Ülkemizde çok partili döneme geçişimizden bu yana demokrasimizi rayına oturtmak adına çok mücadeleler verilmiştir ve hala daha verilmektedir. Bu mücadele birçok defa sekteye de uğramış, her sektenin sonunda da normalleşme çabaları sürüp gitmiş ve ülkemizin gelişmesi adına bir o kadar da zaman kaybı olmuştur.
Bu oyunu bir türlü kuralına göre oynayamamışız. Kurallar koyulmuş ama zaman zaman güçlü olan bu kuralları hiçe sayarak oyunu kendi kurallarına göre oynamak istemiş ve oynamıştır.
Oyunu kuralına göre oynayıp iktidara gelen fakat istediklerini pek yaptıramayan iktidarlara, oyundan vazgeçmesi telkin edilse de bu sefer fazla başarılı olunamamıştır. İletişim çağında birçok şey deşifre edilmiş, halk olan bitenin iyice farkına vararak, demokrasi dışı güçlere pirim vermemiş ve onların yanında olmamıştır.
O tantanalı zamanlarda, bazıları tarafından şimdi yaşanılacağı ileri sürülen rejime ve karanlığa dair herhangi bir sıkıntı yaşanmıyorsa, o zamanın baş aktörleri acaba şimdi ne düşünüyordur?
Yoksa bütün bunlar devletin köşe başlarının kendileri tarafından tutulmuş olması ve bunların elden gidecek korkusu muydu? Veya daha önceki iktidarlara istedikleri her şeyleri yaptırıp şimdi yaptıramayacaklarını anlayıp(!)düzenin devam etmesini isteyenlerin hezeyanımıydı?
Bu anlamda günümüz iktidarı da başta sıkıntılar yaşasa da daha sonra süreç normalleşmiş, beğenilir veya beğenilmez ama süreci değiştirme yeri ve zamanının sandık ve seçim olduğu artık anlaşılmış gözüküyor.
About Selami Aydın
Selami Aydın has written 144 post in this blog.
Benzer yazılar
- 04 Kasım 2009 -- Domuz Gribi hükümeti devirebilirdi! (0)
Sağlık Bakanlığı geçen sene dünyada meydana gelen domuz gribi salgınının bu yıl da olabileceği endişesi ile Dünya Sağlık Örgütünün de verileri doğrultusunda alınabilecek önlemleri görüşerek bu salgına... - 03 Kasım 2009 -- Başıbüyük eğitim vadisi, sonbaharın son günleri (2)
Etraftaki ağaçlar, yapraklarının bir kısmını dökmüş, bir kısmını da dökmek için sanki gün sayıyor. Çam’lar ise gizliyor düşen yapraklarını. Her mevsim olduğu gibi yine yem yeşil. Güneş bazen insanın ... - 26 Ekim 2009 -- Duvardaki resim (2)
Bir zamanlar Anadolu da küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde ve çeşitli küçük mağazalarda duvara asılan çerçeveli bir resim çok dikkat çekiciydi.
Ticaretle ilgili iki figür resmedilmişti. Bir t... - 22 Ekim 2009 -- Hastaneye aldırdığı cihaz hayatını kurtardı (0)
Yüzlerce hastayı sağlığına kavuşturmuştu. Bilgisi kuvvetli eli çok iyi bir doktordu. En zor bölgelerdeki kötü parçaları tere yağdan kıl çeker gibi alır. Başka yerlere zarar vermeden işini bitirirdi. İ... - 16 Ekim 2009 -- Başa düşen aklar (2)
Ağaçlarda yeşerirde taze yapraklar
Bilmezler ki hazan da sararıp solacaklar
Hoyratça harcama şu güzel ömrünü
Bilesin ki bir gün, başa düşecek aklar
Kışın kupkuru, yalnız kalsa da dallar
Bilirle... - 12 Ekim 2009 -- Boğaziçi’nde zaman (0)
Sevgi gibi gönüllere akarak süzülmesini
Yamaçlarında açan erguvan ağaçlarını
Ulu çınarlar altında yosun kokan çay bahçelerini
Nice aşkları yaşamış Sevda tepesini
Salacak sahilinde el ele dolaşan s...
Son yorumlar