bir yer olduğunu anlayacaksınız..






Son yorumlar