yağmur ve şehirBu gün, daha önceden randevusu alınmış 2 görüşmeye gittim, ilk olarak Pendik Kurtköy’deki Vıaport Outlet Shopping, ikinci olarakta yine Pendikteki NeoMarin alış veriş merkeziydi gittiğim yerler, Önceden yapacağım işle ilgili görselleri, ilgililere maillemiştim, sonuç olarak görüştüğüm bu 2 alış veriş merkeziylede anlaşamadık.

Öyle işte bakalım zaman nelere gebe ve neler göreceğiz.

Aşağıda deli bir şiir var, bu şiiri severim, yani verdiğim bir mesaj yok sadece güzel şiir.

Ay doğarken bir söğüdün ardından
Göl yüzünde sisli bir esinti ile
Akşamın göğsüne hüzün serperek
Ve Yağmurdan geceye çiçekli perdeler çekerek

Beni düşün, Beni düşün, Unutma

En umarsız en umutsuz günümde
Bağrına bir yumruk çökeldiğinde
Ve dağların mazlum ateşi
O güzelim saçlarına cayır cayır yanıp ulaştığında

Beni düşün, Beni düşün, Unutma

Beni düşün bir kavganın içinde
Helal bir ekemeğin peşinde
Ve kurtlardan arta kalmış yüreğimin
Can çekişen o son parçasınıda, sana sakladığımı bil
Bil ki haykırırcasına bu esir gövdemi yakarcasına
Kavuşmak için o serin bağrına
Ateşten bir yol arıyorum

Kar yağarken mor dağların ucundan
Sol yerinde sessiz bir inilti ile
Yastığın yüzüne yaşlar dökerek
Ve Akşamdan gizlice bir ah çekerek

Beni düşün, Beni düşün, Unutma

Kan kızılı bir gelincik seherinde
Sırtıma kahbe bir hançer indiğinde
Ve bu gencecik ve bu hemencecik ölüm
Çığırtken bir gazete başlığında
Çığlık Çığlık sana kavuştuğunda

Beni düşün, Beni düşün, Unutma

Beni düşün şehre her yağmur yağdığında
Islak ve kırılgan bir türkünün içinde
Göğsünden dudaklarına, doğru sancılı bir isyan kabardığında
Bastırarak kalbini avuçlarınla

Sesini okşadığımı bil
Bil ki yalvarırcasına, uzayan yollara dağılırcasına
Sonsuz bir mahşerin ortasında
Bir zemzem suyu gibi seni seni özlüyorum

Yusuf Hayaloğlu’na saygıyla…

About Cengiz Aydın

Cengiz Aydın has written 1010 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 08 Ağustos 2010 -- Usta (1)
    Okuyacağınız yazıyı 7 Kasım 2009'da yazmışım, ilginç olan şuki o günden bugüne değişen hiç birşey olmamış. "Hiç birşeyin tat vermediği, ha gayret mekanizmasının devre dışı kaldığı, belki kanıksamış...
  • 05 Haziran 2009 -- Bursa’da bir tatil günü (0)
    Dün izin günümdü. Geç saatte kalkıp bir güzel kahvaltımı yaptım, keyif çayımı da içtim... Saat 15:00 gibi dışarıda yağmur çiselerken dükkanlara bakarak uzun uzun yürüdüm. Biraz alışverişte yaptım t...
  • 14 Ekim 2009 -- Damat traşı benden sorulur (6)
    Bir otelin kral dairesindeydim. Kankamın elime doğmuş olan oğlu evleniyor.   Herkeste bir telaş, bir mutluluk. Şaşkınlık da cabası yanında. Çaylar kahveler içiliyor, ama hemen herkes ayakta. Bir böl...
  • 02 Şubat 2011 -- Niel’e mektuplar (0)
    Niel kısık bakışlı çocuk. Adına binlerce yemin bozdurdum. Kağıtla kaplı odamda ağıtlar yaktıım. Şimdi lüks ışığında bir şişe şaraba arkadaş oldum. Nasıl yok oldun aklım karıncalanıyor, burnum sızlı...
  • 30 Kasım 2009 -- Bu Sabah (0)
    Umut sabahın erken saatlerine denk gelmiş sanki, güneşin doğuşundan etkilenmişcesine, bulutlar kadar saf, yağmurlar kadar üklü yüreği, her bir damlasını sevgi dolu yüreklere serpmeye gelmiş gibi, yumu...
  • 24 Mart 2010 -- Bay Gri.com’un 2010 Blog Ödüllerine katılımı hakkında (13)
    Daha önce şurada yazmıştım BÖ (blog ödülleri) 2010'a başvurma süreci başladı diye, son başvuru tarihi 30 Mart 2010, www.baygri.com'un 2010 blog ödüllerine katılması konusunda hala karar veremedim. ...