Cengiz AydinSaçlarım oldukça seyreldiği ve yer yer döküldüğü için yaklaşık üç senedir 4 günde bir kazıtıyorum, ve bu üç senedir en çok duyduğum iki cümle var “keltoş ve heyy kel” bana gıcık olanlar, heyy kel’i tercih ediyorlar beni sevenler ise keltoşu, birde bu durumu kafama taktığımı düşünen bi grup var onlarda “oğlum ne alaka yaa, sen kel görünümlü dazlaksın” diyorlar.

Yazının devamında kellik ile ilgili bilgiler var, onun için böyle bir giriş yaptım işte kellere deva olacak yazım;

Saç dökülmesi sorunu yaşayanlar ve kel kalanlar mutlaka çok şey araştırmış ve  okumuştur, dolayısı ile  sebepler ve çözümler hakkında bilgiye az veya çok sahiptir.

Dökülmeyi; kalıtımsal , sağlık ve ruhsal sebepler diye kısaca üç bölüme ayırabiliriz, sebepler bunlar peki çözüm nedir?

Bitkisel ürünlerin kullanılması ve saç ekimi çözümlerden ikisidir,  FUE sistemiyle saç ekiminde dünyayla yarışır düzeydeyiz diyebilirim, peki neden FUE sistemi?

Şahsi fikrim bilmem kaç bin doları gözden çıkaranlara,   FUE sistemiyle öyle bir saç ekiliyor ki teker teker, maliyeti o yüzden biraz pahallı ve ekilen saçlar asla dökülmüyor.

Birde 6 ay sonra sıklaştırma seansı yaparsanız hiç olmadığınız kadar gür bir saça sahip oluyorsunuz, amaaa ensede alınabilecek saçlarınız olmalı bu sistemi uygulayabilmek için, gerçi göğüs kılından, kol daki kıllarıda alıp ekebiliyorlar ama o da enfazla 7cm lik bir uzama sağlıyor ekme işleminden sonra.

Saç ekimi yaptırmak isteyenler detaylı bir araştırma kesinlikle yaptırmalı, işinde profosyonel bir ekiple çalışmalı, gerekli testleri yaptırmalı  ve işlem sonucunda neyle karşılaşacağını bilmeli.

Sebepler ve çözümler hakkında bilgim olduğu ölçüde yazmaya çalıştım gelelim olayın felsefi boyutuna;

Gür saçlara sahipsiniz ama kalbiniz kel , o zaman o saçlar ne işe yarar olayın birde bu yönünü düşünelim derim, kaldıki akıllı başta saç durmazmış , nedense bu sözü çok seviyorum ve kellik bir cazibe bir sinerji bir ayrıcalıktır, herkes kel olamaz.

Yıllık şampuan ve kuaför masrafı da işin ekonomik yanı, yani ben dahil bütün kellerin parasının büyük bir bölümü cebinde kalıyor. Saçlarını bağlayan bir tiptim ve şimdi kelim ama umrumda değil böylede mutluyum.

Ektirmek istesem zaten ektiririm diyor;  kalbinizin, ruhunuzun, beyninizin kel olmamasını diliyor, Mevlana’dan esinlendiğim bir sözle yazımı bitiriyorum;

Ne saçlar gördüm, altında beyin yok, Ne beyinler gördüm, üstünde saça gerek yok…

Tebessümlerimle.

İlginizi çekebilir

  • 21 Ocak 2011 -- Teşekkürler Kürşat Şentürk 2 (4)
    Blog yazmak ile ilgili birşeyler yazmak istiyorum. Yazarak rahatlayan insanların bu amaca en kolay ulaştıkları mecralardır bloglar. Yazdıklarınızın binlerce insan tarafından okunması, bu gün ne yazaca...
  • 28 Aralık 2011 -- Bölünsün istiyorum… (0)
    Kendimi ezdirmedim onlara ama içimde birşeyler oluyordu, ruhum daralıyordu. Saat karanlığı göstermişti… yağmur eşliğinde çıktım dışar. Fütursuzca arkama bakmadan yürümeye başladım. Siyah kapşonlu adam...
  • 16 Kasım 2009 -- 2012′yi izledim (4)
    Pazar günü, ne yapılır? Geç kalkılır. Her zamankinden daha mükellef bir kahvaltı yapılır, çay ve kahve keyfi geniş zamana yayılır. Gazeteler telaşsız okunur. Eee sonra, miskinlenmek başta olmak üzere ...
  • 20 Nisan 2009 -- Hey Taksi (0)
    Taksi şöförlüğü bir sanattır: Her işsizin "iş bulamadım, bari taksicilik yapayım" mantığında olması, gerçek hizmet verenleride zor durumda bırakıyor. Duyduğum kadarıyla Avrupa ülkelerinde çok sıkı ...
  • 16 Ocak 2012 -- Mutluluk iksiri bu olmalı (4)
    Hayatımıza kattığı canlılık, bize verdiği yaşama sevinci ve o geldiğinde sapasağlam oluşumuzun bir sebebi var. Evet! Vallahide billahide aynen öyle... Nasıl anlatsam bilemiyorum. Kelimeler çok yetersi...
  • 26 Temmuz 2010 -- Yüz karası (15)
    Editörüm Cengiz Beyin o çok sevdiğim, sanki karşılıklı sohbet eder gibi okuduğum, ''Bilinçaltı Serzenişleri'' yazı dizisini okurken madde bölümünü içimde konuştum durdum. Yazmak isteği duydum. Gerek v...