Şu sıralar televizyonlarda sıkça gösterilen “gençken yapılacak 100 şey” reklamını kendime “35 üstü yaşlarda yapmak istediğim 35 şey” olarak uyarladım ve üşenmedim birde listeledim;

1.Balıkçılarla birlikte balığa çıkmak.
2.Hindistan’da ölü yakma törenlerinden birine katılmak.
3.Norveç’e gidip güneşin hiç batmadığı yerde o batmayışı seyretmek.
4.Bir roman yazmak
5.İlk romanın başarısının tesadüf olmadığını göstermek için ikinci romanı yazmak.
6.Bu iki romanla Saba Tümer’e konuk olmak.
7.Ayşe Özyılmazel, Burcu Esmersoy, Banu Güven, Gülay Özdem dörtlüsü ile konunun fark etmediği 4 gün süren sohbetlerde bulunmak.
8.At sahibi olmak
9.Deniz fenerinde sabahlamak.
10.Bir köpeği yavruyken alıp eğitmek.
11.Tibet’te bir budist tapınağını ziyaret edip, budist rahiplerle birkaç gün geçirmek.
12.Cem Karaca’nın tüm şarkılarını arşivlemek.
13.Herhangi bir dağ’da zirve yapmak.
14.Ahşap kokan eski bir dağ evinde tek başına bir hafta geçirmek.
15.Ege veya Akdeniz bölgesinde denize yakın, heryere yürüyerek veya bisikletle ulaşılabilen bir kasabaya yerleşmek.
16.Türkiyedeki 81 ilin herbirinde 1 hafta kalıp fotoğraflar çekmek.
17.Küba’da bir hafta geçirmek.
18.Paraşütle atlamak.
19.Sigarayı bırakmak.
20.Nemrut dağı’nda güneşin doğuşunu izlemek.
21.Bir pegasus dövmesi yaptırmak.
22.Lionel Messi’yi Nou Camp’ta canlı izlemek.
23.Lapa lapa kar yağarken, amacı sadece trenin camından tadına vararak dışarıyı seyretmek olan, en az 4 şehire tren yolculuğu yapmak.
24.Senaryosu dahil herşeyi bana ait olan 20 dakikalık bir film çekmek.
25.İspanya’nın Bunol kasabasındaki domates festivaline katılmak.
26.İyice sarhoş olup çok sıkı bir şekilde dayak yemek.
27.Bozcaada da 10 gün kalıp huzur depolamak.
28.İstanbul’dan yedi gün sürecek otostop’a başlayıp sorgulamadan araç nereye gidiyorsa oraya gitmek, yedi gün sonunda otobüsle İstanbul’a dönmek.
29.Bir yaz akşamı Mardin’in taş evlerinin damında rakı içmek.
30.Bir ege köyünde sabahın köründe kalkıp, köy sakinleriyle birlikte tarlada çalışmak.
31.İşlek bir hastanenin acil servisinde bir gece kalıp yaşananlar hakkında duyduklarımı teyit etmek.
32.Bir hafta süreyle sabaha karşı 4′te arabaya atlayıp şehrin arka sokaklarında dolaşıp, gün doğduğunda eve gelip uyumak.
33.Rio karnavalı süresince rio de janerio da olmak, ayrıca Corcovado Dağı üzerindeki kurtarıcı İsa heykelini ziyaret etmek.
34.Elli farklı salata tarifi öğrenmek ve yapmak.
35.Tarihi Sinop cezaevini özelikle Sabahattin Ali’nin kaldığı bölümü ziyaret etmek.

“Ölmeden önce yapmanız gereken 100 şey” kitabının yazarı Dave Freeman’ın 47 yaşında öldüğünü ve kitabında bahsettiği 100 şeyden sadece 50 sini yapabildiğini düşünürsek bu 35 madde şimdilik yeterli.

About Cengiz Aydın

Cengiz Aydın has written 1010 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 01 Aralık 2011 -- Acayip (0)
    Acayip şeyler oluyor, hem de ölesiye. Nefesinin olmadığı hayatımın ve gerçeğin bizi terkettiği üşüyen bir öksüzlük bu... Anlasana. Bari biraz bugün küçücük anla. Büyütürüz zamanla ama anla. Birş...
  • 17 Haziran 2009 -- Yalancı Blogcu (0)
    ABD'nin Chicago kentinde yaşayan bir kadın, düşük yaptıktan sonra girdiği deprasyondan kurtulmak için blogunda "özürlü bir çocuğa hamile kaldığını ve dini inançları gereği kürtaj olmadığını, özürlü bi...
  • 23 Mayıs 2009 -- Nedensizliğinde saklıdır tüm nedenlerin (1)
    Bazılarını nedensiz seversin. Sıralayacak nedenlerin çoktur da, hiç birini beğenmezsin. Çünkü; daha derindir, anlam yükleyemediğin kadar anlamlı, adlandıramadığın ölçüde bir sevdadır sevgin. İlk gü...
  • 21 Nisan 2011 -- Keşke (1)
    Hepimizin içinde, keşkeleri sığdırdığı kocaman boşluklarımız var. Her keşke ayrı bir açlık Her keşke hayatımızın olmazlarını sorgulamadığımız, ayrı bir dönüm noktası. Bilinmeyen bir yol haritası. ...
  • 23 Temmuz 2011 -- Gelme (2)
    Gelme. Bırak olduğu gibi kalsın her şey. Geride ne kaldı diye dönme. Kalan güzel birkaç anıyı toplamaya çalışma. Güzel anılardan anlam çıkarma. Bırak uçurumda da olsa bizim bir çiçeğimiz olsun kopa...
  • 13 Nisan 2011 -- Gel git… (0)
    Kelimeler anlamlarından yoksun bırakıldığında, bir zamanlar aşkla yaşanan anlar artık anlamsızlaştırıldığında ve her şeyden önemlisi verilen sözler su gibi buhar olup gözyüzüne karıştırıldığında ah ne...