ipli cocuklarİsviçre’deyim. Almışım kahvemi elime, sokakta sigara keyfi yapıyorum.
 
Görselde gördüğünüz ana sınıfı öğrencilerini görünce fotoğraf makinamı çıkarıp görüntülemeyi kendime bir borç biliyorum. Ancak, merak da ediyorum. İple çevrelenmiş bu minik çocuklar için, ipin işlevi olarak önce tabi ki güvenlikleri geliyor aklıma. Ama sadece tahminlerimle başbaşa kalmak istemiyor ve öğretmenleriyle de konuşmak istiyorum. Bilmek istiyorum, iple çerçevelenme meselesini.
 
Ayak üstü laflıyoruz öğretmenleriyle. Ülkemde böyle bir manzaraya şahit olmadığımı ve bu görüntünün ilgimi çektiğini söylüyorum. İp kullanmalarının detayını soruyorum. ”İp kullanmalarının herşeyden önce, tahmin ettiğim gibi çocukların büyük bir sorumluluk olduğunu dışarda onlara mukayyit olmanın en güvenli yolunun bu olduğunu ve çocukların kendilerini güvende hissetmelerinin bir yolu olduğunu” işitiyorum. ”Ayrıca hayatın sadece okul içinde değil, sosyal ortamların içinde daha iyi öğrenildiğini” öğretmenlerinden dinliyorum.
 
”Peki, ya ip çözüldüğü gün geldiğinde” diyorum. Bizde ki ”ipten kopma” deyimini bilmezler diyedilimi tutuyor, telaffuz etmiyorum. ”İp çözülünce, sokakta kimsenin üzerine çıkmadan, omuz atmadan, kimseye çarpmadan yürümeyi öğrendiklerini” duyuyorum. Sıraya girmenin de kuralları olduğunu ve her insanın sırasını bilmesinin bir sosyal sorumluluk olduğunu gayet iyi bilmeme rağmen,  öğretmenlerinin ağzının içine düşüyorum.
 
Hayat eğitimini, küçücük yaşlarında güven içinde alan bu yavrulara el sallayıp, öğretmenlerine bu kısa sohbet için teşekkür ediyorum.
 
Uslu uslu, eğlenerek çevrelerini gözlemleyip gezintiye çıkmış bu gurubu ve zihniyeti, hayranlıkla uzaklaşana dek izliyorum…

İlginizi çekebilir

  • 12 Mayıs 2011 -- Ce Ng(iz)aydıN “kısa kısa” bölüm 9 (5)
    Bünyemde damıttığım melankoli kırıntılarını harflerle marine edip sunduğum; Cengiz Aydın kısa kısa bölüm dokuz ile karşınızdayım. Nacizane tavsiyem bir kadeh şarap eşliğinde okumanızdır, zira şarap me...
  • 08 Aralık 2010 -- Varlığım varlığının kepazesiydi (3)
    bulunamayan silik bir adres, ve detone bir aşk sesiydim yerleşim bölgende… varlığım varlığının kepazesiydi. sizden duygu çıkmaz diyenlere çektiğim en şık nah hareketiydi, seni hak etmeyişim… s...
  • 11 Ağustos 2010 -- Bodrum’dan Tarkan Geçti (2)
    Geçtiğimiz cumartesi yani 7 Ağustos'ta Bodrum'un en güzide beach'lerinden birinde, Bianca'da Tarkan vardı. Tarkan ile ilgili değerlendirme yapmak istiyorum biraz. Bianca gündüzleri beach olup akşam...
  • 20 Mayıs 2009 -- 2008-2009 Son UEFA Kupası Shakhtar Donetsk’ in (0)
    UEFA kupasının finali İstanbul Anadolu yakasında oynandığından, Avrupa kıtası dışında oynan ilk final ve UEFA ismiyle oynanan son final olma özelliklerinden dolayı anlamı büyüktü. Bunlara birde Galata...
  • 15 Mart 2012 -- Ressam Canan Temizelli Londra Sergisine Davetlisiniz / 14-19 Mayıs 2012 (7)
    Bay Gri.com yazarlarından Ressam Canan Temizelli’nin son dönem çalışmalarının yer aldığı; "3 Ladie's D'orient - Our Language is Colour" isimli sergi, 14-19 Mayıs 2012 tarihleri arasında Londra - The F...
  • 08 Aralık 2009 -- Özgürlük için Aşktan vazgeçilir mi? (0)
    Osho'nun yazılarını okumuşsunuzdur, yada en azından kitapları hakkında bilginiz, fikriniz vardır. Çok tartışılan, seveni kadar sevmeyenide olan Osho'nun özgürlük ve aşk üzerine yazdıkları ilgimi çekti...