21 gramDün gece, DVD lerin olduğu dolabı yerleştiriyordum. Hepsinin tek tek tozlarını alıp yerlerine koyarken ”21 Gram” filmi elime geçtiğinde, bana bir anımı hatırlattı.

O zamanlar, oğlum henüz lisede okuyordu. Noel tatili için eve gelmişti. Birlikte satın almıştık ve birlikte izlemiştik, başrolünü Oscar’lı oyuncu Sean Penn’in oynadığı ”21 gram” filmini. Sonrasında film hakkında yorumlar yapmıştık oğlumla. ”Filmin adı neden 21 Gram, ne anladın söyle bakalım?” deyişi hala gözlerimin önünde.

Oğlum, benimle her tür sohbeti yapmayı, arada da beni sınamayı çok sever. ”Ruh, 21 Gram olmalı” demiştim sorusuna cevap olarak. ”Aferin” demişti büyük adam edasıyla gözleri parlayarak. Ve bilgi vermişti bana. ”ABD’li bilim adamı, Duncan MacDougall 1907 yılında yaptığı deneyler sonucunda ruhun ağırlığının 21 gram olduğunu ve ruhun varlığını kanıtladığını açıklamış” demişti.

Oğlum, tatilini tamamladığında, tüm okulun toplanacağı kayak merkezine gitmek için yola çıkmıştı. Her yıl, bütün okul öğrencileri, noel tatili sonrası bir kayak merkezinde buluşup 15 gün orada hem ders görüp hem de spor yapıyorlardı. Okulun, programı buydu.

Kayak merkezinde oldukları bir gün, oğlum beni telefon ile aradı. Sesi çok üzgün geliyordu. En sevdiği hocası ve yine kendisi gibi öğretmen olan eşi, dağda kayak yaparken kaybolmuşlardı. Arama kurtarma ile ilgili tüm birimlerin onları aradığını anlatmıştı. ”Bulunduklarında beni mutlaka haberdar et yavrum” diye tembih etmiştim. Ertesi gün akşam üzeri, telefonum çaldı. Arayan oğlumdu.  ilk sorum, ”Bulundular mı?” olmuştu. Oğlumun ağlamaklı sesinden gelen cevap, buz etkili ve dondurucuydu. ”Bulundular anne, ama 21 gram eksik olarak…”

Dün gece, tozunu aldığım film elimde, düşündüm kendi kendime. Bazen bir film adı, bir haberin mesajı olabiliyor. Sanırım hayat, her mesaja bir isim takıyor…

İlginizi çekebilir

  • 21 Ocak 2011 -- Teşekkürler Kürşat Şentürk 2 (4)
    Blog yazmak ile ilgili birşeyler yazmak istiyorum. Yazarak rahatlayan insanların bu amaca en kolay ulaştıkları mecralardır bloglar. Yazdıklarınızın binlerce insan tarafından okunması, bu gün ne yazaca...
  • 14 Nisan 2009 -- İlk emir oku ise, ikincisi yaz’dır (1)
    12 Nisan gecesi çok güzel hareketler bunlar' ı izlemeye başladım. Programın giriş bölümünde Yılmaz Erdoğan öyle bir söz söylediki çok hoşuma gitti. Aklımda kaldığı kadarı ile; ilk emir oku ise, iki...
  • 26 Temmuz 2011 -- Lütfen geceyi giyme (1)
    edilen duaların karşılığı; tanrının kapı önü sürprizi ve bir nevi emaneti… paraşütünün ipi kopunca yar'a çakılan ve çiçeklerini havada düşürmüş mişli geçmiş zamanların içi geçmiş adamı, şimdinin ...
  • 03 Eylül 2009 -- Yörük Ali Efe’nin diyarı (0)
    Ege'nin küçük ama şirin, incir ağaçlarının gölgesinde denize manzaralı kendi halinde bir şehri vardır.. Yazları o kadar sıcak olur ki "hani asfalta yumurta kırsanız pişer ya" o misal bunalırsınız, ama...
  • 11 Kasım 2009 -- Yeğenim domuz gribine çelme taktı (8)
    Bizim aile, modaya uymazsa olmaz. Madem gribin domuz cinsi moda bu yıl, kızkardeşimin 15 yaşındaki kızı, benim canım Mimiş'im Domuz gribi oldu.   Yurt dışında lise okuyan yeğenimden, 40.2 derece ate...
  • 07 Nisan 2010 -- Şoförün kulağına eğilerek bir şeyler fısıldadı (2)
    Tatillerini geçirmek için Ayvalık’ta bir yakınlarına gideceklerdi. Fakat kendi arabaları ile mi yoksa otobüsle mi gidecekleri konusunda bir türlü karar veremediler. Hüseyin yakın bir zamanda ikinci el...