Trilye…Deniz ile doğanın içiçe olduğu, şehir hayatından uzak tarihi dokusu, cumbalı ve renkli boyalı kerpiç evleri, arnavut kaldırımlı sokakları, zeytinyağı ve zeytinleri, balık lokantaları ve sıcakkanlı insanları ile tarihin sayfalarına yolculuk yapıp konuk olmak gibi bir yer.
Haftasonu, keyifli ve huzurlu bir kaçamak yaptım, kendimi şımarttım. Trilye’nin sakinliğiyle uyudum, deniz kokusuyla uyandım. Camları buğulu fırının sıcacık ekmekleri ve simitleriyle süslü, güzel bir kahvaltı yaptım. Fırını geçince, asmaların sarmaladığı Orta Kahve’de sabah kahvemi içip sigaramın dumanını tüttürdüm.
Sahilde yürüdüm. Tarihi evleri ve mekanları gezdim. Sadece haftasonları hizmet veren, tarihi taş mektebin yanındaki Bakır Sahan mantı evinde, her yanına kadın eli değmiş güzel sunumu ve şahane lezzetiyle ikram edilen mantıyı mideye indirdim. Denize nazır bir mekan olan Çınar Restaurantta, içmeyi bilmediğimden, rakısız balığın dibine vurdum.
Dinlendim. Kendimi sıfırladım. Huzura bulandım. Evime döndüm. Güzel bir haftasonu kaçamağı için, size de tavsiye ediyorum.
About Aslı Özden
Aslı Özden has written 455 post in this blog.
Benzer yazılar
- 24 Ocak 2010 -- Gerçek aşkın acısı geçmez, hafifler (7)
Sözünü ettiğim, gerçek aşk. Hakiki, sahici, kör edici cinsten olan. Kendinden vazgeçiren, önceliği sevdiğine verdiren o muazzam histen bahsediyorum.
Öyle günümüzde ayağa düşmüş hallerdeki duygudan... - 18 Ocak 2010 -- Yedi krala küstüm (5)
Dönüp tarihime bakıyorum, şimdiki bana ben bile şaşırıyorum. Ben ki yedi kralla barışıktım oldum olası. İyi de yedi kralın yediside mi bana yamuk yaptı? Bu ne izolasyon böyle bendeki. Bu nasıl padişah... - 04 Ocak 2010 -- Kendim için seviyorum (8)
Ne olursa olsun ve kim olursa olsun, düşmüyor içimde hazan yaprağı. Kimse ölmüyor yüreğimde, izin vermiyorum. Elim varmıyor bir kazma bir kürek alıp iç çeperlerimde mezar kazmaya. Gönlüm el vermiyor y... - 26 Aralık 2009 -- Kaç mevsim buruşturduk seninle (2)
Yine el ayak çekildi. Yine çöktüm gecenin başına, iki kişilik yalnızlığımla. Yüreğimin çilingir sofralarında seninle demleniyorum.
Biliyor musun her esirgediğin sözün, her kısa cümlen ayrı bir meze... - 16 Aralık 2009 -- Oyun değil, hayat bu (3)
Oyun değil hayat bu...Eğer hayat oyun olsaydı, bu kadar zorlanmazdık. Dizlerimiz kanardı en çok, bu kadar paralanmazdık. Hata yapmazdık bu denli, kurallara uyardık.Yok olmadı mı, mızıkçılık yapar, rah... - 19 Ekim 2009 -- Tatlı dile, güler yüze tav oluyorum (1)
İş yoğunluğumdan arta kalan zamanlarımda, genelde haftasonlarında kendimi şımartmak istediğimde, bir alışveriş merkezinin orta katında, sigara içebildiğim balkonlu restauranda, somonlu makarna yerim. ...
Ekim 5th, 2009 on 21:27
Belki bir gün, site ekibimiz hep beraber ver elini Trilye…neden olmasın:)
Ekim 5th, 2009 on 17:23
Trilye’yi çok güzel yorumlamışsınız Aslı hanım, ruhumuza işledi, gitmiş kadar olduk.