taksim meydanıAynada ayar çektim kendime. İçimin volümüne, ”az ses kes” emirleri yağdırdım.
 
Dertop ettim, auramın döküntülerini. Örtü çektim, avazlarıma. Sükuta gebe kaldım bu ara. Kıpırtılarıma ninni söylemek geldi içimden. Doğal afetlerim kelepçeli, nefesimi dondurdum bir süreliğine. Topladım dağılmış saçlarımı. Yükledim omuzlarıma.
 
Şimdi akşam dualarımla başbaşayım. Bir dur bir durun, Allahaşkına. Bir söz bekliyorum. Canhıraş bir ses bir soluk dinliyorum.

İlginizi çekebilir

  • 05 Temmuz 2010 -- Ben maviyim (2)
    Denizi olmayan şehirler hep soğuk, sanki bir yanı eksikmiş gibi gelmiştir bana. Dalga sesi eşittir huzur demek benim dünyamda. Deniz olmadan yaşayamam, mutlu olamam ben. Belki de bu yüzden hep ruhu...
  • 04 Ekim 2010 -- Rüzgarın fısıltısı (0)
    Yazık ki kayda değer bir aşk için uygun değildi onun hissettikleri. Özümsenmeyecek kadar az olan sevgisinin yanında, küçümsenmeyecek kadar çoktu vazgeçişleri. Ne yaparsa yapsın bir kalpte en fazla can...
  • 19 Şubat 2010 -- Aşk (2)
    Tarih öncesi kalıntıların bile yanında yeni kaldığı bir konuydu aşk Koklayamayıp dokunamadığımız gibi hayalini bile kuramadık. Aşk kelimesinin yanına hangi kelimeleri koyduysak yarım kaldı. K...
  • 19 Şubat 2011 -- Aklımı kaçırdım seninle (1)
    Aşk bir gün, sana dokunmayı bırakabilir. Umursamazca savurur tenini, fırtınayla gün ışığına. Solun sığınabileceğı bir delik arar ki; Yoktur üşütebilirsin. Unutma; Kimsenin umurunda değilsin....
  • 24 Şubat 2012 -- Harcırahsız harcanılan uzun bir yol (0)
    Sizin döndüğünüz yerden başlar mücadelem. Kıpırtısız ve sakin. Bir elimde kalem, diğerinde kanayan kalbim ve klasik müzik eşliğinde ipe diziyorum iyileşmekten nasibini almamış yaralarımın midyesiz kab...
  • 19 Haziran 2009 -- Beyaz ve Sessiz (0)
    Seni düşünmekten bile ürküyor beynim. Hücrelerime merdiven dayadı damarlarım, kanım bile daha sıcak şimdi. Adını fısıldamak isteyen ses tellerimin isyanını bastırıyorum, Susuyorum... Nasıl gidiyor...