domuz-gribiSağlık Bakanlığı geçen sene dünyada meydana gelen domuz gribi salgınının bu yıl da olabileceği endişesi ile Dünya Sağlık Örgütünün de verileri doğrultusunda alınabilecek önlemleri görüşerek bu salgına hazırlıksız yakalanmamak adına bir çalışma yapar.

Üniversitelerden konunun uzmanı kişileriyle bir kurul oluşturur ve böyle bir salgın başlamadan önce ne yapılır, ne gibi önlemler alınabilir gibi sorulara cevap aramak için oturup konuşulur. Sonunda da birçok ülkenin yaptığı gibi yeni geliştirilmiş olan aşının siparişlerin verilmesine karar verirler. Böylece olabilecek salgın için önlemi önceden almış olurlar.

Bundan yaklaşık bir ay önce kamuoyuna, havaların soğumaya başlayacağı dönemlerde, bir salgının olabileceği ve bunun için paniğe gerek olmadığı ve bakanlığın gerekli önlemleri aldığı ve vatandaşların neler yapması gerektiği konusunda bilgi verilmeye başlanır.

İşte ne olduysa bu bilgilendirmeden sonra oldu.

Günlerdir televizyonlarda basında yazılıp çizildi. Her kesimden insanlar konuştu. Doktorlar kendi aralarında ikiye ayrıldılar. Bir kısmı aşı olsun diyor, bir kısmı olmasın diyor.

Siyasilerin bir kısmı özellikle aşının daha yeni olduğunu bu kadar paranın sokağa atıldığını, buna kimsenin hakkı olmadığını söyleyip Sağlık Bakanlığını suçlar hale geldiler. Adeta aşı firmalarının zengin edildiğinden falan bahsedildi. İzlenen yolun yanlış olduğu söylendi ama şöyle de olması gerekirdi diyende pek çıkmadı doğrusu.

Bu arada Domuz gribi vakaları da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Salgında sonuç ne olacak daha bilemiyoruz ama aşı uygulaması öncelikli riskli guruplardan başlanarak belki de olabilecek en kötü senaryonun önüne geçilmek için çalışılmaya başlandı.

Hükümetin ve Sağlık bakanlığının birçok icraatlarını beğenir veya beğenmeyiz ama bence eğri oturup doğru konuşalım. Toplumun her kesimini ilgilendiren Domuz Gribi salgını öncesi birçok ülkede olduğu gibi, bizim sağlık bakanlığı da zamanında gerekli aşı siparişlerini vererek her şeye rağmen önlem ve tedbirleri imkânlar ölçüsünde almıştır.

Bu nedenle yiğidi öldürelim ama hakkını da verelim.

Eğer söz konusu aşılar getirilmemiş ve Domuz gribi vakaları da artarak devam etseydi, Sağlık bakanlığı ve dolayısı ile hükümet topa tutulurdu. İş yapmamakla, önlem almamakla suçlanır, o zaman herkes bu aşılar niye alınmadı? Der, kimse aşı yeniymiş, zararı olabilirmiş gibi yönleri sorgulamaz, her ölümlü vakadan sağlık bakanlığını sorumlu tutardı.

Dolayısıyla bunun sonucunda da hem siyaseten hem de vicdanen Sağlık Bakanlığı ve Hükümet domuz gribine yakalanıp, komaya girer, Ergenekon’a gerek olmadan belki de devrilebilirdi!

Benzer yazılar

  • 03 Kasım 2009 -- Başıbüyük eğitim vadisi, sonbaharın son günleri (2)
    Etraftaki ağaçlar, yapraklarının bir kısmını dökmüş, bir kısmını da dökmek için sanki gün sayıyor. Çam’lar ise gizliyor düşen yapraklarını. Her mevsim olduğu gibi yine yem yeşil.  Güneş bazen insanın ...
  • 26 Ekim 2009 -- Duvardaki resim (2)
    Bir zamanlar Anadolu da küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde ve çeşitli küçük mağazalarda duvara asılan çerçeveli bir resim çok dikkat çekiciydi.  Ticaretle ilgili iki figür resmedilmişti. Bir t...
  • 22 Ekim 2009 -- Hastaneye aldırdığı cihaz hayatını kurtardı (0)
    Yüzlerce hastayı sağlığına kavuşturmuştu. Bilgisi kuvvetli eli çok iyi bir doktordu. En zor bölgelerdeki kötü parçaları tere yağdan kıl çeker gibi alır. Başka yerlere zarar vermeden işini bitirirdi. İ...
  • 16 Ekim 2009 -- Başa düşen aklar (2)
    Ağaçlarda yeşerirde taze yapraklar Bilmezler ki hazan da sararıp solacaklar Hoyratça harcama şu güzel ömrünü Bilesin ki bir gün, başa düşecek aklar Kışın kupkuru, yalnız kalsa da dallar Bilirle...
  • 14 Ekim 2009 -- Süreç normalleşti mi ? (0)
    Ülkemizde çok partili döneme geçişimizden bu yana demokrasimizi rayına oturtmak adına çok mücadeleler verilmiştir ve hala daha verilmektedir. Bu mücadele birçok defa sekteye de uğramış, her sektenin s...
  • 12 Ekim 2009 -- Boğaziçi’nde zaman (0)
    Sevgi gibi gönüllere akarak süzülmesini Yamaçlarında açan erguvan ağaçlarını Ulu çınarlar altında yosun kokan çay bahçelerini Nice aşkları yaşamış Sevda tepesini Salacak sahilinde el ele dolaşan s...