Yaşamın özü hep ayrıntıya, kıvrımlara saklanır, karmakarışıktır, hercaidir, yüzünde anlamlı ve zekice bir eda taşıyan papatyaların yazı sardığı bugünlerde.
İnsan ruhunda tomurcuklanan bir heyecanı ve gözalabildiğince büyüyen bir renk sirkini saklıyor hayat. Buluşmaya öyle hazırız ki, alıp birisini yakamıza takıyoruz..
İlki görmektir: Karşıt ruhlar cesurca karşı karşıyadır o an..
İkincisi yaklaşmaktır: Dokunup sefahatine eksiksizleşir eller…
Üçüncüsü koklamaktır: Ama yaşamını..bir çingene kaprisi ve özgürlüğüyle…
Sonuncusu: Onu saklamaktır, düne de “her kimse o” geleceğe de…
About Zuhal Kale
Zuhal Kale has written 25 post in this blog.
İlginizi çekebilir
- 29 Mart 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/ El üstünde (4)
Yıllar akıp gidiyor, ben peşinde tuhaf gölge. Sen hep el üstümde ve belki bundan sonra da hep böyle.
Ellerime bakıyorum şimdi. Avuç içime. Avcumdaki çizgilere. ''El üstünde taşıdığın kadar, baş üst... - 01 Eylül 2010 -- Ölülerin canlılara ders verdiği yer; Orjinal Vücut Dünyası Sergisi (4)
Gunther Von Hagens in Orjinal Vücut Dünyası Sergisine gitmek için kahvaltımızı edip apar topar evden çıkıyoruz. Baya bir yol gittikten sonra Karaköy e varıyoruz. Daha içeriye girmeden çocuklar gibi he... - 05 Aralık 2010 -- Yeniden doğuyorum (2)
Ne olduysa oldu, beynimi bir örtü gibi kapladı sisler... doğruyu eğriyi göremez oldum ayırd etmek güçleşti. Sis perdesini kaldırmak için hep çabaladım, bu durum beni fazlasıyla huzursuz ediyordu. Mant... - 16 Nisan 2011 -- Benim Yolum (0)
Toplum içinde yaşayıp kendi yolunu izlemek... Her taraftan bir ses çıkarken o sesleri bastırıp, kendi sesini duymak ve yolda yürüme cesareti göstermek... Kim ne söylerse söylesin kalbinin attığın yol... - 15 Mayıs 2009 -- Çok acayip bir anket (0)
Hiç keyfim yoktu, birşeyler yazacağımı düşünmüyordum, mal bir modda, müzik dinleyip zaman geçiriyordum, kahvemi içerken ajandamda çok öncelerden aldığım bir notu gördüm.
Yazar arkadaşlarımız sağols... - 06 Kasım 2010 -- Seni düşünmek (0)
Bir şehri düşünmek.
Halini hatırını düşünmek.
Aklını fikrini düşünmek.
Gelişini, bitmeyen gidişini düşünmek.
Bir gecede seni düşünmek,
İpsiz sapsız hallerini düşünmek.
Düşünmek ,
Düşünmek,
Düş...
Temmuz 8th, 2010 on 15:43
teşekkürler murat…
Temmuz 8th, 2010 on 14:05
Zuhal hanım öncelikle yeni üye olduğum için yazınızı birazda geç olsa okuma şerefine nail oldum bundan dolayı neden bu kadar geç bir yorum geldiğini bilmenizi istedim;
Papatyaların doğadaki saflığını ve içimizde bir yerlerde varolan onlar kadar saf benzerliklerini ,çok güzel anlatmışsınız. dört farklı aşama ;çok güzel bir yazı ;kaleminize sağlık.. sağlıcakla kalın