Çarşamba günü ortaokul arkadaşım ve iflasdaşım Cemil (devlete vergisini sektirmeyen, ticaretin yüz aklarıydık, o kuyumcu ben galerici ama aynı dönemde kahpe kapitalist düzenin çarklarında öğütüldük, o yüzden Cemil’e iflasdaşım diyorum) ile birlikte Cevahir alışveriş merkezinde bir randevuya gittik.
Oralara kadar gitmişkende Profilo alışveriş merkezine uğradık, Profilo alışveriş merkezindeki işyerimi kapatmamın üzerinden yaklaşık dokuz ay geçmiş ve bu dokuz aydan sonraki ilk ziyaretimdi, eski dostlarla konuştuk kahve içtik, anı tazeledik.
Dönüş yolunda sohbete daldık ve boğaziçi köprüsü girişini kaçırdık, en yakın yerden dönüşü yaptık ki! paat bir trafik polisi gizlendiği yerden çıktı, aracın önüne atladı, çek sağa işaretini inanılmaz bir keyifle yaptı, “biz, allahım ya orada dönülmez tabelası yoktu ki” diye içimizden geçirirken, aracı kullanan Cemil ile Trafik polisi arasında ;
Trafik polisi:
- Ehliyet ve ruhsatı ver çek sağa
Cemil:
-Vallahi görmedim, yoksa asla oradan dönmezdim profosyonel araç kullanma tarihimde en ufak bir cezam yoktur, trafik kurallarına harfiyen uyarım, tabela görünür değildi, Allah aşkına hangi göz o tabelayı oradan görebilir, eğer hatalıysam ki şimdi gördüm o tabelayı ve hatalıyım, her hatanın sonucu mutlaka para cezası kesmekmidir gibi cümleleri çok kibar bir tavırla kurdu.
Trafik polisi:
-Görseydin, evrakları ver ve çeeek sağaaaa
Cemil:
-Memur bey ben bu soruları size sormayacağımda kime sorucam, cezamı yine kes ama aklıma takılanları soruyorum, bu benim hakkım değilmi?
gibi diyaloglar geçti ve 45 tl tabiri caizmi bilmiyorum ama kol gibi girdi canım arkadaşıma. Ama benim konuyu yazma sebebim “asıl olan nedir?” sorusuna cevap arayışıdır;
Asıl olan nedir?
Trafikte insanlar kuralları ihlal etsinde ceza keselim mantığımı?
Gerekli tüm önlemleri alalım, insanları yanıltabilme ihtimali olan tabelaları veya tabelasızlıkları gerekli yerlere bildirelim ki, insanlar hataya düşmesin mantığımı?
Bu vesile ile zor şartlarda görev yapan ülkemin polisine saygılarımı sunuyorum…






Aralık 10th, 2009 on 18:03
ben cengiz arkadaşım gibi ülkemin polisine saygılarımı sunmayacağım genellemede yapmayacağım ama çoğu aynı olayı olurken görür uyarmaz ceza anı gelince polis olduğunu hatırlar; evet ceza yiyen cemil benim
20 yıllık ehliyet sahibi biri olarak hatalı park dan dahi ceza yemeyen ben gece 1 de bile kırmızı ışıkda bekleyen ben görünmez bir dönülmez levhası yüzünden soteye yatmış aklınca görevini yapan biri ki soteye yattığı arabanın önünde sağdan çıkan cadde var(bize ceza yazıp görev yeri soteye geri döndü) ve oradan taksiler kırmızı ışık ihlali yaparak ana caddeye çıkıyor bunu kızgınlıkla yazmıyorum bana ceza yazarken bile 4 ticari 1 hususi oto kırmızı takmadan ana caddeye çıktı gerçek görev adamı herşeyi görür görünmez tabelayı göremeyen sürücüyü değil birde tavırları bırakın polise insana yakışır tavırlar değildi daha fazla sayardım ama onlarda lazım bu vatana cezamızı öderiz devletimiz kurtulacaksa vatan sağolsun.
Aralık 10th, 2009 on 12:44
Trafikte herkes hata yapsın da ceza keselim mantığı bir taktiktir. Bütçe ona göre ayarlanıyor. Vergi toplayamıyoruz madem cezalarla bütçedeki yamaları tamir edelim mantığı ile hareket edildiği için vatandaşı uyarmaya gerek kalmıyor !