Öyle anlar, öyle duygular, öyle rüyalar var ki, insan hiç bitsin istemiyor.
Zaman dursa diye içimizden yalvardığımız olmuştur hemen hepimizin. Bitmesin dediğimiz. O öyle bir andır işte. Bazen öyle bir ulviyetle ve kocaman sever ki insan, sevmesi tükenmeyecektir bilir de, sevdiğinin hayatında kalabilme telaşıdır tüm kaygısı. ”Sen sevmesen de olur, ama bana izin ver” der. ”Gitme” der. ”Bitme” der. O öyle bir aşktır işte. Ve öyle bir rüya görür ki insan, en kavuşamadığına hasretle sarılmıştır. Rüyadaki kucaklaşma, gerçeğinden daha gerçek kavuşmadır. O öyle bir rüyadır işte. Bitsin istemez insan.
Ve bazen, cebindeki kelimeler yetişmez acemiliğinden insanın. Yetirebilmiş bir şairin dizelerine sarılır, Bu öyle bir şiir işte…Yılmaz Odabaşı’ndan.
Bitme!
Bak içtim, yürüdüm, kederlendim.
Denize girdim, üşüdüm, sana geldim.
Düş bitmeden, sen bitme,
Bitmeden sevgi, gitme.
Bitme!
Bak koştum, savruldum, hep örselendim.
Cigara ziftlendim, ille de seni sevdim.
Uzaklarda öyle çok kederlendim.
Günler bitmeden bitme
Bitmeden hasret gitme.
Bu yangın geceler, bu intihar
Gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar
Ben dolunay, gecenin göğsünü yarar
Benim göğsümde de sana geniş bir yer var.
Düş bitmeden sen bitme
Bitmeden sevgi, gitme.
About Aslı Özden
Aslı Özden has written 455 post in this blog.
Benzer yazılar
- 24 Ocak 2010 -- Gerçek aşkın acısı geçmez, hafifler (7)
Sözünü ettiğim, gerçek aşk. Hakiki, sahici, kör edici cinsten olan. Kendinden vazgeçiren, önceliği sevdiğine verdiren o muazzam histen bahsediyorum.
Öyle günümüzde ayağa düşmüş hallerdeki duygudan... - 18 Ocak 2010 -- Yedi krala küstüm (5)
Dönüp tarihime bakıyorum, şimdiki bana ben bile şaşırıyorum. Ben ki yedi kralla barışıktım oldum olası. İyi de yedi kralın yediside mi bana yamuk yaptı? Bu ne izolasyon böyle bendeki. Bu nasıl padişah... - 04 Ocak 2010 -- Kendim için seviyorum (8)
Ne olursa olsun ve kim olursa olsun, düşmüyor içimde hazan yaprağı. Kimse ölmüyor yüreğimde, izin vermiyorum. Elim varmıyor bir kazma bir kürek alıp iç çeperlerimde mezar kazmaya. Gönlüm el vermiyor y... - 26 Aralık 2009 -- Kaç mevsim buruşturduk seninle (2)
Yine el ayak çekildi. Yine çöktüm gecenin başına, iki kişilik yalnızlığımla. Yüreğimin çilingir sofralarında seninle demleniyorum.
Biliyor musun her esirgediğin sözün, her kısa cümlen ayrı bir meze... - 16 Aralık 2009 -- Oyun değil, hayat bu (3)
Oyun değil hayat bu...Eğer hayat oyun olsaydı, bu kadar zorlanmazdık. Dizlerimiz kanardı en çok, bu kadar paralanmazdık. Hata yapmazdık bu denli, kurallara uyardık.Yok olmadı mı, mızıkçılık yapar, rah... - 19 Ekim 2009 -- Tatlı dile, güler yüze tav oluyorum (1)
İş yoğunluğumdan arta kalan zamanlarımda, genelde haftasonlarında kendimi şımartmak istediğimde, bir alışveriş merkezinin orta katında, sigara içebildiğim balkonlu restauranda, somonlu makarna yerim. ...
Son yorumlar