pegasusEşi ile birlikte, kendisini tanıyalı tam 28 sene oldu. Bizim eşler ne kadar asil ve otokontrollü ruh taşıyorsa, biz ikimiz o denli serseri, doğal ve sıradışı ruhun taşıyıcılarıyız.

Bir kadın bir erkek, biraraya geldik mi cinsiyetsiziz. İkimiz de aynı şeylere gülüyor, aynı düşünüyor, aynı masum otokontrolsüzlüğü yaşıyoruz.

Onun da içi dışında. O da ters yüz ve o da içini konuşuyor kaygısızca. Ve acı söz yok, onca lafının arasında. Hani ”iki elimiz kanda olsa” birbirimize ihtiyaç duyduk mu elleri yıkamadan birbirimizin derdine koşuyoruz. Her tatil programında, birlikte tatil yapmak huzur bulmak adına, benim için karı-koca onlar bir numara. Kendilerinde de öncelik biziz. Ya biz önce onlara teklif götürüyoruz yada biz onlardan ısrar görüyoruz. Dostluğun en harbi hallerini bölüşüyoruz. Ben ona ”İbişim” diyorum. O bana ”Deli kız” diye sesleniyor. Beraberken, her ortamın delisi de lideri de ikimiziz.

Bayram tatilinde, birlikteydik yine. Koskoca gurubun içinde, bayrağı ikimiz taşıdık omuz omuza birlikte. Zaten bulduk mu birbirimizi,  daha çok çığrımızdan çıkıyor daha da afacanlaşıyoruz. Birbirini ayartan çocuklar gibiyiz.

Bu tatil, gurupta en erken uyanıp kahvaltıya gelen de ikimizdik. Hem hiperiz hem aktif ya, uyku da bir yere kadar deyip iki lafın belini büktük, paylaşıp dertleştik. Henüz güne aymamış kafalarla çay içerken, ciddi ciddi söyleştik.

Dedim, ” Biz hiç büyümeyecek miyiz. Hep böyle çocuk ruhumuzla, olgun aklımız arasında içimizin naraları ortalarda mı seyr-i sefer edeceğiz bu hayatta?”
Dedi, ”Hayatın aslını da astarını da yaşayan biziz. Şikayet etme.” Ekledi, ” Olduğumuz gibiyiz. Dışımızda da içimizleyiz.”
Dedim, ”Ama herkes içinde konuşuyor, dışında suskun. Biz neden hesap yapmaya kafa bastıramıyoruz. Hep her tarafımız açıkta, hep aleniyiz.”
Dedi, ” Çünkü, yok çekincemiz. Herşeyin insanlar için olduğunu biliyoruz. İçimizin konuştuğunu ortaya sunmak, açık vermek değildir. Açık, başkalarının bulduğudur. Biz, başkalarının ‘buldum’ egosuna izin vermemek için açık saçık ifadelerdeyiz. Farkında mısın, o başkalarına biz aleniyetimizle nanik yapıyor, çelme takıyor, üstüne üstlük de kafa atıyoruz”
Dedim, ”Evet yaa, öyleyse biz akıllı delileriz”

Susmaları çalışmayı bıraktım o sabah kahvaltı sofrasında. Sükutu bıraktım o an, açık vermekten korkan başkalarına.

İlginizi çekebilir

  • 27 Ekim 2010 -- Çıldırtan sorular (6)
    Sadece erkeklerin bunaldığı söylenir bazı sorular karşısında ama durum hiçte öyle değildir. İnanın öyle sorular var ki insanı insanlığından çıkartıyor. *Beni neden seviyorsun? *Beni ne kadar seviy...
  • 04 Haziran 2009 -- Pabucumun Sanatçısı (0)
    Biz sanatçılar! Cümlesini telafuz eden; 2 şarkı söylemiş veya 3 dizide 1 sinema filminde oynamış bir eleman olunca deli oluyorum, size sanatçı dersek; Çetin Tekindor'a, Fikret Mualla'ya, Sezen Aksu...
  • 12 Mayıs 2011 -- Hüzün metrajlı düşler (0)
    dilimin altına saklanmış skala bir hevesti ilk öpüşte dudaklarına bıraktığım ki; hâlâ eksikliği takılıyor kursağıma söylesene, daha kaç ‘günaydın’ gerekli zehirli yelkovan ayazlarından kurtul...
  • 02 Ocak 2010 -- Sustuklarımı yazma zamanı bitti (25)
    gözlerinde, yanlış yaşanmış baharların bıraktığı nemli bir renk. yüzünde, kutlanmayan bayramlardan kalma zoraki gülüş izleri. belli ki; düşleri tutuklu, ruhu ayazda kalmış, çok üşümüş, hep...
  • 02 Ocak 2009 -- Orhan Pamuk “Masumiyet Müzesi” (0)
    “Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum ”Nobel ödüllü büyük yazarımız Orhan Pamuk’un mükemmel aşk romanı bu sözlerle başlıyor. Masumiyet Müzesi’ni okurken yalnız aşk değil, arkadaşlık, cinsellik, ...
  • 19 Nisan 2011 -- Artık bana eskisi gibi değilsin (4)
    -“Sen artık bana, eskisi gibi değilsin.” Dedi Mert.  Arkası eşine dönük ve ayakta duruyordu. İki eli ceplerinde, pencereden dışarı, rüzgarla hafif hafif salınan ağacın dallarına bakarak. Ağlamamak içi...