kalbime neler oluyorBende  bir çarpıntı, bir hayali fener durumu. Nabız vurdu tavanlara, düşmüyor bir türlü. Aklım yorgan döşekte, vursam kafayı kalbimi çarptıra, çırptıra ritmik ritmik uyusam. Kanım deli deli aktıkça damarlarımda, ben yatağa kazınsam da nabzıma ayar çeksem halleri.
 
Tabi doğru doktora. Çünkü, etrafım evhamlı. Bir takım tetkikler yapıldı. Holter cihazı takıldı. 24 saat benimle yaşamak zorunda olan bir alet. Zavallı.
 
Gündelik yaşantımda her zaman ne yapıyorsam, kısıtlamadan devam. Alet tespit yapacak. Koşturuyorsam, spor yapıyorsam, çokça merdiven çıkıyorsam ya da yan gelip yatıyorsam aynen devam. Herşey serbest yani. Herşey(!) :)
 
Cihaz benimle bütünleştikten sonra eşim, bayrağı kızkardeşime devretti. Beni ona emanet etti. Alışveriş merkezine gitmemiz lazımdı. Ee her şey serbest, gider miyiz gideriz tabi. Vücuduma takılan aleti, birilerine göstermem lazım hem.
 
Güvenlik kontrolünden geçerken, güvenlik memuru kızcağıza üzerimdekini sıyırıp ”Canlı bomba” olduğumu ”Ne dersem, onu yapmaları gerektiğini” söylediğimde, kızcağızın gözleri faltaşı gibi açılırken, ben çimdik yedim kardeşimden. Cihaz ciddi olabilir ama ben sevmiyorum ciddiyeti. Ben ona takılmadım, o bende misafir. Bana, onun eli mahkum.
 
Sonuçta hiçbir şey bulamadı doktorlar. Herşey yolunda, benim sol yanıma takılı yumruk kadar dev şimdilik iyi yani. Ama ille de eşeği bir yere bağlayacak ya doktorlar, mevsim geçişinin beni zorladığını söylediler. ”Yaşlanıyorsunuz” diyen olmadı. Benim de onları zorlayacağıma akılları kesti tabi.
 
Kaç mevsim eskittim zorlanmadım da,  bu seneki mevsimin ne garezi var ki bana? Bir dellenme modunda olduğu kesin. Eh vardır bir bildiği.

About Aslı Özden

Aslı Özden has written 455 post in this blog.

Benzer yazılar

  • 24 Ocak 2010 -- Gerçek aşkın acısı geçmez, hafifler (7)
    Sözünü ettiğim, gerçek aşk. Hakiki, sahici, kör edici cinsten olan. Kendinden vazgeçiren, önceliği sevdiğine verdiren o muazzam histen bahsediyorum.   Öyle günümüzde ayağa düşmüş hallerdeki duygudan...
  • 18 Ocak 2010 -- Yedi krala küstüm (5)
    Dönüp tarihime bakıyorum, şimdiki bana ben bile şaşırıyorum. Ben ki yedi kralla barışıktım oldum olası. İyi de yedi kralın yediside mi bana yamuk yaptı? Bu ne izolasyon böyle bendeki. Bu nasıl padişah...
  • 04 Ocak 2010 -- Kendim için seviyorum (8)
    Ne olursa olsun ve kim olursa olsun, düşmüyor içimde hazan yaprağı. Kimse ölmüyor yüreğimde, izin vermiyorum. Elim varmıyor bir kazma bir kürek alıp iç çeperlerimde mezar kazmaya. Gönlüm el vermiyor y...
  • 26 Aralık 2009 -- Kaç mevsim buruşturduk seninle (2)
    Yine el ayak çekildi. Yine çöktüm gecenin başına, iki kişilik yalnızlığımla. Yüreğimin çilingir sofralarında seninle demleniyorum. Biliyor musun her esirgediğin sözün, her kısa cümlen ayrı bir meze...
  • 16 Aralık 2009 -- Oyun değil, hayat bu (3)
    Oyun değil hayat bu...Eğer hayat oyun olsaydı, bu kadar zorlanmazdık. Dizlerimiz kanardı en çok, bu kadar paralanmazdık. Hata yapmazdık bu denli, kurallara uyardık.Yok olmadı mı, mızıkçılık yapar, rah...
  • 19 Ekim 2009 -- Tatlı dile, güler yüze tav oluyorum (1)
    İş yoğunluğumdan arta kalan zamanlarımda, genelde haftasonlarında kendimi şımartmak istediğimde, bir alışveriş merkezinin orta katında, sigara içebildiğim balkonlu restauranda, somonlu makarna yerim. ...