cirakOkulun son günü karnesini almış, yaz tatiline hızlı giriş yapmıştı, öyle hızlı bir giriş ki; pazartesi sabahı Beşiktaş’ta bir kebabçıda paket servis elemanı olarak işe başlayacaktı.

Pazartesi sabahı Beşiktaş’a giden otobüse istemeyerek bindi, istemeyerek gitti o kebapçıya…Yapacağı iş basitti; telefonla verilen siparişi, siparişi verenlere teslim edecekti “o bir paket servis elemanıydı”.

Saat 12.30 gibi çalan telefonla ilk sipariş geldi “6 lahmacun 2′si acılı, bol garnitür, 2 ayran, yalnız bozuğum yok, arkadaş gelirken 100 tl üstü getirsin ”

Siparişler hazırlandı, siparişin gideceği adres kaba taslak tarif edildi, siparişlerin ne kadar tuttuğu söylendi, 100 tl’yi aldığında müşteriye vereceği paranın üstüde teslim edildi.

13 yaşındaki paket servis elemanı Erman, çalışma hayatına başladığı ilk günün ilk servisini yapmanın heycanıyla, adresteki çok katlı binadan içeri girdi, sipariş 5. kattan verilmişti, asansör aradı ama yoktu, başladı merdivenleri çıkmaya…

İkinci katla üçüncü kat arasındaki merdivenlere geldiğinde, yukarından aşağı acelece inen iyi giyimli kibar ve tebessüm eden bir adam; 5. kat daire 9′un Remzi beyin siparişlerimi? diye sordu.

Erman:
-Evet
Adam:
-Para üstünü getirdinmi?
Erman:
-Evet
Adam:
-Tamam sen para üstünü bana ver, seni bekliyorlar yukarıdan Remzi beyden 100 tl’yi alacaksın, “napalım karnımda aç ama acil çıkmam lazım hadi oyalanma çabuk ol”
Erman:
-Para üstü olarak getirdiği yaklaşık 85 tl’yi adama verdi.

Adam parayı alıp hızlıca uzaklaştı, Erman 5. kat daire 9′un kapısındaki zile bastı, kapı açıldı.

Kapıyı açan adam:
-Evet!
Erman:
-Remzi beyin siparişlerini getirdim,

Adam “burada Remzi diye biri yok, ayrıca sipariş falan vermedik” dedi. Erman yüzü kıpkırmızı olmuş bir halde elinde siparişlerle, beyninde ne olduğunu anlayamadığı bu olayın muhasebesini yaparak iş yerine geri döndü…

İş yerinin sahibine, başından geçenleri anlattı, dolandırıldığı para kadar bedava çalışarak borcunu ödedi.

Bitti.

Ey hayat benden aldıklarını nerene sokacaksın  çok merak ediyorum, sokamadıklarının iadesi varmı? varsa ben burdayım. Hasankeyf sular altında kalmasın, hayırlı günler.

About Cengiz Aydın

Cengiz Aydın has written 1010 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 19 Nisan 2010 -- Trafik işaret ve işaretçilerine uyalım (0)
    İtalya’nın Treviso eyaletine bağlı Mogliano kentinin caddelerine, yandaki görselde de görüldüğü gibi, üzerinde 'Dikkat, fahişe çıkabilir' yazan trafik işaretleri dikilmiş. Adı ilk anda akla gelmeye...
  • 28 Temmuz 2010 -- Ya sus ya konuş (0)
    Hadi bak yüzüme. Kaçırma gözlerini. Doya doya sevişsin gözlerin gözlerimle. Bu beni son görüşün. Bu senin kıyılarından son geçişim. Hiçbir şey dilemiyorum senin için bilirsin yapmacıklığı sevmem. V...
  • 14 Ocak 2011 -- Ce Ng(iz)aydıN “kısa kısa” bölüm 6 (2)
    *Şimdi sakin ol şampiyon ve benden yavaşça vazgeç, fedaraller peşimde! bir mülteci kampında kendimi hatırlayana kadar hafızam sana emanet… *Şeker kız Candy, Heidi ve büyücü şirin… sıyrıldınız zaman...
  • 07 Mayıs 2011 -- Pis bir komedi bu (2)
    Kelimelerim dilsiz benim suskunluğum huzur, dinginliğin zirvesinde otuzlu yaşların başında. Yaşanmışlıklar, hayatla alıp veremediğim her şey nefret uyandırıyor bünyemde. Herkesten önce kendimi sorgula...
  • 10 Mart 2009 -- Rahatmısın orada şimdi? (2)
    Oysa ne güzeldi bugün...Bir haber sarstı tüm gecemi. İlk sorduğum şu oldu; rahatmısın orda şimdi?  Bu kadar erken gitmenin ne alemi vardı ki? Gecenin sabaha koştuğu bu saatte, ne yersiz bir telefon...
  • 13 Aralık 2011 -- Kelebek ve Dalgıç Giysisi (0)
    çok uzun bir hikaye ve sırf o nedenledir ki size sadece hikayeyi anlatacağım aslında hikaye dediğime bakmayın gerçek bir yaşam öyküsü bu gerçek bir yazarın hayat hikayesi... evet başlıyor iş...