Yüzlerce hastayı sağlığına kavuşturmuştu. Bilgisi kuvvetli eli çok iyi bir doktordu. En zor bölgelerdeki kötü parçaları tere yağdan kıl çeker gibi alır. Başka yerlere zarar vermeden işini bitirirdi. İyi bir eğitici idi aynı zamanda. Bilgi birikimini ve deneyimini aktararak birçok başarılı öğrenci de yetiştirdi.
Dünyada uygulanan en son teknolojik yenilikleri takip eder, gerekli cihazların ülkemizde de olmasını ister ve aynı zamanda alınmasına öncelik eder bu konuda çaba sarfeder uğraşırdı.
Görev yaptığı kuruma yeni bir cihaz alırlar. Bu cihaz kabaca; içine girildiğinde vücutta herhangi bir patolojik bulgu var mı? Yok mu? Diye hastayı tarıyor ve ön bilgi rapor ediyor. Söz konusu cihazı hastaneye kurdular ve kalabalık bir yönetim gurubuyla heyecanla, gururla incelediler.
İşte o sırada ilk birisi girsin de bir bakalım dediler. Cihaz nasıldır? Nasıl çalışıyor gibi. Genelde bu gibi durumlarda en çömez asistana veya başka bir çalışana deneme için uygulama yapılır. Fakat önce şaka ile karışık sonra da ısrarlar üzerine söz konusu hocanın cihazın içine girmesi ve ilk denemenin ona yapılması dile getirildi. Oda bu istekleri kırmayarak cihazın içine girdi ve ilk işlem yapıldı. Hiçbir şikâyeti yoktu ama tamamen tesadüfen girdiği bu cihaz belki de hayatının dönüm noktalarından birini oluşturuyordu. Çünkü vücudun bir bölgesinde iyiye yorumlanmayan bir işaret tespit edildi. Hemen diğer tetkikler ve tahliller derken sonuç kötü bir hastalık. Herkes şaşkınlık ve şok içindeydi.
Sonuçta, erken tanı koyulması ve cerrahi müdahalenin de iyi sonuç vermesi ile bu hastalık, bertaraf edildi.
Bu olay bir tesadüf müydü? Yoksa onu bu ilk denemeye iten, ameliyat edip sağlığına kavuşturduğu yüzlerce hastasının minnet ve şükran duygularının bir karşılığı mıydı? Neydi? Bilinmez!



Son yorumlar