abimmBaşrollerini, Mustafa Üstündağ, Levent Üzümcü ve Selen Seyven’in paylaştığı Abimm filmini izledim. Komedisi de dramı da bol bir film.  
 
Abimm filmi için, sinemaya giderken özel bir heyecan duydum. Çünkü, Levent Üzümcü’nün dev cüsseli çocuk akıllı bir zihinsel engelliyi canlandırdığını fragmanlarından biliyordum.
 
Filmde, zihinsel engelli bir abinin yıllar sonra biraraya geldiği kardeşiyle yaşadıkları konu edilmiş. Filmi beğenmemem mümkün değil. Çünkü, zihinsel engelli özel insanlara adanmışlığımı ele alırsak, film hakkındaki düşüncem filmi izlemeden bende hükmen başarıydı.
 
Filmin verdiği mesaj beni çok etkiledi. Çünkü bir süredir, şehrimin valisi dahil her önüme çıkan ileri gelen devlet yetkilileri ile konuştuğum, aklımdaki ve gönlümdeki projemin gerekliliğini ortaya koyuyordu. Zihinsel engelli huzur evi, hayalimin projesi.
 
Film, öyle bir gözle ve duyumlarla izlenmeli ki, zihinsel engelli bir insanın ebeveynleri vefat ettikten sonra, bu sevgi yumağı hep çocuk kalmış özellerin güvenli bir yuvaları olmalı. Gerekli demeyeceğim şart, şart, şart. 
 
Film bittiğinde, sinemada hemen arkamızda oturan (sonradan üniversiteli olduklarını öğrendiğim) genç kızların burunlarını çeke çeke ağladığını gördüm. Koştum arkalarından yetiştim. Bir erkek, iki kız. ”Kızlar”, diye seslendim. Çekinerek dönüp baktılar. ”Neden ağlıyorsunuz?” diye sordum. Tuhaf soruydu bu onlar için, farkındayım. ”Duygulandık” diye ürkekçe cevap verdiler. ”Filmden ne anladıklarını, mesajın ne olduğunu” sorduğumda, bana deli gözüyle baktıklarına yemin edebilirim:) Anlattıklarına göre ve anladığım kadarıyla, çok da mesajı alamamışlar. Olsun, mesaj için ben tercümanlık edebilirim diye geçirdim aklımdan ve başladık ayak üstü sohbete. Anlattım. Anlattım. Erkek arkadaşları da kendileri de ilgiyle dinlediler beni, gerçekten ilgilendiler konuyla. Hatta bir sürü soru sordular bana.
 
Gençlerle vedalaşırken Son sözlerim; ”Lütfen ağlamayın. Duyarlılığınızı ağlayarak değil, bu gerçeğin bir ucundan, kıyısından, kenarından tutarak gösterin. Sizler gençsiniz ve bu özel büyümeyen çocukların yüksek sesi ve bir yudum soluğu sizler olabilirsiniz” oldu. 
 
Eve bir kırıntı huzur ve bir çok ümitle döndüm. Lütfen sizler de ”Abimm” filmini bir başka açıdan, üçüncü gözünüzle izleyin.

About Aslı Özden

Aslı Özden has written 455 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 22 Kasım 2009 -- Ben her zaman böyleyim (4)
    Kasım da aşk başkadır derler, baharın aşk kokusunu bütün kırlarda hissedersiniz derler, karların yağmasıyla aşk şarkıları söylenmiştir, yaz aşkları bütün hayatımızı içine almıştır ve sonbahar, herzama...
  • 29 Ekim 2010 -- Cumhuriyetimizin 87. yılı kutlu olsun (1)
    Yüce Atatürk’ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet’in 87. yıldönümünü, Ulusça coşku içinde kutladığımız bu büyük günlerdeyiz. En büyük bayramımızda, başımızı her dönemde dik tutabilmek için Cumhuriyet...
  • 10 Ekim 2009 -- Tarçın (0)
    Kimse tanıştırmadı bizi. kendimiz keşfettik birbirimizi. Evimin bir alt sokağında evleri. Her sabah ve akşam, eve gidip gelirken görüyordum kendisini.   Önceleri hiç yüz vermedi. Ama sevgi, ilgi kim...
  • 01 Şubat 2011 -- Hala bir kavanoz şekerleme kaldı aklımda (2)
    Her sustuğumuz kelime, Dahada büyütüyor içimizdeki yanlızlığı, uzunluğunca. Bitmesi gerekiyor anladın değil mi? Ayrılık kelimesinin yanında? suskunluklarımızında. Aynı gün batımı yanlızlıklara, A...
  • 28 Haziran 2009 -- Kerim Tekin’i anmak (video) (1)
    28 Haziran 1998'de yani 11 sene önce bu gün, Afyon'da geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetmişti Kerim Tekin... Lise yıllarında profesyonel müzik yapmaya başlayan ve gece kulüplerinde çalışan ...
  • 30 Kasım 2011 -- Sevemeyeceksin (0)
    geçti gitti güzel günler bir ben kaldım yarına bir de sen kaldın geçmişten boyumdan büyük aşklara kalkıştım sen içime gün gibi doğardın yazları sonra hava soğurdu içim buz kesilirdiA yakardım...