duaOkulda, öğle arasında 1 saatlik dinlenme süreçleri var öğrencilerimizin. Herkes kendi havasına bırakılıyor bu süreçte, tabi gözetim altında.
 
Kimi, kendi aralarında geliştirdikleri dilleriyle aşk yaşıyor. Kimi dans ediyor. Sürekli şarkılar çalıyoruz bu zaman zarfında. Çünkü, müzik, bizim çocuklarımızı rehabilite ediyor. Kimi benim evden götürdüğüm dergilerle haşır neşir dinlenme koltuklarında. Hepsi, kendi dünyalarını sergiliyorlar, dinlenme saatinde.
 
Toplantıdan çıktım, odama giderken dinlenme salonuna girdim. Kendimi çok önemli hissediyorum, sevgileri ve tezahüratları karşısında. Çullandılar yine üzerime. Kolum, bacağım, saçım her biri, birinin elinde, sevgilere boyandım yine sayelerinde.
 
Bir kaç tanesi, boş olan sınıfı gösterdiler ısrarla. Anlatamıyorlar da. Girdim, gösterilen sınıfa. Yaşları 20 civarı olan, Koray, Yaşar, Ferhat, Erkan boş sınıfta, durmuşlar cuma namazına. İtişe kakışa, gülüşe söyleşe yerlere yatıp yatıp secdeye varıyorlar.
 
”Allah kabul etsin, yavrular. Bakıyorum, mescite çevirmişsiniz burayı” dedim. Bastılar kahkahayı. Zaten nedense, ben ne söylesem acayip gülüyorlar. Bir söz çıksın ağzımdan da gülüşelim diye bakıyorlar.
 
Beni görünce, ”Bitti namaz” dediler. ”Yoo daha dua edeceğiz. Ben imamlık yapayım size, şimdi vaaz” dedim. Çok sevindiler. Önce anlayacakları dilden, kimseye zarar vermemelerini, arkadaşlarını sevip, iyi geçinmelerini öğütledim. Sonra sıra duaya geldi. Ben söyledim, onlar ”Amin” dedi.
 
Ooo, bir bilseniz, dualarımızdan kimler kimler nasiplendi. Belli mi olur, onlar melek. Bakarsınız kabul olur.

Benzer yazılar

  • 24 Ocak 2010 -- Gerçek aşkın acısı geçmez, hafifler (7)
    Sözünü ettiğim, gerçek aşk. Hakiki, sahici, kör edici cinsten olan. Kendinden vazgeçiren, önceliği sevdiğine verdiren o muazzam histen bahsediyorum.   Öyle günümüzde ayağa düşmüş hallerdeki duygudan...
  • 18 Ocak 2010 -- Yedi krala küstüm (5)
    Dönüp tarihime bakıyorum, şimdiki bana ben bile şaşırıyorum. Ben ki yedi kralla barışıktım oldum olası. İyi de yedi kralın yediside mi bana yamuk yaptı? Bu ne izolasyon böyle bendeki. Bu nasıl padişah...
  • 04 Ocak 2010 -- Kendim için seviyorum (8)
    Ne olursa olsun ve kim olursa olsun, düşmüyor içimde hazan yaprağı. Kimse ölmüyor yüreğimde, izin vermiyorum. Elim varmıyor bir kazma bir kürek alıp iç çeperlerimde mezar kazmaya. Gönlüm el vermiyor y...
  • 26 Aralık 2009 -- Kaç mevsim buruşturduk seninle (2)
    Yine el ayak çekildi. Yine çöktüm gecenin başına, iki kişilik yalnızlığımla. Yüreğimin çilingir sofralarında seninle demleniyorum. Biliyor musun her esirgediğin sözün, her kısa cümlen ayrı bir meze...
  • 16 Aralık 2009 -- Oyun değil, hayat bu (3)
    Oyun değil hayat bu...Eğer hayat oyun olsaydı, bu kadar zorlanmazdık. Dizlerimiz kanardı en çok, bu kadar paralanmazdık. Hata yapmazdık bu denli, kurallara uyardık.Yok olmadı mı, mızıkçılık yapar, rah...
  • 19 Ekim 2009 -- Tatlı dile, güler yüze tav oluyorum (1)
    İş yoğunluğumdan arta kalan zamanlarımda, genelde haftasonlarında kendimi şımartmak istediğimde, bir alışveriş merkezinin orta katında, sigara içebildiğim balkonlu restauranda, somonlu makarna yerim. ...