O zamanlar benim başımda kavak yelleri, sen ise daha tanımamıştın bile ergenlik sivilcelerini.
İstemezdim arkadaşlarımın yanında seni. Ablalık iç güdüsü değil, ”Büyüdüm” gafletiydi benimki. Sen salonun büyük camlı kapısına burnunu dayardın, merak ederdin elbet senden büyükleri. Dayadığın kulağın değildi. Bilirim meraklı ve müzevir yanın oldum olası hiç olmadı. Hep anlayışlıydın hep iyi.
Ama hakkımı ver, ne bebeğinin saçlarını yoldum, nede hırpaladım seni. Geçmişe dair bir süreliğine kapalı kapılar ardından başka, olmadı aramızda kötü hatıra. Tam tersi, şükürler olsun demeli, o kadar çok iyi ki lerimiz var ki.
Bugün bütün kahkahalarımın yanında seninkileri duyuyorum. Bütün yaramazlıklarımda ben kardeş, sen abla oluyorsun. Çekilmez hergeleliklerimi çekiyorsun biliyorum. Hakkını ödeyemem, beni ben yapan süreçlerde, desteğinle en çok senin imzan var. Sağ omzumun hemen ardında, senin gölgen var.
Bugünümde, kardeşten çok öte, en iyi dostum sen olacakmışsın meğer, çocuk yüreklerimizle bunu o günlerde nereden bilebilirdim ki? Annem, benim için dünyaya getirmiş seni. İyi ki varsın. İyi ki…
About Aslı Özden
Aslı Özden has written 455 post in this blog.
Benzer yazılar
- 24 Ocak 2010 -- Gerçek aşkın acısı geçmez, hafifler (7)
Sözünü ettiğim, gerçek aşk. Hakiki, sahici, kör edici cinsten olan. Kendinden vazgeçiren, önceliği sevdiğine verdiren o muazzam histen bahsediyorum.
Öyle günümüzde ayağa düşmüş hallerdeki duygudan... - 18 Ocak 2010 -- Yedi krala küstüm (5)
Dönüp tarihime bakıyorum, şimdiki bana ben bile şaşırıyorum. Ben ki yedi kralla barışıktım oldum olası. İyi de yedi kralın yediside mi bana yamuk yaptı? Bu ne izolasyon böyle bendeki. Bu nasıl padişah... - 04 Ocak 2010 -- Kendim için seviyorum (8)
Ne olursa olsun ve kim olursa olsun, düşmüyor içimde hazan yaprağı. Kimse ölmüyor yüreğimde, izin vermiyorum. Elim varmıyor bir kazma bir kürek alıp iç çeperlerimde mezar kazmaya. Gönlüm el vermiyor y... - 26 Aralık 2009 -- Kaç mevsim buruşturduk seninle (2)
Yine el ayak çekildi. Yine çöktüm gecenin başına, iki kişilik yalnızlığımla. Yüreğimin çilingir sofralarında seninle demleniyorum.
Biliyor musun her esirgediğin sözün, her kısa cümlen ayrı bir meze... - 16 Aralık 2009 -- Oyun değil, hayat bu (3)
Oyun değil hayat bu...Eğer hayat oyun olsaydı, bu kadar zorlanmazdık. Dizlerimiz kanardı en çok, bu kadar paralanmazdık. Hata yapmazdık bu denli, kurallara uyardık.Yok olmadı mı, mızıkçılık yapar, rah... - 19 Ekim 2009 -- Tatlı dile, güler yüze tav oluyorum (1)
İş yoğunluğumdan arta kalan zamanlarımda, genelde haftasonlarında kendimi şımartmak istediğimde, bir alışveriş merkezinin orta katında, sigara içebildiğim balkonlu restauranda, somonlu makarna yerim. ...
Son yorumlar